Ana içeriğe atla

Manda Yuva Yapmış Söğüt Dalına

Aslında güneş resmi ekleyecektim de bu çok daha iç açıcı geldi bana
Sıcaaaakkkk...
Kışı hiç sevmeyen birinin yazdan şikayet etmemesi lazım..ama yok olmuyo öyle sıcak ki susamıyorum(susamak değil susmak)
Bu sıcakta yazmaktan daha tembelce bir şey olamaz..Ama mümkünse kısa ve anlaşılır cümlelerle yazmak yani benim yapamadığım bir şey;)
Yazdığım son bir 2 yazıyı yazdım yazmasına da tekrar okumak bile gelmedi içimden ,sıkıldım ya hu ;)
Yapmaya karar verdiğim şeylerin listesini yapayım da belki tembellikten yapamadıklarımı da hatırlamış olurum :)

-Öncelikle ,camdan baktığımda karşımda gördüğüm şu caaanım denize gidip boğulma tehlikesi atlatabilirim ;)
-Biraz önce reklamını gördüğüm  (çizgi film olan avatarın film versiyonu) ''Son Hava Bükücü''ye gidebilirim (sinema iyi fikir bu havada püfür pükür klima esintisinde film izlemek iyi fikir )
 -Bir arkadaşımla buluşup sahilde soğuk bir şeyler içebilirim..(tlf edip görüşelim dedikleri halde arkadaşlarımla buluşmadığım için kendimi kınım kınım kınıyorum,benden lahana turşusu bile olmaz:P)
-Hiç olmazsa gidip kendime yeni kitaplar alsam da olur...İskender Pala'nın kitaplarının tümünü okuma kararı almıştım ona devam etsem mesela fena olmaz..iyi hatırladım...
-Yeni filmler alıp evde izlesem diye bi düşündüm ama biz de klima yok Allahımmmmm hemen vazgeçtim bu düşünemden...

     Bitsin bu yazı zira saçmalamaya saracak korkuyorum..Yok yani dün akşam ki Murat Bardakçı konumunda olmak istemiyorum. 
İskender Pala hocamızın tüm sohbetinde ''Konu yutucu'' olarak kendini gösterdi de kendisi..Programı yarıda kapatmama tek neden kendisidir :) İşte dedim dimi saçmalamaya sarmadan gitsem iyi olur diye..Hadi kendinizle barışık kalın dostlaaaaaaarrrr ;)
Yok ya beni gördüğü için korkmadı gülmeyin yaaa ;)
Not:Başlığın konuyla hiç bir alakası yok anlamışsınızdır da ben yine de not düştüm adet yerini bulsun ;)



Yorumlar

Adsız dedi ki…
Durum çok kötü. Yazın neden tatil olduğunu şimdi daha iyi anlıyorum. Eskiden takip ettiğim tüm blogların yazılarını okurdum (her gün okuduğum kitaplar hariç) şimdi bir iki taneyi bile tamamlayamıyorum.
Elif Kararlı dedi ki…
/Yusufsan21,
ben kendi yazılarımın yorumlarına cevap yazmaya bile üşeniyorum.Takip ettiğim bloglara yorum bile bırkamıyorum..Allahtan yazın kimse fazla yazı yazmıyor.kimse benim kadar tembel değil eğlenme konusunda ne güzel ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...