Ana içeriğe atla

Tanrı Kaybolmuş..!!

  İki afacan kardeşin yaramazlıklarından tüm mahalle bıkmıştı.Hemen her kezden ,hemen her gün ,yaramaz kardeşlerin anne e babalarına şikayet üstüne şikayet geliyordu.
  Kırılan camların , kuyruğuna tekene bağlanan kedilerin,lastiği indirilen otomobillerin sorumlusu hep bu afacan kardeşlerdi.
  Çocukların anne ve babası, onların bu yaramazlıklarını önleyemeyeceklerini anlayınca, çareyi kilisenin papazına başvurmakta buldular.Papaz,kendisinden yardım isteyen anne ve babaya ,çocukları kendisine göndermelerini söyledi.''B onlarla konuşurum .'' dedi. ''Siz hiç merak etmeyin,onları yaramazlılarından vazgeçiririm.''
  Anne ve baba hemen eve döndüler ve çocuklarına,papazın kendilerini görmek istediğini söylediler.
  Papaz, acan kardeşlerle ayrı ayrı görüşmek istedi ve önce ,büyüğünü içeri çağırdı:
  ''Söyle bana bakalım, evladım,'' dedi. '' Tanrı nerede?''
  Çocuk ,şaşkınlık içinde papaza baktı ve sustu.
  Papaz ise,yanıt alamayınca sorusunu tekrarladı:
  ''Söylesene evladım,tanrı nerede?''
  Çocuğun yine ağzını açmadığını gören papaz,sabrını koruyarak bir kez daha sordu:
  ''Tanrımız nerede yavrum?''  ''Hadi söyle bana.''
   Çocuk susmasını sürdürünce papaz sorusunu bir kez daha, sonra bir kez daha yineledi fakat çocuktan yine ses çıkmadı.
  Sonunda papaz sinirlendi ve sorusunu bu kez öfkeyle sordu:
  ''Konuşsana be çocuk!'' diye bağırdı.'' Sana Tanrı nerede diyorum...Söylesene...''
  Papazın bağırması üzerine çocuk birden fırladı,koşarak kendini kiliseden dışarı attı.Kapıda merakla içeri çağrılma sırasını bekleyen kardeşine,hemen kaçmasını, koşarak arkasından gelmesini söyledi.
  Biri önde  biri arkada iki afacan kardeş,nefes nefese eve girdiler ve kendilerini bir odaya kapatıp  kapıyı da sıkıca kapattılar.
  Küçük kardeş abisine sordu:
  ''İyi de söylesene ,'' dedi. ''Kimd kaçıyoruz,niçin kaçıyoruz?''
  Büyük çocuk korku içinde yanıtladı kardeşini:
  ''BU kez iş ciddi, galiba şimdi hapı yuttuk,'' dedi. ''Tanrı kaybolmuş ve..İşin kötüsü,bizden biliyorlar...''
  Alıntı(Kendi Kutup Yıldızını Bul, kitabından )


Yorumlar

mit dedi ki…
Daha önce okumuştum bu hikayeyi :) O zamanda gülmüştüm yine çok güldüm :) Sağolasın...
Elif Kararlı dedi ki…
Yorumunu görünce ''hım çok şükür bi bana komik gelmemiş demekki'' dedim :)) Çok hoşuma gitti ve çok güldüm ..Yalnız değilmişim iyi ;)
nakliyat dedi ki…
çok güzel bı konu ve güzel resim
Yılmaz Barış dedi ki…
şunun gibi :

Derslerine pek çalışmayan, matematiği de sıfır olan bir çocuğu ailesi daha disiplinli diye katolik okuluna yollamışlar..
Dönem sonu çocuğunun notlarının düzeldiğini, Matematiğin ise sıfırdan 5'e çıktığını görünce şaşırıp sormuşlar çocuğa
-Nasıl bu kadar büyük bir başarı yakaladın, hele matematiği nasıl bu kadar düzelttin?
Çocuk cevap vermiş..
-Okulun önündeki artı işaretine çivilenmiş adamı görünce durumun ciddiyetini anlayıp, düzenli olarak matematik çalışmaya başladım.
Elif Kararlı dedi ki…
Bu da iyiymiş :)
paylaşım için teşekkürler. emeğinize sağlık

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

İnsan Olan Her Yerde Güzel !

  Gökyüzüne bakıp kusursuzluk karşısında heyecanlanmayan bizden değildir ! Kusursuzluk sınırsız zeka karşısındaki  heyecan ile huzur aynı orantıda ki bahsi geçen huzurun bir bardak çay eşliğinde film izlemekten çok çok öte bir şey...Anlayan anlamıştır zaten ,onun için bu paragrafı burada kesiyorum !   Sabah erken kalkıp günün başlangıcını izlemeyi solumayı seviyorum çünkü ben geceleri oturmayı seven bir vampirim !!! Gecede de gizemli bir yan var ; hem film izleyip hem de dünyada ne kadar düşünülecek konu var hepsini düşünebiliyorsunuz ..garip ve güzel bir durum işte ! Her daim sorgulayan , soru sormaktan ''Acaba'' demekten korkmayan akıllar da severim mesela...oturup her konuda muhabbet (Konuşmak demedim fark ettin değil mi okuyucu)edilebilir insanlardır bu akılların sahipleri, güzeldirler ufuk açıcıdırlar ve en önemlisi asla sıkıcı değillerdir. Ara sıra insanın karşısına çıkar böyleleri , işte onları da hayatın getirdiği güzellikler olarak değerlendirin benden söylemes...

Görmeden sevmek belki de daha güzel...

   Yıllarrrrrrrrrr yıllar öncesi(yıl 1845:P) bi gece arkadaşlarla Levent Erim'i dinliyoruz ki ilk duymuşuz sesini muhabbeti de baldan tatllı ,yaklaşık 3 saat dinledik kendisini ve'' bayıldık''programına...bu böyle  bir süre devam etti bizim Levent Erim fanatikliğimiz...Hepiniz bilirsiniz Levent Erim bi hayli çenebaz biridir sürükleyicidir sohbet(şimdilerde PalFm de sabah programı yapıyor ''Bana Günaydın Demeyin'')   O zamanlar ne hikmetse radyo djlerini görme ihtimalimiz bi hayli düşüktü ve benim aklımdaki Levent Erip tipi gayet yakışıklı uzun saçlı felan küpeli bi tipti ...taki Levent Erim 'i bi dergide görene kadar ...Resmi görünce benim surat ifadem =şaşkın ördek ifadesi oldu...ne boy ne saç ne tip hayalimle uzaktaaaan yakından hiç bir benzerlik göstermiyordu:)))O zamanlar için büyük hayalkırıklığı(15 -20 yaş arası zaten herşey bi hayalkırıklığı nedeni zaten:P)Ya birini bu kadar mı ters hayaledebilir insan :)))))))   O günden sonra kimse ile...