Ana içeriğe atla

Benzer Hayatlar..!!

Yine Belgesel programlara takmış durumdayım bu aralar...Göz kırpmadan izlediğim  programlar...İzlerken sürekli düşünüyorum...
Dünyadaki her şey birbirine ne kadar çok benziyor...İnsanlar ve ağaçlar, İnsanlar ve bitkiler, insanlar ve hayvanlar,insanlar ve gezegenler...hayatların sayısı dünyadaki var edilmişler sayısınca arttırılabilir.Benzer yanlarını görmek istediğimiz zaman bir sürü bulabiliriz...
  
 Dersiniz ki ağaçlar da çeşit çeşit(tıpkı insan ırkları gibi) ,kimi daha dayanıklı kimi daha narin(gerçekçi bakışlar duygusal bakışlar), kiminin ömrü 10 yıllık kiminin ömrü 100 yıllık(ölümleri göz önüne getirin), kiminin yaprakları kışın dökülür kiminin yaprakları her mevsim yeşildir(kimimiz olaylar karşısında dayanıklıyızdır direniriz kimimiz hemen pes ederiz,pozitif ya da negatif bakışlarımızı düşünelim),kimi altında dinlenilmek içindir söğüt gibi kimi meyveleriyle rızık dağıtma vesilesidir kiraz gibi( sonuçta hepsinin bir görevi vardır).....

 Ya da çiçeklerle kıyaslarsınız hayatları; Çiçekler de insanlara benzer farklı farklı dersiniz...Kimi mis gibi kokar(iyilik ve merhamet sahibi insanlar gibi),kimi yalnızdır(yalnızlığı seçen insanlar gibi),kimi bir tarlayı doldurur halde kalabalıkta(insanlar için de huzurlu olan biri gibi), kimi görüntüsüyle hayranlık uyandırır ama kokusu yoktur(riyakar müslümanlar gibi), kimi de nadir bulunur ama kısa sürelidir dünya da kalışı(arkasında her daim ''iyi bilirdik'' denilen merhumlar gibi), kimi çelimsiz görünür gözünüze ama arılara malzeme teposu   ( bazen küçük görülen fakat bize gönderilen rahmet kapısı olabilecek insanlar gibi),kimi bir kökten onlarca filiz verir çoğalır (alimler gibi),kimi karları deler varlığını ispatlamak için (zorluklarla mertebesini yükselten mazlumlar gibi)...

 İsterseniz Uzay ve gezegenleri de insanlarla karşılaştırabilirsiniz...Uzağa gitmeye gerek yok Güneş Sistemini düşünün...Kimi güneşe daha yakın, kimi daha uzak..Kimi boyut bakımından daha büyük ama uzak Güneşe... Kimi küçük olsa da Güneş ışığından daha fazla yararlanır... Kimi gidilebilecek kadar yakın kimi gidilemeyecek kadar uzak merkeze...Kiminin uydusu var kiminin uydusundan bizim haberimiz yok...Kimi tozdan, kimi buzdan, kimi kızıl ,kimi gri...Tıpkı Rabbine yakın olan uzak olan kullar gibi,kimi cismini önemsemez onun ateşiyle yanmayı göze alıp yakınlaşır ona, kimi maddi büyüklüğüne güvenip uzaklaşır ondan....Üzerinde düşünülürse çok güzel anlamlar çıkar burada benim yazmam ifade de kısır kalmak...

 Hiç bir bitkinin yok olması düşünülemiyor hepsi birbirini tamamlıyor...Zehirli diye bir çiçeğin neslini tüketelim demiyor kimse...Yaratılan her varlığın yaratılış nedeni var ..İyi ya da kötü olsun değişmiyor varlığı gereklidir...Güzel kokulu bitkiler kokusuz ya da kötü kokulu bitkileri ezmez, büyük bitkiler cılız bitkileri görevleri dışında yok etmez (zamanı geldiği zaman ölen ağaçları minicik sarmaşıkların sarması gibi zaman içinde yok olurlar) ya da hayvanlar karınlarının açlığı dışında kendilerinden zayıf olan hayvanları yok etmeye kalkışmazlar ''çık buradan, burası benim olmalı '' diye...Geyikler, timsah olduğunu bildikleri halde yolcuları gereği geçmeleri gereken nehirlerden sürüler halinde geçerler zaiyatlar verseler de...

 Bazı şeyler düşündüğünüz zaman yol alır bu konuda öyle ..Yeter ki düşünmeye karar verelim,  bir gemi misali düşünce okyanusunda ilerleriz takiiiii ElHamdulillah dediğimiz yere geri dönene kadar...Tüm yollar O'na çıkıyor düşünmeye nereden başlamışsanız başlayın ,kalbinizde O(c.c) varsa  her yol eninde sonunda O'na çıkıyor...İster sıkıntılarınızı düşünmeye başlayın ,ister sevdiğinizi düşünmeye başlayın,ister ağaçlardan başlayıp ormanlara dalın , isterseniz bulutları izleyip yıldızlara kadar gidin...İster  eskiyi düşünün ister geleceği düşünün...İster size yapıldığını sandığınız haksızlıkları düşünün isterseniz de yaptığınız hataları düşünün...Eninde sonunda yol ona çıkacak ve ''Subhanallah!'' diyeceksiniz...

  İnsan ve dünyanın benzerliği hepsinden de enteresan...!!
 






 
 


Yorumlar

cecil dedi ki…
.... ve hamdolsun..
(herşeyi yazıvermişsin defalarca okumak kalıyor geriye:) ellerine yüreğine sağlık,güzellik..)
Elif Kararlı dedi ki…
@cecil,
Sen blog dünyasına bir geldin pir geldin ;)
Sağolasın okudun ya..KEşke düşüncelerimizi tam olarak aktarabilsek de yanlış anlaşılmalardan da uzak olsak..SEvgiler..
ruhumun pusulası dedi ki…
Bu betimlemeler, gözlemler bakan ve diğer birçok insandan farklı olarak GÖREN bir gözün eseri... Çok güzel ifade etmişsin içini... Sevgi ve dostlukla....
Elif Kararlı dedi ki…
@ruhumun pusulası,
yok fark felan değil aslında hepimizin bakışı böyle ama dikkat etmiyoruz bakışlarımızın sesine...Çoğu zaman farkın farkında olamamak bizim sorunumuz ,onun dışında hepimiz aynıyız sevgiyle bakıyoruz...Huzur ve sevgiyle kal..
Antipatik Yazar dedi ki…
Allah'ın yarattığı güzellikler
Elif Kararlı dedi ki…
Şüphesiz, O'nun yarattığı herşey güzel ve gerekli..
Dalgaları Aşmak dedi ki…
Yazında enteresan ve güzel olmuş :)
Elif Kararlı dedi ki…
Teşekkürler...
Adsız dedi ki…
selamun aleykum:))

oyle guzel yazmisinki,bana cemkirecek birsey birakmamissin:))

insan derinlere dalinca rabbimizin ne kadar yuce,guc kudret sahibi oldugunu daha iyi gorebiliyor.zaten rabbimde yuce kitabimizda dusunen insanlar icin ayetlerini aciklamiyormu?

bence insan ve hayvan arasindaki farklara daha cok deginilmeli.insanlarin ne kadar vahsi olduklarini daha ayrintili anlatmali profesorlerimiz,bilim adamlarimiz,aydinlarimiz...kurku icin canli canli derileri yuzulen,tanricalari icin binlerce hayvanin kafasini bedeninden ayiran,yuzlerce balinayi zevk icin katleden,vahsilerden bahsetmeliler:)

insan ve hayvan denince hep aklima boyle seyler geliyor.hayvanlarin bizlerin yaninda ne kadar masum olduklari geliyor aklima.

cok guzel yazmisin benim filozof arkadasim.yuregine saglik.tefekkur etmemize bir kez daha yardimci oldugun icin komacan tesekkurler.selametle.
Elif Kararlı dedi ki…
Güzel yürek ,zaten yapabildiğimiz (şimdilik) sadece düşünmek tefekkürde etmeyeceksek nasıl ''müslümanım ''diyecez ki...Her an şükretsek yine yetmez ...SEvgiler..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...