İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum! Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında okumayı bilmeyen cahiller mi var ? Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder ! Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...
Yorumlar
velhasıl bu yeni hababam sınıfı serilerinden de nefret ediyorum...
hababam sınıfı orda, hababam sınıfı burda, hababam sınıfı.........
pöfff..
O diziyi biraz izledim fena sayılmaz ama konusu sıkıcı olsa da tiplemeler hoş, ben de yeni hababam sınıfı hayranı değilim sadece bu sahneye çok gülüyorum..
Edebiyatın bile edeb kökünden geldiğini bilmeyen edebiyatçılar türemedi mi. Şiir de edebiyat içinde bir şube. belağat ise edebiyatın ve diğer sanat dallarının insanı kaybettirir derecesinde şuurlandıran ve büyük bir hayranlık uyandıran, tasbiri caizse insanı olduğu yerde mıh gibi çakan bir disiplindir.