Ana içeriğe atla

ooo hoşgeldin, güle güle...



Gençlik gelince, çocukluğu yolculadık.
Hüzün gelince, mutluluğu yolculadık.
Nefret gelince, sevgiyi yolculadık.
Kibir gelince, tevazuyu yolculadık.
Menfaat gelince, samimiyeti yolculadık.
Hırs gelince ,şükrü yolculadık...

Hayat ''Hoşgeldin'' ve ''Güle güle güle''den mi ibaret ya hu ben bişey anlamadım ;)


Not: Yazdıklarımda kelimelerin yerlerini değiştirip olumlu hale de getirebilirsiniz serbest :)

Yorumlar

ismi lazım değil:) dedi ki…
öfke geldiğinde,hakkaniyeti uğurluyoruz :s rabbim sonunumuzu hayreyleye...güzel tespitler;)
đerkenαя dedi ki…
aşk geldiğinde, dost yolculanır.. Güzeldi papuç emeğine sağlık :))
Sevgiyle kal
Syhn dedi ki…
çok hoş!!
Unknown dedi ki…
Sadece ölüm bu iki manayı bir tek öznelliğe sığdıracak.

Sonra... Ölümüde öldüren...Diyeceğiz.
sekeral dedi ki…
bence biri gelince diğerini yollamak zorunda değiliz ki : ))

herşey tezatı ile vardır önermesinden yola çıkarsak, bu gelen-giden öğeler zıttı olduğu için var zaten...

hem birşey illa ki gelmek ya da gitmek zorunda değildir.. yani hoş geldin ve güle güle'ler dışında, az daha kal lütfen, daha karpuz kesecektik, aaa olmadı ama bu şimdi, bunu saymayız yine bekleriz, kusura bakma meşgulüm gibi ara formları da mevcuttur.. Aslolan gelen ve gidenleri ya da kalmasını istediklerimizi yönetebilmektir..

Nasıl ama, saatlerce ders çalışmaktan kafayı sıyırmak üzere olduğum çok belli değil mi : ))

kal sağlıcakla...
leyla dedi ki…
keşke tersinden okusaydık bu yazıyı hayatın içinde..
acı olan, genelde yazdığın şekilde yürümesi işlerin..
Hoş geldin dediğimiz bir şeye İstemesekte, Güle güle demesini de bilmeliyiz bence.

Birşeylerin değerini kaybetmeden bilmiyoruz zaten. Gelen de gidenin aratıyorsa.
insan olarak sorun bizde arkadaşım.

Güzel bir noktaya temas etmişsin papuç.
Ellerine sağlık.

SEvgiler...
busra dedi ki…
ben kelimelerin yerlerini degistirmeyi tercih ediyorum. iyi olana, guzel olana, hayirli olana hic gule gule denir mi? denmez, denmemeli, demeyelim.
Profösör dedi ki…
Sen doğarken herkes sana gülerdi. Sen ölürken de herkes sana ağlayacak!
Elif Kararlı dedi ki…
Bismillahirrahmanirrahim..yorumlara tek tek cevap yazacam oooyyyy oyy Allah yardımcım olsunn:))) (amin deyin lütfen )

@ismi lazım değil:)amin diyorum ce sağol da diyorum bir de varol diyorum :)

@derkenar, cidden öylemi ki insan dostuna aşık olurmu ki? Zor işler...

@Syhn, teşekürler efem :)

@Hacivat,yorum güzel hoş ağır ..sağol varol...

@sekeral,zaten zaten sen tersi bişey demesen ben şaşarım (ki bilirim sen de beni şaşırtmak istemezsin :P) gelen gidenleri yönetebilmek sanırım bunun bi adıda erdem oluyo...peki siz de kalın sağlıcakla ...

@leyla,haklısın ama bunlara rağmen hayat yaşamaya değer ya ben buna şaşıyorum :))

@SÖZÜN ÖZÜ,değerler yitirildikten sonra anlaşılıyo ama her zaman değil...bi kere gelen gideni aratıyosa neden suç bende olsun cık cık hiç mi gidenin suçu yok :P

@busra,tamam kabul ediyorum :) Zaten kelimelerin yerlerinin değişmesi serbest demiştim :)

@Profösör,Eyvallah!!!
Adsız dedi ki…
Selamun aleykum papuc,

hepsine evet diyebilirim,ama sadece birine yuksek sesle HAYIR DIYORUM.oda genclik gelince cocuklugu hicte kenara itmedim.ben hala cocuksu bir insanim.:)icimdeki cocuk komalara girdi,olumlerden dondu ama oldurmedim onu,yasatmayi basardim:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...