Ana içeriğe atla

ömür dediğin...


 Yaratilmislarin en güzeli oldugunu fark etmeli ve ona göre yasamali.
Gülün hemen dibindeki dikeni dikenin hemen yani basindaki gülü fark
etmeli.
Evinde kedi,köpek besledigi halde çocuk sahibi olmaktan korkmanin mantiksizligini fark etmeli.
Esine 'seni çok seviyorum!' demenin mutluluk yolundaki müthis gücünü fark
etmeli.
Dolabinda asili 25 gömleginin sadece üçünü giydigini ama arka sokaktaki
komsusunun o begenilmeyen gömleklere muhtaç oldugunu fark etmeli.
Zenginligin ve bereketin sofradayken önünde biriken ekmek kirintilarini
yemekte gizlendigini fark etmeli.
Annesinden dogarken tertemiz teslim aldigi girtlagini ve asiri beslenme
yüzünden sarkan göbegini fark etmeli, fark etmeliyiz çok geç olmadan.....
 Ömür dedigin üç gündür,dün geldi geçti yarin meçhuldür...
 O halde ömür dedigin bir gündür,o da bugündür....(Can Yücel)


not:resme sakın bişey demeyin ,kurbağa öyle keyifli yatıyor ki resmi yayınlamadan yapamadım:)

Yorumlar

şirinem dedi ki…
çokk güzel bir yazı okudukça bazı şeylerin değeri daha güzel anlaşılıyor :) kurbağada süper olmuş bu arada huzur dolu gözüküyor
ismi lazım değil:) dedi ki…
resime bayıldım:) bu yazıyı biçok kez okumuştum,iyiki yazmışsın bikez daha okumak hatırlamak nasip oldu;)
MAVİ TUTKU dedi ki…
Kurbağanın keyfi güzel. ama yazınız daha güzel.:)
Elif Kararlı dedi ki…
@şirinem...bişeylerin değerini bilemeyenler tonlarca yazı da okusa bişey değişmez:)sizler zaten değer bilensiniz ki yazının ana fikrini anlıyorsunu:)

@ismi lazım değil:) ben de bu yazıyı aylar önce yazmışım ama bu güne nasip oldu yayınlamak

@Onuncu Köyün Adamı, teşekkürederim efendim Can Dündar Sağolsun bu sefer:)Kurbağayı da kısmanmamak mümkün değil:)
khaos dedi ki…
ne güzel bir paylaşım..
birde şu renklerle oynaman..

ne güzel..
Elif Kararlı dedi ki…
@khaos yorum için tşk ederim...

Ben arada renk olmazsa sıkılırım:S Beğenmeyenler de çıkıyor yazı şeklimi yazma şeklimi ama burası beni yansıtıyor, biraz ciddi biraz renkli:)
♥ŞANSLI♥ dedi ki…
Çok güzel bir yazı.Paylaşımın için teşekkürler.Kurbağanın keyfine diyecek yok.
Sevgiler...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...