Ana içeriğe atla

Sevmeden sevilmeden yaşa da göreyim


  Sevginin asıl kaynağından dünyaya gönderiliyoruz ve burda sevgiden uzak olmayalım sevgiyle yaşayalım diye dünyanın zorluklarına göğüs gerebilelim diye ANNElere emanet ediliyoruz..Bizi SEVEN bizi burda hayata başlarken yanlız bırakmıyor...
  Anne Sevgisinden bahsetmeme gerek var mı bilmiyorum ama en büyük özelliği SAMİMİYET ve MERHAMET karşılıksız bir sevgi hiç beklentisi yok sadece seviyor bizi biz olduğumuz için...Çirkin de olsak ,aptallıklar yapsak ,hata üstüne hata da yapsak ne kadar kızarsa kızsın bize olan sevgisinden hiç bir azalma olmaz bizi herdaim sever.
  Bence insan hayatı boyunca bu sevgiye yakın sevgileri arıyor, ona bu sevgiyi hatırlatan sevgiler arıyor..Ya da bulduğu aşklarda sevgilerde ,bu sevgide alışık olduğu samimiyeti merhameti bekliyor...bulamadığı an da biliyoruz işte...
 Burdan yola çıkarak genelleme yolundan dönüp kendime dönüp anlatayım ...Bİr insanı seviyor olmam için maddi hiç bir beklentim yoktur olmasında zaten..Beklediğim sadece bir samimiyet...Duyguların samimi olması...Oldum olası gerçek anlamda dostum olmadı bu konuma koyabildiğim bir Allah oldu..Çünkü insan denen bu fani her zerresini sadece onunla paylaşabiliyor..hem de sonradan hatalarını yüzüne vurur diye düşünmeden...Bilir ki O her anında seninledir en zor anında sana huzur verir ,en kendini bilmez haldeyken sana faniliğini hatırlatır ''kendine gel''der .Her zaman sana doğru yolu gösterir ,anlayıp anlamamak sana kalmış...Ama o seni sever ve bunu heran hissedersin..
 Öyle asosyal biri değilim güzel dostluklarım oldu oluyor da...Güzel arkadaşlıklarım her zaman oldu olacak da inşaallah.Daha beni tanıdığına pişman olan kimse olmamıştır hayatında(görmedim duymadım hissetmedim bunların dışındakileri bilmiyorum:D).Ben dost olabilen ama soru işaretsiz dostluk kuramayan biriyim bunun için de hiç pişmanlık duymadım.Bu halde olmamın nedenlerinden biri lisedeki Kimya hocamız G.L sanırım...O, benim o zamanlar en iyi arkadaşımdı(filmlerde gördüğümüz o mükemmel öğretmen örneklerine benzerdi kendisi)bana derdiki ''E, eğer büyük hayalkırıklıkları yaşamak istemiyorsan herkes de bi soru işaretin olsun'' Ve benim insanlar için bıraktığım o soru işaretinin içinde şu var''herkes kul herkes hata yapabilir kimseyi mükemmel bekleme''Nasıl ki ben de hatalar yapıyorsam karşımdaki de hatalar yapacaktır..Ya sürekli sorun büyüten biri olacam ya da bazı şeyleri zamana bırakıp olacakları görecektim..Ben ikici yolu seçiyorum (sabredebildiğim kadar)ki bunun temelinde benim korkak biri olmam da yatıyor olabilir bilemem:)))
  Hayat kimseye güllük gülistanlık değil(cahiller dışında çünkü dünya cahili cenneti derler)Bizi ayakta tutan da sahip olduğumuz maddiyatımız değil( tertürlü maddi şeyleri buna katabiliriz;işimiz ,paramız,güzelliğimiz,etrafımızdaki kalabalıklarımız..v.b) Bizi ayakta tutan  sadece SEVGİ ,sevmek ve sevilmek...Bu cümleden sonra hiç bişey yazamayacam zira saçmalamaya başladığımı  düşünüyorum:))Onun için burda ayrılayım ben...Allah kimseyi SEVGİsiz bırakmasın..Ve her daim gerçek sevenlerle karşılaşıp gerçekten sevebilmeyi nasip etsin hepimize...

Not:Aranızda yazdıklarıma muhalefet olacak kişiler varsa hiççç yorumlarda bunları belitmesin çünkü yayınlamam:P:P(şaka, her türlü olumsuz yorumlara açıktır yazım)  Hım bir de dilbilgisi  kurallarına uymadığımdan şikayet edenler var :))onlar için boş bir zamanımda DİLBİLGİSİ   kursuna başlayacam  söz:P

Yorumlar

Adsız dedi ki…
ya bu dilbilgisi olayına bende çok eleştiri aldım...istediğim gibi yazarım baskı kurmayın diyesi geliyor insanın.öyle tabi.ben arkadaşın yalancısıyım.harbi diyom bak :))
Elif Kararlı dedi ki…
Konuştuğu gibi yazanlardanım ben:P konuşurken de virgül ve noktalı virgül kullanamıyorum Büyük harfle de başlamıyorum cümleye ne olacak benim bu cahilliğim:P

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim Sorularım!!

S iz de çabuk sinirlenen biri değil misiniz ;) ?  G ülmeyi çok mu seversiniz? O kumak vazgeçilmeziniz mi? P eki , karşınızdakini(saçmalamadığı sürece tabi) dinlemek sizi sıkmaz mı? D eniz tutkunuz var mı ,boğulma korkunuza rağmen? Ç ay ve simit nostaljiniz mi? S izi ilk görenler sizi sert ve kibirli sanıyor mu ? H ayatta her yaşananın bir hikmeti olduğuna inananlardan mısınız? Hayat hikayerine saygınız sonsuz mu ? B üyük konuşmamak gerektiğini zamanla öğrenenlerden misiniz? İ nsanların herzaman hata yapabileceği gerçeğini hiç aklından çıkarmayanlardan mısınız? K endinizle dalga geçebilir misiniz ? İ nsanlara onlarla ilgili neler düşündüğüzü söylemekten kaçar mısınız siz de? R eelde olmadığınız kadar umursamaz mısınız sanalda ? S iz de trip atanlardan boğuluyor musunuz? D ağa küsen tavşandan haberiniz olmadığı oluyor mu , sizin de? P eki,birilerinin sizi anlamasını beklemektense, isteklerinizi açıkça söyleyenlerden misiniz? İ nsanlara karşı güven sorununuz yok mu mesela , güvendiğin...

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Anlamak ya da Anlamamak Yüreğimizin Ucunda !

İnsanların,yaptıkları şeylerin anlaşılmadığını zannetmelerini anlamıyorum!  Yüreğin, gözünden hal dilinden anlaşılıyor, niye dilinle riyakar gülüşler sevgi gösterileri yapıyorsun ki; karşında  okumayı bilmeyen cahiller mi var ?  Dil yalan söyler, hatta öyle yalanlar söyler ki sahibinin kulakları bile buna inanır ama okumayı bilen yüreği ile bakan insanlar... inanmaz hatta inanmak istese bile inanmaz, inanamaz çünkü dinleyen yürektir ve yürek her yalanı hisseder !  Onun için hep derim insan sadece kendini kandırır karşı tarafı ise kaybeder, yalanlarla riyalarla hak etmediği sevgileri suistimal edişleriyle... İnsanlar sizi yüreklerinden çıkarır, size sıradan insanlar gibi davranır ve siz yürekten düştüğünüzü anlamazsınız bile... Yalandan  sevgi gösterileri samimiyetler her zaman kaybettirir ama samimiyet karşımızdaki insan sevmediğimiz biri bile olsa kazandırır; bazen dost kazandırır bazen dürüst düşman kazandırır ama belirsizlik yerine bilinirlik olur karşımızda ...