Ana içeriğe atla

İstanbul Hatırası...


Ben ki İstanbul'u seven biriyim...ama bu bayram anladım ki Aşkların en güzeli uzaktan sevmekmiş:P İstanbulla ilgili aklımda kalan anılarım..aklımda kalan diyorum çünkü köprüyü geçene kadar bekledim ondan sornasında hafızamı formatladım zira Hayata aynı sukunette devam etmeliydim..:))

-Şunu anladım ki;İstanbu'lda yaşamak için mangal gibi yürek ,kaya gibi sağlan irade  ve sinirleri alınmış bir akıl lazım:P
-Güzel ülkemde en çok bedduayı ve küfürü(ki hakemleri bile sollar derecede) üzerine alan kişi İstanbul B.Ş. Belediye başkanının olduğunu düşünüyorum..
-İstanbul trafiğinde insan küfür kültürü sahibi olabiliyor...  ben bile bildiğim argo kelimeleri zincirmeleme sıralayarak uyduruktan küfürler oluşturup saydım:P
-Dünyanın hangi ülkesinde insanlar köprünün sadece ayaklarını(o güzeller güzeli beton direkleri) görmek içi dua eder:P ve bu dua en az 1 saat sürer...:))
_Yollar ve köprü bedava olduğu halde perişanları oynadıysa bu vatandaşlar herşey ücretli olsaydı ne yapacaktı..Küçük emrahla filmmi çevirecekti (boynu büküklerrrr diye)
Bayram, bayram gibi geçerken yolculuk traji komik tiyatroydu..Malesef bu sefer oyunculardan biri de bendim...Şaka gibiydi,İstanbuldan yolaçıkarken gideceğim şehir 2saatlik yol olduğu halde  benim köprüye varabilmem 1 saat sürdü...Sonunda bu insanlarla ne yapıp yapıp uçmayı öğretecekler ben onu bekliyom:))
 Yazımı burda bitirmeden önce birilerine seslenmek istiyorum içimde kalmasın diye..
  _Sinyal yakmadan sollayan öküzler siz sinyali ne ara kullanıyorsunuz daha önemlisi sinyali ne olarak biliyorsunuz.Birde sizden daha öküzler var (ki onlar için sevimli  bi sıfat bulamıyorum) sağlayan öküzler..Abicim sollamak diye bişey var da sen arabaları sağlıyon gerizekanın önde gideni hiç mi bişey öğretilmedi sana..sağını solunuda mı bilmiyon...Bu trafik sefiller kazalara neden oluyorlar ve masum bir çok insanın hayatlarına mal oluyor bu öküzgillerin hataları...Allah  ıslah etsin bunları ben nediyeyim...
   Bayram geçti hatıraları kaldı.Kalın sağlıcakla (güp)güzel insanlar...

Not: Son paragraftaki kaba yazımdan dolayı özür dilerim hatta sevgili hayvan öküzün adının burda geçmesini de istemezdim ama bi hayvan ismi kullanmalıydım o da öküze rastladı napalım :P Hoş, onları gördüğümde öküzle birlikte diğer tüm hayvanların adını saymıştım itiraf edeyim:)

Yorumlar

LoveMeorLeaveMe dedi ki…
:)) geçmiş olsun demek geldi içimden. bence trafiği bu hale o öküzler getiriyo. :)
♥ŞANSLI♥ dedi ki…
Canım kendi adıma utanıyorum.Sana bu hatırayı bırakmak istemezdim bir İstanbul'lu olarak ama bunu biz her gün yaşıyoruz.Malesef İstanbul böyle bir yer.Bende ablamlarla beraber şöyle sakin,gürülüsü olmayan,üç bayanın yaşayabileceği yer arıyoruz.Mudanya'da güzel deniliyor bir ara gidip bakacağız.Yaşanacak yer değil İstanbul!
Sevgiler...
mit dedi ki…
ahahah :) Kendim için endişeleniyordum bende. Ne olacak benim bu trafikteki küfürbazlığım diye... Özellikle de İstanbul'da hepten zıvanadan çıkıyorum. Ama artık edişelenmeme gerek kalmadı. Seni bile bu hale getridiyse bu trafik...
Elif Kararlı dedi ki…
@L.M.M katılıyorum sana..

@ŞANSLI İstanbul güzel ama tarfiği pek yaman:))

@mit öyle deme insan beklerken çok sakin olamıyo..ben önce camları kapatıp sonra radyonun sesini bi hayli çok açıp sonra fısıltı halinde küfrediyorum:P :))) benimkiler masum küfürler..belediye başkanı diğer insanların küfürlerini düşünsün hehe
sihirlisepet dedi ki…
Çok şükür bir bayramı da sağsalim atlattık sevgili D.B.P. Şu sinyal olayına ben de acayip takığım.resmen kaza nedeni.ben de kendi çapımda bir sürücü olduğum için biliyorum :-) bazen yol ayrımlarında karşıdan karşıya geçmek için dakikalarca bekliyorum.çünkü bu sürücü bozmalarının ne tarafa döneceği hiç belli olmuyor.zahmet edip sinyal verseler anlicaz ama...neyse ne diyelim Allah cümlemizi bunlardan korusun.amin.
şeyda nur dedi ki…
maalesef bu trafiği kısmende olsa hergün okul yolunda bende çekiyorum. avrupa yakasından anadolu yakasına geçiyorum hergün. metrobüs bir nevide olsa yükümü hafifiletiyor; ama yinede trafik her zaman trafik. ne dediğimi anlamışsınızdır. istanbul anlatılmaz yaşanır işte her haliyle =)
sevgiler

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...