Ana içeriğe atla

uzun bir açlık hikayesi:))

  Yıllar yıllar önce(ben diyim 4 siz diyin 5 yıl önce)güzel ülkemin güzel başkentine yolculuğa çıkan 5 kişilik bir ekibiz...hemen sevinmeyin yolumuzu kaybedip ıssız bir benzinlikte almadık soluğu:)) akşam yola çıktık başkentteki güzeller güzeli ukalalar ukalası canımız bitanemiz (nerdeyse açlıktan ölmemize sebebiyet verecek olan)zat-ı muhteremi almak ve baba evine getirip bir haftasonunu onunla geçirmek için..işin en tuhaf yanı arabada 5 kişiyiz onu nasıl alıp dönecez kimse düşünmemiş:))
  Neyse o zamanlar arabaları erkek kuzenler kullanıyor diğer yedek şöför (:P) de yanında oturuyo ..bunlar yer değişmeye karar verdiler ama ikisininde arabadan inip yer değişmeye cesareti yok çnkü biliyorki arabadan ineni(eşek şakası yapıp) diğeri otobanda bırakacak..neyse Alamancı olan C  inme gafletinden bulunuyor veeeeeeeee diğeri basıyor gaza...C neye uğradığını şaşırmış vaziyette arkamızdan bakıyoo:)) Bu birrrrrr..neyse Alamancıyı alıyoruz arabaya(nede olsa anası bize emanet etmiş:))
 Gecenin bi vakti ukalalar ukalasının bulunduğu eve gidiyoruz (açlıkta tavan yapmış hepimizde) bir de ne görelimmm evdeki en lüks yemek zeytin...farkındaysanız zeytin ekmek demedim sadece zeytin:))Eee  gecenin o saatinde açık biyer bulmak için uğraşmak yerine zeytinimizi krakerler eşliğinde yiyoruz bir güzel..en küçük kuzen yeminler ediyor bir daha zeytin yemeyeceğine dair:)))
  sabah oluyor olmasına ama ''hani kahvaltı ?zeytinleride yedik gece:)''neyse takılıyoruz ukalalar ukalasının peşine doğğru çalıştığı şirkete patronundan izin almayaa..orda öncelikle Allahın sevgili bir kulu hepimize tost (tooosttt)ısmarlıyo misafiriz yaa:))sonra patronla karşılaşıyoz ve direk şunu soruyo ''arabada 5 kişisiniz nasıl R'yi almaya geldiniz''en küçükten en büyüğe duygu sömürüleriyle izini alıyoruz..öğleden sonra yola çıkacaz o saate kadar şirketteyiz ukalalar ukalasının çıkış saatini bekliyoruz...o kısmı hatırlamıyorum ama biz akşam vaktine kalıyoruz...burda tekrar hatırlatıyorum biz hala açızzz(işyerinin bulunduğu yerden dolayımıdır nedir hatırlamıyorum ki bu açlık halini)içimizden biri başkentte evli olan en büyük kuzenimize gitmeyi öneriyo(hangimizdi bilmiyom şimdi bile gözlerinden öperim o kuzeni)neyse biz aç bitaf sefil gurup kuzene tlf açıp gidiyoruzz ..canımmm o da yemek masasını krallara layık hazırlamışş...hoşbeşten sonra hadi yemeğe geçelim diyo..ellerimizi yıkamak için yemek salonundan ayrılırken en küçük kuzen arkaya dönüp sessizce bize''gördünüz dimi çorba bile varrrr'' demesiyle biz kopuyoruzzzzzzzzzzzzzz..Zavallı kuzen Alamanyalardan bunları çekmek için mi gelmişti ''çorba bile var'':):):):)):):)
  Bizler yemek eşliğinde olanları kuzen ablamıza anlatıyoruz hem gülüp hem karnımızı doyuruyoruz...Kuzenimizin eşi olan canımız eniştemize şimdi bile ''nasılsın M enişte ''dediğimizde''eh nasıl olalım sizden sonra anca kendimize gelebildik''diyor ...
  Bu yazıyı ,geçen hafta yine aynı ekiple o günü yadettiğimiz  için yazıyorum :))

Yorumlar

mit dedi ki…
Yazık yaaa... :) Be mübarek insanlar, çıkıp dışarıda bir iki şey atıştırmaya da mı üşendiniz? Ben olsam dayanamaz, atardım kendimi sokaklara :)

Bak karnım da acıktı şimdi, oldu mu bu yaptığın? :)Ramazan da geliyor, yemekle ilgili ne kadar anınız varsa dökün, oruçluyken hiç çekilmez böyle yazılar :)

Son olarak; Allah hiç kimseyi açlıkla terbiye etmesin.
Elif Kararlı dedi ki…
@mit,öyle deme terslikler oldu bizim aç kalmamız için..bilirsin bi terslik insana yapıştımı devamı gelir :)biz ters giden olayların kurbanıyız:) yoksa emin ol guruptakilerin hiç biri açlığa dayanıklı kişiler değildi:)
Elif Kararlı dedi ki…
bu arada bana terbiyesizzzz diye yorum yapan zatı muhterem:))) yayınlamadım yorumunu terbiyesiz heee ben heeee:))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...