Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne yazacam diye sıkıntı ediyorum ki ! Çok fazla uzatmayacağım korkup oflayıp puflamayın kısa ve öz yazıp köşemden çekileceğim ..Yine yaşlandığımın yüzüme vurulduğu günlerden biri daha gelip çattı (28 Kasım...) eskiden pek bi mutlu olurdum doğum günlerimde ahhh ahhh insan genç ikene(Lazlık işte!) aklı bi karış havada oluyor her bi'şeye mutlu olabiliyor (ne güzel) sonra yaş kemale ermeye başlayınca (kemali bizim kemal ile karıştırmayınız)hep bi ciddiyet hp bi ciddiyet ... neyse neyse ben açtım yine Mehmet'in en hareketleri şarkılarını başladım yazmaya...siz bana bakmayın ben babamı Ahirete yolculadıktan sonra çok başka biri oldum zaten dünyaya pek bağlılığım yoktu babamla olan bağlılığımda yitip gitti ..onun için şimdi manevi mutluluklarımı güç yapıp bişeyler karalayacağım... Güzel ailem için son nefesime kadar şükredeceğim Rabbime... Sonra...

İnsan Bu Dünya'ya Dar !

Ne kadar da Vivaldi bi insan :)  Hani dalıyorsun uzaklara da başka bir dünyanın içinde buluyorsun ya kendini, ne güzel bir nimettir o ; her şeyden uzaklaşıyor, beynini güzel şeylerle dolduruyor, enerji topluyorsun hayatın mücadelesinde güçlü kalabilmek için.. sırf bunun için bile ne kadar şükretsek az'dır Rabbimize...Bedenen olmasa da ruhen geziyorsunuz istediğiniz yerlerde bence büyük nimet.. Rüyalar da onun için özeldir benim için.. Yoruldum hayatın meşguliyetinden can sıkan olaylardan duyduğum üzücü haberlerden insanların riyalarından falan filan...Doğa da tek başına kalıp mücadele edip sadece bedenen yorulmak istiyor insan bi ümit ruhunu dinlendirebilme adına... Gerçi Norveç'in soğuğunda ya da İskoçya'nın dağlarında manzarayı izleyip huzur bulmak çok daha iyi olurdu da benim gibi daha Karadeniz'e gidememiş biri için bu çok ütopik olur onun için erteliyorum bu hayalimi... Dünyanın her yanındaki ufak tefek yerleri gezmeyi çok isterdim onun içindir ki Belgesel ...

Salla Gitsin Canını Sıkan Her şeyi !

Koca dünya ve yapayalnız sen ... Güzel tarafından bak ve gör özel olduğunu sonra karamsarlıklarını uzaklaştır kendinden çünkü bunu senden başkası yapamaz !.. Güçlü mü olmak istiyorsun yaşamın içindekilerin yıldırmalarına karşı: o zaman kendine güven, kendini tanı ve ve ve başkaları için yaşama!.. İyi biri ol ama Rab karşısında kul olma bilincinde ol, başkaları için yaşama onlardan beklentisiz yaşa.. Sevdiğin gibi sevilmeyi bekleme, sevdiğin kadar sevilmeyi hiç bekleme...Saygı diye tutturma olmayan şeyleri beklemek yorar ... Sevgiyi anlamalarını bekleme yormakla kalmaz bitirir.. Ah be ELif ah hayat bu ne bekliyorsun ki ... Salla gitsin beklentileri salla git hayalleri nasılsa ne istiyor ne bekliyorsan tersi çıkıyor karşına lan dünya imtihan dünyası isteklerin gerçekleştiği yer değil ki ... NOT: Yazıya uygun resim bulamadık (aramadım bile)direkt bu resmi seçtim çünkü seviyorum bu adamın tüm şarkılarını hatta erkek olsam böyle tipi kayık bi tip olurdum o da geldi aklıma ... Görünt...

Şımaran Yüreğimi Hüznüm Tutuyor !

Bari resim iç açıcı olsun yazı tam tersi de... Kimse kimsenin duygularını tam olarak anlayamaz inanmıyorum inanmalara...ha belki tahmin edebilirler ama ''anlamak'' çok daha farklı bir şey...Zanlarımız var bizim bazen iyi yönde bazen kötü yönde kullandığımız; içinde hep eksiklerin abartıların olduğu zanlar, onların içinde nasıl gerçek kalsın''Anlamalar'' değil mi yani ! Ben de işte öyle bir sıkışmışlık içindeyim ki birinin/birilerinin beni anlamasını beklemek bile komik geliyor bana, hiç öyle bir beklentim de yok zaten...Dışarıdan bakanlar için ''Ne güzel bir hayatı var hala şikayet ediyor!'' zannıyla okunabilecek bir hayatın içinde kendimce sıkıntılarım var işte bir farkla etrafımdaki insanların aklına bile gelmeyecek sıkıntılar... Benim dışımda hiç kimseye önemli gelmeyecek sıkıntılar.. Sevilen biri değilim diyorum ya genelin sevebileceği biri olmadım çünkü ;aranan istenen bir genel tip olmadım.. ben milletin arabesk dinlediği dö...

Cumhurbaşkanlığı'nın 15 Temmuz Destanı ile ilgili hazırladığı kısa film...

Samimiyetine Odaklanmalı İnsan !

Sürekli tekrarlıyorum ama yine söyleyeyim ''iyi biri değilim!'' ama olmak için gayretim var... Ama biz buna Allah'ın razı olduğu kul olmaya uğraşmak diye özetleyelim ! ''Bir iyiliğim dokunduysa birine unuttur onu bana Rabbim!'' duasını da çok sık yaparım ki pis nefsim oradan yürümesin şeytana... İnsanları gözlemlemeyi de seviyorum artık biliyorsunuzdur.. Onları kınım kınım kınayayım diye de yapmıyorum bunu;yanlışları göreyim de ben yapmayayım diye hep...Ne  kadar insan varsa o kadar farklı dünya var dünya içerisinde ve bu insanların da büyük bir çoğunluğu menfaatleri için yaşıyor ! Öyle, kimsenin ''Allah nasıl kul olmamızı istiyor?'' gibi sorularla ilgilendiği falan da yok, ilgilenenlerin de çoğu lafta !   ''Senin  ihtiyacın varken başkalarına infakta bulunmak!'' kimin ne kadar umurundadır ,umurunda olanların da ne kadarı bu düstura yaşamında yer veriyor sanıyorsunuz; ekmek sırasında yerini kaptırınca dellene...

Gönül Gönüle Değince Yol mu Dayanır !

Bu insanlar dünün acılarıyla yoğrulmuşlar, hafife almayın bu durumu ! ''Ne zamandan başladı bu zulüm?'' sorusunu soranlar çıkar diye cevap veriyorum ''İblisin,Adem ve eşini cennetlerinden kovdurduğu gün başladı!'' O günün iblisleri şimdi insan oldular Ademler de azınlık olan Müslümanlar ! Ve dün başlayan oyun ve mücadele Kıyam gününe kadar da devam edecek ... Çok eskiye gitmeyeceğim sadece Kur'anın okunmasının  yasak olduğu dönemden başlayacağım merak etmeyin ! Kendi vatanınızda ölümüne koruduğunuz, canınızdan öte bildiğiniz vatanınızda kitabınızın okunması yasaklanmış ... yazarken bile aklım isyan ediyor insan adı altındaki şeytanlara! ''Kur'anın okunmasının yasaklandığı bir dönem!'' ve Anadolu'da..........................neeyse!(hanfendi çizgimden çıkmayayım şimdi!) Yetmemiş ezanın yasak olduğu lanet bir dönem ve kimsenin seni çıkmıyor çıkanların sonu da malumunuz ! (bilmeyen araştırsın, olmadı bir dede nine bulsun onla...