Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Adımlarımda Destekçilerim...

Mutluluğuyla mutlu olduğum,mutluluğumu paylaşmaktan huzur duyduğum, tebessüm ettirdiği için her halini kabul ettiğim,her halini sevdiğim,sevdiğim  kadar ara ara da sinirlendiğim...  Kendinden çok şey öğrendiğim ve doğrularımın sağlamasını yaptığım...Ağlanacak halime güldüğüm ve bu duruma beraber güldüğüm...Düşüncelerimi rahatlıkla söylediğim...  Kızmalarımı çoğu zaman söyle(ye)mediğim...Kırmaktan çekindiğim,kaybetmekten korktuğum...Sivri özellikleriyle, kendimdeki kusurları gördüğüm...Affetmem dediğim ama affettiğim... Bir kalemde silmek isteyip sonrasında bir özürle yüreğine geri döndüğüm...Aksiliklerine rağmen sevdiğim... Görüşmesem bile özlediğim...Sonrasını bilemediğim ama şimdide var olmasını istediğim...Yardım severliği kendisinden öğrendiğim,cömertliğinin yüreğinde var olduğunu bildiğim... Sevildiğim kadar sevemediğim bunun için de üzüldüğüm..Yüreğinden geçeni bakışından hissettiğim...Tüm ilişkilerimin muhatapları...İki yüzlülüklerini bildiğim ama bilmemezliğe geld...

Sadece Ben/Sen Olarak Algılansak

Gölgelerimizle değil de aslımızla ilgilenilse Herkes günlük hayatta bir çok parçaya ayrılmış gibi yaşar.Çalışansınızdır,öğrencisinizdir,evlatsınızdır, annesinizdir,eşsinizdir,arkadaşsınızdır,komşusunuzdur,akrabasınızdır..v.b Bir çok özelliğinize göre algılanırsınız.. Evliyseniz, her düşünceniz(olumsuz) ailesinde sorun var diye algılanır, zenginseniz şikayetlerinin nankörlük diye algılanır sanki sizin hiç sıkıntınız olamazmış gibi,fakirseniz ya da eğitim cahiliyseniz ezik diye algılanırsınız..v.b.İnsanlar hiç bir zaman size SİZ olduğunuz gerçeğiyle bakmazlar.Her söylediğinizi önyargılarıyla süngeçten geçirirler ve (içlerinden de olsa) etiketlerler sizi.Siz çoğu zaman;Ahmet,Mehmet,Fatma,Ayşe olarak dinlenmezsiniz kendi isminizle şikayet edemezsiniz, istediğiniz gibi mutlu da olamazsınız seçemez seçtirilirsiniz (istisnalar her daim kaide dışı) Hep üzernizdeki beklentilere göre yaşadığınız için yaşadığınız şekilde de harekete alışırsınız.. Net ortamını özel kılan da bu durumun burada...

Huzur Önce İç Dünyada Olmalı..

Herkesin duaya ihtiyacı vardır muhakkak...Herkes gibi benim de tabi ki...Bir koza içerisindeyim ve bir türlü çıkamıyorum..Koza ince ama benim gücüm kalmadı sanırım.Çıkıp dışarılarda kendim olmak istiyorum ama sıkışıp kaldım ve işin en kötüsü alıştım buna ve güçsüz bırakıyor bu durum beni..Pes ediş de değil bu; eğer öyle olsa isteklerimde bitmiş olurdu.Hayallerim hala canlı duruyor yüreğimde, beynimde. Ama ilk darbeyle çıkmam lazım kendi oluşturduğum kozamdan... Bir sebep ,beni mutlu edecek şeylere bir adım daha yaklaştıracak güç lazım..Ertelememe neden olanların ve tembelliğimin inadına bir güç gerekiyor. Her ne kadar neşemle,mutluluğumla ve kendime özgü davranışlarımla  tanınsam da yine kendime sakladığım ve beni mutsuzluğa çeken sıkıntılarım da var.Ve korkuyorum sıkıntıların beni ben olmaktan almasından... Benim benimle ilgili sıkıntılarım bunlar.. Dua  ediyorum, dua bekliyorum...

Yorumlardan Seçmeler-1-

mit  dedi ki... Hani sen bazen diyorsun ya, o kadar kötü bir anımda okudum ki yazını, ilaç gibi geldi diyorsun ya. İşte bende şu anda tam o durumdayım. Neşem yerine geldi, güldüm sayende. Sağ ol var ol arkadaşım. http://kararli.blogspot.com/2010/04/bak-kotu-kzarm.html  yazıdan... Türabi  dedi ki... :) Çok zevkli bir yazı okudum...Teşekkürler.. http://kararli.blogspot.com/2009/12/ufurukten-tavsiyeler-p.html  yazıdan.. yesari  dedi ki... aman belkide senin kız kardeşinin arabada gözü filan yoktur..neden ona da araba almak istiyorsun ki.. bi de...tabii o zamanları babana sormak lazım...adam sürekli maddi sıkıntı düşünmekten helak olmuştur..sana belli etmemiştir... ayy annen de belki zengin bi hayat istiyordur belki ama...sonra alışmıştır... :))) ayy çok komik.. herşey harikaymışşş..ay hepimiz ölüceeeeeeeeeeeeeeeeee...düşünsene ben bilee http://kararli.blogspot.com/2009/08/aklma-dustu-cocuklugum-ve-ordan.html  yazıdan.. T...

Kendi Çapında Ankettir!

.görüş deyince bu resim geldi aklıma (arşiv) http://kararli.blogspot.com  hakkında görüşlerinizi almak istiyorum..Merhumu pardon Blogu nasıl bilirsiniz?İçerik,görüntü ve tarz ve yazılar  açısından... Aman ha Blog ve Blogger'i karıştırıp yorumlarınızı yanlış yazmayın  reca (reca yazılıp rica okunur) ederim... Küfür ve argo dışında istediğiniz gibi yazabilirsiniz...Atış da serbest biline..!

Bir Faninin Ruh Halleri ...

Şu durumlarda değişen farklı duygusal haller; -Sinirlenmiş ama bunu başkalarından (hatta muhatabından çıkarmamak)için kendi kendine söylenmeye başlamak (halk arasında buna keçilerin gelmesi de denebilir) -Sebebini bilemediği pozitif enerjiyle dolu olmak ve bütün gün bu şekilde dolaşmak ve bu enerjiyi dağıtmaya çalışmak ; dağıtamasa bile bu hal ile mutlu mesut günü geçirmek .. -Dinlemeyi ve sohbet etmeyi sevmek.Dinleme kısmında yaşlıların hayatlarını seçip, sohbet kısmında da en yakın arkadaşını arayıp onunla konuşmak.. .Arayıp derken arayıp çağırmak anlamında.. Zira tlf da konuşmayı hiç ama hiç sevemedim ... -Bir kere gülmeye başlamışsa tekrarı için sebepleri oluşturmak ve nedense hep gülecek şeylerle karşılaşmak. .Böyle durumlarda arkadaşlarının canı sıkkınsa ya da gülecek halleri yoksa ağızlarından girip burunlarından çıkıp (ıyyy) onları da güldürmek ve hep beraber eğlenmek... -Birine kızmışsa sinirini klavyeden çıkarmak.Tüm negatif enerjisini bloguna kusarak (yine ıyyy) ...

Cumanız Bayram Olsun

Dualarınızda bu fakiri de unutmayın emi :)Sevgi huzur ve neşe yakanızı hiç bırakmasın emi...Sevgi ve dua ile...