Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mart, 2010 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Farklı Frekans!

Hani böyle iyi insansınız ya , iyi insan olmak için hayata inat direnirsiniz ya bu yolda taviz vermemek için... Hani konuşarak sorunlarınızı aşmaya alışmışsınız ya, hani insanlara hatalarını tatlı bir dille ve uygun zamanda söylersiniz ya...Bunları yapabilmeniz için karşınızda da sizinle aynı düşünceleri paylaşan sizin yaptığınız şeyleri algılayabile(cek)n birinin olması lazım...Sizin konuşarak halletmeye çalıştığınız sorunu karşınızdaki şarkı söylüyor (ya da ninni söylüyorsunuz ) gibi algılıyorsa sizin uğraşlarınız boşa kürek çekmek gibi oluyo...İnsan olana bir bilemedin 2 kere söylersin anlar amaaaaaaaaaaa ya anlamamak da inat edenler...Sinirlenmemek el de değil..Ne yapalım sabredecen, her şeyde vardır bir hikmet...Ama cidden çok zor bir şey sizinle aynı frekansta olmayanlarla iletişim kurmaya çalışmanız.Belki çok uğraş verip sonunda bir yol bulursunuz anlaşabilmek için ama ama ama o da insanı çok yoruyor be ;) İnsanın da bir sabretme süresi var o süreyi aşınca ''amann beee&#…

Yine Yeniden ! (eski bir yazım )

GÜZEL OLAN; -Birinin sizinle sohbet etmekten memnun olması -Tebessüm etmek -Sımsıkı sarılmak -Kitap okurken kendini kitaba kaptırıp kitabı yaşamak -Birini düşünmek -Bir çocuğu sevindirmek -Hayatınızın farklı dönemlerinde sizinle aynı özelliğe sahip farklı insanları tanımak -Sevilmek -Mutluluktan ağlamak -Birine ilk doğum günü hediyesini almak -Birinden ALLAH  SENDEN RAZI OLSUN sözünü duymak -Şükredebilmek -Her insanda güzel yanları görebilmek -Parasızken bile cömert olabilmek -Hiç sözün kesmeden birini dinlemek -Değerli olduğunu karşı tarafa hissettirmek -Kendin olup başkaları için de varolabilmek -''Seni seviyorum''u içten söyleyebilmek -Boşver unut gitsin diyebilmek.. -Kötü olmaya karar verip bunu hiç bir zaman yapamamak:)) -Sahile karşı ince belli bardakla çay içmek -Sinirliyken bile gülebilmek(of en zoru bu) -Yılları hafızanda saklamak ve istediğin zaman hatırlayabilmek.. -Bir çok insan tanımış olmak bir çok hayat hikayesi dinlemek.. -İmkansız gibi olsa da SEVGİ ile yaşamak -Niçi…

Şımarma ve Azalma..

Başkalarının gözünde gerçekten olduğunuz kişi misiniz yoksa onların sizinle ilgili önyargılarıyla oluşturulmuş varolduğu sanılan kişi misiniz ?  Yoksa siz de benim gibi bunu önemsemeyenlerden misiniz?..İnsanlar eğer iyi biriyseniz sizden çok daha iyi olmanızı bekler ve hata yaptığınızda hemen sizi silerler ... Kötü olarak yargılıyorlarsa da tek iyiliğinizde sizi göklere çıkartırlar sonrasında göklerden alaşağı ederler ya da etmezler o da keyiflerine bağlıdır mesela..O nu da yaparlar.. Kendi kıyaslamalarını başkalarının hatalarına göre yapanlar hiç bir zaman kendi eksikliklerini görmezler...Pire ve deve olayı onlar için geçerlidir mesela ; canları istediği zaman pireyi deve yapma lüksleri vardır..Karşısındaki kötülüğü ve kendisindeki iyiliği deve yapabilmesi misali ;) Kişi olarak olman gereken en iyiyi örnek aldıktan ve kendini de bildikten sonra; ne başkalarının methiyeleriyle şımarırsın ne de başkalarının yermeleriyle azalırsın..(Papuç'un iç sesi yine konuştu )

Papuç'un Hiyeroglif'i

Altta görmüş olduğunuz yazı benim blog dünyasında ilk yazım...Şimdi diyorum ki ''Bunu yazacağına hiç bişey yazmasaydın Papuç'' ;) Bi hayli yol almışım yazma konusunda (kendime  bi aferim diyesim geldi) Kardeşime şimdi hakveriyorum neden benim yazılarımı okumuyor diye :) Şimdi bile doğru dürüst yazan biri değilim farkındayım ama ilk başlarda harbiden korkunç yazıyormuşum ,bunu anlayabiliyorsam bi hayli ciddiymiş durum dimi :) Kim ilk yazısını bu kadar baştan savma yazabilir benden başka :) Konuyla ilgili not: Resimi yeni ekledim o zamanlar yumurtadan yeni çıkmış civciv gibiymişim :)) Şaşkııııınnn :P
''...aklım başıma bazen geliyo, delirecek gibi oluyorum ama Allah'tan kısa sürüyo demişti bi tanıdığım:)) ya şimdi kitap girişi bi yazı yazacaktım ama gecenin bu saatinde aklıma hiç bişey gelmiyor. İtiraf ediyorum bunları da laf olsun diye yazıyorum..ama bundan sonra da laf olsun diye yazmayacağıma söz veriyorum:) ''




Teşekkürler!

-Teşekkürün büyüğünü anneme yapmazsam bunu laf eder, laf ettiği yetmezmiş gibi sürekli bunu yüzüme çarpar beni laf manyağına çevirir ;) İlk teşekkürüm anneme , sen nasıl güzel bi insansın ki Rabbim sana bizim gibi şirin ,güleryüzlü , zeki, aklı başında, ahlakı bütün ,kendini bilen,tevazu sahibi,10 parmağında 10 marifet becerikli, çalışkan evlatlar vermiş :)))))) (Arkadaşlar çok özr dilerim ama bunları yazdım annem okuduğunda anlayacak nedenizi siz beni yanlış anlamayın emi ) Bize samimiyeti ve pozitifliği aşıladın büyük kadınsın anne , anammmmm :)
-İkinci teşekkürüm babama olsun ki arada ciddi cümlelerim de olsun dimi :) Baba ,televizyonda gördüklerimizin tersine sen merhametli bir baba oldun bize çooooook teşekkürederim.İnsanlığı ve sabrı senden öğrendik varolasın.Rabbim her evlada senin gibi baba nasip etse keşke...Şanslıyız wesselam...
-Y, sana da teşekkürederim ...Sen bu yazıyı okumayacan (ki izin vermem okumana ) yine de sana teşekkür ettiğimi bilmeni istiyorum..Bu biraz Beyaz'…

Huzurdayız..

Canımız yandığında ''anacımmm '' (ya da modern şekliyle anneciğim) diye bağırırız... Aşıksak aklımızda her an o vardır ,sağımıza döner onu görürüz solumuza döner onu görürüz (ki bu nedenle aklımız hep onunla meşgul olduğu için bazen önümüzü göremez düşeriz..diye devam eder...) Her gün birilerini arar sorarız ya da nette ya telefonda hep sevdiklerimizle bi şekilde iletişim halindeyizdir..Çok seviyoruz hepsini çok değer veriyoruz çünkü değerveriliyoruz önemseniyoruz..v.b.
 Ya da çok istediğiniz araba var ya ,hadi daha ufak bişey olsun bi bilgisayar ya da ne bileyim bi telefon olsun o çok istediğiniz şey..Sizin aklınızda o vardır alana kadar ...Onun için para biriktirirsiniz araştırma yaparsınız. Almak için maksimum gayreti gösterirsiniz kendi çapınızda..Ya da zenginsinizdir de alır paranızı gider galeriye alırsınız arabanızı..Gidip almak için de birikiminiz vardır çünkü çalışmışsınızdır zamanında..Yani uğraş vermişsinizdir bi şekilde..Gidip de ''Afedersiniz ben …

Sevgi Neydi!!

Sahi, neydi sevgi? Bir çuhayı ipek görebilmek miydi; toprağı amber niyetine koklamak mı ? Sureti sirete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi? Sevgi bir iyilik miydi, sevkatli bir cümlecik mi? Neydi sevgi,dış mıydı , yoksa iç mi; zahir miydi, yahut batın mı, kalıp mıydı ya da can mı? Var olmak mı, varlıktan geçmek mi?..
...Açıkken gözbebeğimize yerleşen de, göz yumduğumuzda gönlümüze sızan da sevgi değil miydi bir vakitler? Bir dudağın kıpırdanışından yanağımıza akseden pembelikler, utanmalar sevgi değil miydi? En son ne zaman kızarmıştı yanağımız, hatırlayanınız var mı ? Uykumuzu en son ne zaman terketmiştik sevgiyi düşünmek adına? En son sevgi şiirini hangi gece okumuştuk? ...SEvgi bir aıydı heralde,bir kederdi,kah hüzünle, kah mutlulukla hatırlanan.Belki de sabırdı sevgi,affetmekti,gelecek günler adına.SEvgi sınanmaktı adl-ı ilahi'de ve sınavı geçmekti ercesine.Sevgi bir tevbeydi,nasuh kisvesinde;bir dirilişti nefsi öldürerek.Sevgi bir iyi ad bırakmaktı fena yurdun…

Beklenti

Bir erkek, Kendine güvenen ,bakımlı ve akıllı ister, Ama bir de yanında huzur bulabileceği kadın da ister..
Bir kadın , Kendinden emin, bakımlı ,zeki ve düzenli ister, Ama bir de sevildiğini hissettirecek erkek ister...(Papuç'un iç sesi ..)

Düşüneceklerini de Düşün!

  İç dünyamda huzurluysam bunun dışa yansımasına mutluluk diyorum, İç huzuru nasıl sağlıyorum bunu bir hayli düşünmem gerekiyor biliyorum.. Yarın hatırlamayacağım konular için bile onca vaktimi heba ediyorken, Huzur denen nimeti kalbimde her daim yeşil tutabilmenin yollarına kafa yormalıyım 

(papuç'un içsesi)

Pembesi Gitmiş Tozu Kalmış!

Öncelikle şunu belirteyim bi insan başına neler geleceğini bilemez onun için büyük konuşmamak da fayda vardır ben de bunun bilincindeyim ama böyle olması insanın düşüncelerini söylememesi anlamı da taşımaz sanırım..Bişeyleri tam olarak anlayamıyorsam iyice kafam karışıyor..Nedenlerle nasıllarla iyice bulanıklaşıyor düşüncelerim..  Dizi tanıtımlarından birine rasgeldim bi kanalda (ki diziyi hatırlamıyorum ) Adam annesine diyor ki ''Melek'i seviyorum '' Annesi hatırlatıyor :''Esra ne olacak peki , o senin eşin'' Adam gayet rahat cevap veriyor :''Ona anlatacam ve boşayacam '' Ne kadar net anlaşılır cümleler değil mi? Başkasına aşık oldum, eşime söyleyip ondan ayrılacam...Ohh ne ala ne ala..Hayat bu kadar basitmi cidden ben anlamış değilim..Günün birinde aşık oluyorsun ve hayatını o kişiyle geçirme kararı alıyorsun ve evleniyorsun...Bir süre sonra sıkılıyorsun hop başka birine vuruluyorsun ona aşık oluyorsun ve eskiden aşık olduğuna ina…

Aceba Adı Hızır mıydı ?

Pazar günü güzel bi Bursa gezim oldu ..Hava güzel moraller gıcır sevdiklerim yanımda daha ne olsundu yani :) Yediğim gezdiğim benim olsun size beni şaşırttan (ki tabiki Allah şaşırtmasın ) ufacık bi olaydan bahsetmek istiyorum..   Bursa hakkında hiç bilgimiz olmadığı için haliyle sürekli gideceğimiz yeri birilerine sormak zorunda kaldık..Bunlardan biri de Hayvanat bahçesiydi..Kime sorduysak gayet açıklayıcı şekilde anlattı bize, de biz o tarif edilen yerleri bilmiyorduk...Neyse en son (kent merkezi ) dedikleri yere geldiğimizde bizi biri durdurdu ve ''biyeri mi arıyorsunuz yardımcı olayım '' dedi.Önce tarif etti sonra baktı ki biz de o tarif edilen yolu bulacak göz yok ''İsterseniz ben sizi götüreyim ?'' dedi.    Ve biz de nasıl bi cahil cehaletiyse adamı arabaya aldık (almasına da Allahımmm o nasıl bi korku bendeki...anladım ki benim insanoğluna zerre kadar güvenim kalmamış, kendimi esefle kınadım o kadar yani) Kendi yolu olmamasına rağmen adam bizi ha…

Bakış!

''Bir bakış bir bakışa neler neler anlatır, bir bakış bir bakışı senelerce ağlatır.'' diye bi arabesk söz kalmış aklımda fena da sayılmaz bu söz.Konum ''bakışlar'' olduğu için böyle bi cümleyle başladım.Özlü söz olarak da ''Güzel bakan güzel düşünür ,güzel düşünen hayatından lezzet alır'' diyelim...Bakışlar önemlidir hayatımızda...Mesela mı? Fakir bir çocuğa güzel bir hediye aldığınızdaki bakışı... Bir hacının Kabe'yi ilk gördüğü andaki bakışı... Son nefesini verenin  bakışı.. Doğumdan sonra annenin evladına bakışı.. Mezuniyet töreninde bi babanın evladına bakışı... Depremde kurtarmaya çalıştığınız depremzedenin size bakışı.. Filistinli çocuğun İsrailli pisliklere taş atarkenki bakışı.. Afrikada açlık çeken bir insana yiyecek götürdüğünüzdeki bakışı.. Vatan toprağını korumak için nöbet tutan askerin bakışı... Aç bi insanın lokantadaki yemeklere bakışı... Çölde kalmışın su gördüğündeki bakışı... Annesini kaybetmiş çocuğun bakışı... Bomba sesind…

Güzellikler!

Çocukların ve yaşlıların bişeyler anlatırken gözlerindeki ışıltıyı görmek çok ...çok güzel! Mutluluklarını öyle güzel ifade ediyorlar kii..Heyecandan bazen kelimelere dökemeseler de gözleriyle gülümsüyorlar çok hoş ya!! Rabbim yaşlıların ve çocukların olmadığı topluluklardan uzak etsin bizi...!

Notun Büyüğü:Bahsi geçen yaşlılar kesinlikle Sürahi Nine formatında olanlardan değil :)

Gülümseme Arası

18 Mart Bize Ne Hatırlatıyor!!

video - izlesene mehmet akif ersoy-çanakkale şehitlerine | izlesene.com
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.

Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen !
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim !    Arif Nihat Asya

Susmak Zamanı.....

Ah be Hayat..................................................................................................!

Bazı Şeyler Elinde!

Tartışıyorsunuz ve karşınızdaki bi arkadaşınız...Kavga anında ikinizden birinin suratını Küçük emrah gibi yaptığını düşünün!! Kavganız o an biter ve yerini gülmeye bırakır...
 Tartışıyorsunuz ve karşınızdaki kişi çok sevdiğiniz biri (dost ,sevgili, eş ,kardeş)..Kavga anında birbirinize sarıldığınızı düşünün ! Kavganız o an biter ve yerini sevginize ve kavganızın geçiciliğini görmenize verir..
 Bir de bunları yapmak istemediğiniz anlar  olur!! İşte en zoru odur...Enaniyetiniz engel olmak istemez tartışmaya. Bi insan istemediği zaman ne mutlu olur ne mutlu eder ne de tam tersi mutsuz olur..Bazı şeyler elimizde...İstersek tabi...

Neden Geç Cevap Yazıyorsun ?

Yine gıcıklık olarak algılanmaya açık bi yazı farkındayım ama yazmazsam da rahat edemem...Konu tamamen sanalla ilgili...
 Şimdi sohbet  ortamlarında ya da  ne  bilim  oyun ortamlarında,forumlarda birileriyle takılırsınız  (ki buna blog ortamını da katın siz) eğlencelide olur bu takılmalar sohbetler paylaşımlar felan da filan...Devamında  bi saçma kıskançlıklar tripler hiç anlamıyorum...Sen  onunla  neden  konuştun ,şuna neden yorum bıraktın  yok onunla gmailde konuşuyor musun yok neden sana öyle bişey dedi..v.b  böyle uzayıp giden asab bozucu sorular sorular tripler tipler...
  Ya insanlar nette (haber alma araştıma konuları dışında) bir de kafa dağıtmak, biraz gündelik telaşlardan uzaklaşmak için de takılır..Burası çoğu insanın özgürce (özgürceeeee) takıldığı bir ortam...Rahatsındır burda kendin gibisin kimse ne diyecek aman şöyle mi yapsam aman böyle mi yapsam telaşları yoktur burda ...Sen ve klavyen bir de karşında bi ekran...Arkadaşlıkların olur ya da olmaz ,belki seni gerçekten d…

Nasıl Bilirsiniz? İyi Biliriz..

Cem Yılmaz'a herkes gibi ben de çok gülüyorum ..Adam hem zeki hem zekasını kullanıp güzel espriler yapıyor (yazmıyor yapıyor) ve nedendir bilmem ben Cem Yılmaz'ın iyi de biri olduğunu düşünüyorum...Hoş iyilik hali, zamanımızda göreceli olmaya başladı ama ..Ben yine de onun tv de göründüğünden( magazin insanı) daha farklı biri olduğunu düşünüyorum...Kalp gözü açık biri değilim ,belki de öyle değildir belki de adam bildiğimiz magazin şahsiyetidir ötesi yoktur..Bana, daha ince düşünceli iyi insan olmaya çok yakın biri gibi geliyo.Niye girişi güzide insan Cem Yılmaz'la yaptığımı hatırlamıyorum..hımm hatırladım :) Burdan blog alemindeki güzide şahsiyetlere geçiş yapacaktım :)  Blog dünyasında sanırım önümüzdeki ay 1 yılımı tamamlayacam ve bir çok blog yazılarını takip ediyorum hem de büyük bi memnuniyetle...İnsanlarla yüzyüze tanışma fırsatınız olmadığından (ki vardır tanışanlarda bilemiyorum) yazılarıyla yorumlarıyla o kişinin hakkında az çok fikir sahibi oluyorsunuz...
 Farklı…

İçses Sinir Harbinde!

Sabretmek ne güzel bişeydir! ...de o sabrettikleriniz bir gün gelip sizin aklınızı başınızdan almadığı sürece...Biriktirdiklerinizi gerçek anlamda unutabilmek çok hoş olurdu...Yaşadıklarınıza o an için sabrediyorsunuz ya bir de sonrasında o yaşananları beyninizden kalbinizden de çıkarıp atabilseniz en güzeli olur...Bu nasıl yapılır tamamen unutmak bu nasıl bişeydir ya da mümkün mü? Mümkünse biri bana öğretsin (bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp'' sözünü başım üstüne alıyorum ve öğrenmek istiyorum... Unutmak istiyorum yapılanları,istemeden yaşadıklarımı kendi çapımda sabrettiklerimi ,istemediğim halde memnun etmeleri ,zorunluluklardan yapılanları,numaradan yapılan gülücükleri ..v.b herşeyi herşeyiiiiiiiiii maziye gömmek istiyorum ve hatırlamak istemiyorum  bir daha...Hatırlayıp da sinirlenmek istemiyorum.
Bir arkadaş gurubu için de ya da ikili ilişkilerde (arkadaşlık dostluk gibi işte) bencillik sezdim mi artık kendim gibi olmamayı seçiyorum..Duruma kişiye ayak uydurmak...Made…

Aceba!!

Herkesin merakları vardır ve bu doğaldır, Ben de aceba diyorum ''Hayattan ne umdumsa buldum'' diyen biri var mı? Varsa böyle biri beni bulsun ve ben umduklarını bulup ömür geçirmenin nasıl bişey olduğunu sorayım ona. Cidden merak ediyorum... Sizi bilemem ama ben beklentilerimi yaşamıyorum belki de hayal etmedim bilemiyorum .. Hayal ediyor olsaydım eğer belki şu an yaşadıklarımdan güzelini düşünemezdim. Yine de umduğun ,hayalini kurduğun hayatı yaşamak nasıl bişey olur merak etmeden duramıyorum.. Aceba daha mı mutlu olur insan ! Ya da hayallerinin de mutluluk getirmediğini kendi gözleriyle mi görür!Tuhaf... Yoksa hayatta nasıl yaşarsak yaşayalım memnun olmamaya mı ayarlamışız kendimizi...Kafam karışık iyisi mi derin mevzulara dalış yapmamak :) Bu gün uzunca düşündüm bu konuyu ama yazıya dökemiyorum o ayrı bi konu... Benim istediklerim olsaydı, hayatımda şu an sahip olduğum hiç birşeye sahip olamayacaktım bu da ''şu anı düşününce'' bana korkunç bir kayıp geliyor...

Düşün!!!

Aklına gelen en küçük hayvanı düşün, Düşün ve devamını getir Düşüncelerinin seni götürdüğü yere kadar... Sonra kusursuzluğu ve dengeyi de kat düşüncene.. Aklındaki o minicik hayvana bile verilen güzellikleri düşündükten sonra, Otur kendi değerini sınırsız düşün! Dünyaya gönderilmiş basit bi canlı olmadığını, Ve ömrünü basitçe harcamaman gerektiğini hatırla!
                 (Papuç'un içsesi)

Biliyorsun !

Biliyorsun ki, Sevdiğin Sevenindir.. Biliyorsun ki, Gelen sıkıntı gördüğündür özü dert değildir.. Biliyorsun ki , Her gelen sevdiğindendir.. Neden ve kime bu şikayetin!

(Papuç'un iç sesi)

Ey Aşk!

Ey Aşk, Dünyaya ve Hayata Bakışım Ol !
(Papuç'un içsesi)

Benimle Konuşan Resim..

 Bu resme tek kelimeyle bayıldım..Aceba gariplik bende mi?..Sizce de çok şey düşündüren bi resim değil mi? Cidden çok hoşuma gitti...Hepimiz hayat denen o ağaçtan bir gün kopacaz...O yaprağı insan kabul edersek sadece insanı görürsek diğer her görüntü teferruat ve buğulu bi cam kalıyo...
  Ya da o yaprağı sevdiğiniz biri (arkadaş, dost, sevgili ..v.b) olarak düşünün o zaman da onun dışında hiç bişey gözünüze çarpmıyor...Onun hatalarını da net görmüyorsunuz ya da biraz daha dikkatli baksanız görürsünüz de siz dikkatinizi sevdiğinize verdiğiniz için ayrıntıları görmüyorsunuz..Keşke sevmediklerimize karşı da böyle olabilsek onların da kötü yönlerini görmeyip gözümüzde büyütmesek..
  Ya da şöyle düşünün o da her yaprak gibi bir yaprak ama sizin gözleriniz onu seçmiş ve bakışınız onda kilitlenmiş..Nasıl ki ınsanlar içinde ruhunuza yakın insanları seçip onlarda takılı kalıyorsunuz aynen onun gibi...Sizin değerverdiğiniz farkını farkettiğiniz dost gibi...
  Ben bu resme bayıldım !Bu resim sa…

Buyur SENden Bahsettim Bloğumda ama Senin Haberin Olmayacak :)

Hani senin ilk gördüğüm de ''of ya bune mahçup bi delikanlı  bundan bana yar olmaz'' demiştim de sonrasında sana aşık olmuştum (ne dönek bişiyim dimi aynı sen gibi) Sen de benim için ''Bu çok rahat ve geveze ''demiştin sonradan itiraf ettin ödeşmiş olduk canumcum ;)
 Saatlerde gezsekte gık demezdin (ah yurdum erkeği) sinemadaki tüm filmlere giderdin benim için (belki de ben konuşmayayım diye yapıyordun bunu bilemiyorum ki (şimdi aklım şeytani çalışmaya başladı da :P ) Seni ilk tanımaya başladığım günlerde ''Ah canım pek sessiz biri yüzünden de masumiyet akıyo '' diyordum pişman ettin hee :))Bana geveze diyene bak ''Bi sus bi sus yeterrrrrrrr espri yapmaaa'' diye bağırtıyorsun benim gibi birini ben ne diyeyim :)
 Hem sen alışerişi de seviyordun hani ''numaracı senii'' şimdi alacağım şeyi alıp hemen çıkmam için nerdeyse ne aldığıma bakmama bile fırsat vermeyecen...Sonra bi bakacaz ''aa biz bunu ne zam…

Elazığ'da deprem: 51 ölü, 34 yaralı

Bir Türkiye gerçeği...Ölenlere Allah rahmet eylesin..Yakınlarına sabır versin... Yaralılara da acil şifalar inşaallah!

''Dünya İnsanlar İnsan Gibi Yaşasın Günü'' istiyorum

Kuzenlerimden biri (ki beylerden biri) derdi ki ''Kadınlar çiçektir ve çiçekler su ister parfüm ister çamaşır makinesi ister ,bulaşık makinesi ister..v.b''  bir de nette okumuştur diyordu ki ''Kadın hakkı diye bişey yoktur çünkü hakkı erkek adıdır.''  Yazıma böyle başladım diye bu günle ilgili komik bi yazı yazacağımı sanmayın sadece girişi tebessümle yapayım  da fazla germeyeyim okuyucu dostları diye düşündüm;) Öncelikle ilk resim beni çok etkiledi onun için ekledim...Yazısız halini bulamadım...Resimdeki yazı da boş sayılmaz;)  Resimlere başlığım şu :'' Kimin Dünya Kadınlar Günü kutlu olacak yarın ?'' Kutlu olsun demekle kutlu bir gün  geçireceklerse ,binlerce defa ''Dünya Kadınlar Günü'' kutlu olsun bu kadınların...


























Hayat ah be Hayat !

Ah be HAYAT çok acımasızsın biliyorsun değil mi? İnsanı acımasızca ezip ondan hamur yapıp tekrar şekillendiriyorsun, Ve bunu  yaparken ne acı çekmelere ne de gözyaşlarına bakıyorsun.
Fakirmiş ,iyiymiş, güleryüzlüymüş ,anlayışlıymış bu dünya da günyüzü görmüşmüş görmemişmiş umrunda değil.... sen ezmeye devam ediyorsun...Yeterki gözüne birini kestirmeye gör ,ondan hamur yapmaya senin üstüne yok değil mi?
Ağlatıyorsun, yıpratıyorsun,huzursuz ediyorsun ,özletiyorsun,şımartıyorsun, bezdiriyorsun ,şaşırtıyorsun, yanıltıyorsun...hepsini bizi yıldırmak için yapıyorsun...bizi bu dünyadan nefret ettiriyorsun buraya sonsuza kadar ait olmadığımızı daima yüzümüze vuruyorsun...
Hayat acımasızsın wesselam... Senin karşında Allah yardımcımız olsun ne diyelim!