Ana içeriğe atla

Her Zaman Gülecem Heralde..

Ya Salavat'ın bu filmde kullanılıp kullanılması doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama ben bu sahneyi ne zaman izlesem kahkahalarla gülüyorum.Özellikle Peker Açıkalın'a :))


video - izlesene hababam sınıfı 3,5 final | izlesene.com

Yorumlar

gereksiz adam dedi ki…
şafak sezer' i türk malı dizisinde şimdilik bir miktar sevmemin dışında bu filmde ki oyuncuların tamamından nefret ediyorum.. tamamı mı? başroldekiler diyelim...

velhasıl bu yeni hababam sınıfı serilerinden de nefret ediyorum...

hababam sınıfı orda, hababam sınıfı burda, hababam sınıfı.........

pöfff..
papuç dedi ki…
@gereksiz adam,
O diziyi biraz izledim fena sayılmaz ama konusu sıkıcı olsa da tiplemeler hoş, ben de yeni hababam sınıfı hayranı değilim sadece bu sahneye çok gülüyorum..
Profösör dedi ki…
Hababam sınıfı ve ona benzer filmler mizahı şuurlandırma eylemi olarak değil de doğrudan insanların zaaflarından faydalanarak yaptıkları için kıymeti harbiyesi olmayabilir. Etik ve estetik değerlere uymayan bir dörtlük şiir sayılabilir mi? Şiir şuurlanrıdma demektir. şair de şuurlandırandır. kelime kökü burdan gelur aslında. Filim de, resim de, roman da, hayal perdesi de, ne olursa olsun mizah varsa işin içinde, sanat yapmanın zor olduğunu bilmeliyiz.

Edebiyatın bile edeb kökünden geldiğini bilmeyen edebiyatçılar türemedi mi. Şiir de edebiyat içinde bir şube. belağat ise edebiyatın ve diğer sanat dallarının insanı kaybettirir derecesinde şuurlandıran ve büyük bir hayranlık uyandıran, tasbiri caizse insanı olduğu yerde mıh gibi çakan bir disiplindir.
mit dedi ki…
Valla doğru mu değil mi ben de bilmiyorum ama hangi filmde karşıma çıkarsa çıksın beni bir gülme tutuyor :) Mesela GORA'da Cem Yılmaz diyordu Garabel ile ilk karşılaşmasında. Geçenlerde de Canım Ailem dizisinde Halim söylemişti :) Nerede olursa olsun beni güldüren bir espri. Samimi geldiği için herhalde...
Antipatik Yazar dedi ki…
Bu tarz filmlerden nefret ediyorum…

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…