25 Mart 2015 Çarşamba

Çok Özelim !

Benim gibi bir tane daha yok; çok özelim ! Ve senin gibisi de yok ,onun gibisi de yok; siz de özelsiniz..
Şu var ki; 
Ben/Sen/O olmasa bizim yerimize bir başkaları olacaktı ve bu düzen sürüp gidecekti tıpkı şimdiki gibi. Onun için, özel olmakla hiç olmak arasındaki bağı iyi anlayıp haddimizi bilmemiz gerekir!

Herkesin Bir Hikayesi Var/dır !

İsyeaaaaaan diye bağırasım var insanların densizliklerine ! La buna da bir karşıt laf bulurlar :'' İsyan etme günah Elif!'' diye! O derece başkalarının hayatlarına müdahale eder düşüncelerini küçümser hale geldik yazık bize gerçekten yazık...

Ya hu zaten yıllardır o günah bu günah diye diye büyütüldük sonra kaya gibi ''kim ne der!''seti çekildi önümüze böylece bize bahşedilen hayatı yaşayamaz olduk. Onun mu bunun mu şunun mu istediği şekilde yaşayalım biz de şaşırdık kardeşim...Sonra bir gün kendi kendine (tabi ki kendi kendine olacak düşüncelerini öyle herkese anlatamazsın ki ön yargı setleri var) düşünmeye başladık ''N'oluyor la ! Yaşam geçiyor ama içinde bana dair bi'şey yok gibi!'' diye. Tabi devamı geldi...

Nasılsa sayfa benim sayfam onun için tüm örnekleri de kendimden vermeliyim. Lise yıllarında(çooook eski zamanlarda) neden bilmem tüm sınıf hatta okul fantazi (nasıl bi saçma müzik türü ismidir bu Ya Rabbim) müzik ve türevlerini (türevi dediğim arabesk işte) dinliyordu. Bense oldum olası duygusuz olduğum için ( siz ona romantik deyin) hiç haz alamadım bu müziklerden. Böyle şeyler dinleyip derin hüzünlere dalıp aşk acıları çekmek hiç bana göre olmadı zaten (dedim di mi oldum olası duygusuzun biriydim) Neden bilmem yabancı müzik dinler dururdum (anlamıyordum ama olsun güzeldi ve beni eğlendiriyorlardı) adım ''Entele''çıkmıştı altı üstü yabancı müzik dinliyorum diye! Gerçi o tarihlerde İmam-Hatip Liseleri için bu tür şeylerin tuhaf karşılanması da doğaldı ya neyse (Senin ne işin var elin gavurunun müziğiyle , gül gibi arabesk dururken!)

 Derslerim çok iyi olmadı Teşekkürlük öğrenci olmaktan öteye geçemedim mesela, üstelik kendi halinde ezik de bir tiptim; hani herkesin sevdiği ama etliye sütlüye karışmayan ezik tiplerden biri ! Çünkü  o zaman da saçma geliyordu bana, saçma sapan şeyler yaparak gündemde olmaya çalışarak komik durumlara düşmeler ! Öğrencileri gerçekten dinleyen ve onların yanında olan bir öğretmenime okulda bir gazete çıkarmak istediğimi söylemiştim (yazmak benim ruhumda varmış şimdi hatırladım!)İdareye  saçma gelse de öğretmenimize güzel bir fikir olarak geldi ki çıkarmaya başladık gazeteyi ve benim de yazma serüvenim başlamış oldu...

Okumayı hep sevdim okudukça daha çok soru sordum kendime ,cevaplarını bulabilmek için.Hayata taktım kafayı ; hem bu kadar muhteşem olup hem de anlaşılmaz nasıl olabiliyordu ! Neden vardık Dünyada, yemek içmek ve sadece namaz kılıp oruç tutup şükrettiğimizi sanmamız için mi gelmiştik !Cidden bu kadar basit(haşa) miydi yani ? Bir de bu düşündüklerimi etrafımdakilere söylediğimi düşünsenize (zaten çok düşününce kafayı yiyeceğini düşünen bir toplumuz!) Biriktirdim durdum soruları/mı içimde ezik ben (gülmek serbest)

Sonra, kitap okumalarım bana insanları okumak konusunda yardımcı oldu .Ve ben kişileri okumaya başladım tabi ki önce gözlemleyerek başladı. Sonra hiç tanımadığım bir dershane arkadaşımın (benim sınıfımda değildi) yanına gidip hep neden yalnız olduğunu sormamla başka bir pencere açıldı yaşamımda...Bir kaç ön yargı kırılma olayı da yaşadıktan sonra hayatın anlamını ufak ufak çözmeye başladım gibi gibi.....

Ve Kur'anla gerçek anlamda tanışmam! İnsanın önünde ne kadar perde varsa düşünmeye dair hepsini kaldıran o berrak /net ve kesin bilgilerin kaynağı; insanın kalbine huzur denen nimeti paraşütle indiren o rehber !Şimdiye kadar okuduklarınızı dinlediklerinizi düşündüklerinizi size açarak anlatan o muhteşem rehber..Ve karşısında da okuduğunuz için bir de üstüne üslük anladığınızı düşündüğünüzü söylediğiniz için size sapık diye bakan insanlar ! 

İşte asıl hikaye bundan sonra başladı.......................................................................Devam edecektir !

Yazıya ait şarkım bu olsun ,size iyi dinlemeler... https://www.youtube.com/watch?v=rE7xdcNTxv4

22 Mart 2015 Pazar

Kişilerle Değil Sorularla Meşgul Et Aklını ?

Hani biri çıkıp ''Kur'an okuyup anlamaya çalışmalıyız ,Din Kur'andır '' dediğinde saldırıya geçmeden önce şunu bir düşünür müsünüz ; Bir türlü icraate geçmeyen  dualarımız, Kur'anı duvara asarak yaptığımız ibadetlerimiz(!) ve aklımızı kullanmadan yaşadığımız dinimiz(!) ile ne kadar yol alabilmişiz Dünyada ? İnsanlık adına neler yapmışız son yüz yıllarda ve insanlığa ne katmışız ? Ve en can alıcı gerçek; İslam aleminin durumu ne olmuş; biz -Kur'an dışında- din yaşadığımızı ZANnederken ?

Lütfen ''Kur'an ,Kur'an,Kur'an..'' diyenlerle karşılaştığınızda, kafadan onları Cehenneme göndermek yerine lütfen bu sorularla meşgul edin kafanızı beyfendiler/hanımefendiler...Bir zahmet !

Siz, birilerini Cehenneme gönderme derdindeyken o kişiler de sizin yanlış yolda olduğunuzu görüp size dua ediyor olabilirler ! Siz, Peygambere bilmeden hadis adı altında iftiralar atarken (bilerek ya da bilmeyerek) o fasık ilan ettiğiniz kişiler ''Peygamberi ,Kur'an okuyarak tanıyalım''diyerek doğruları herkese duyurmaya çalışıyor olabilirler !

Hatta karşınızdaki kişilerin doğru mu yanlış mı olduklarını görebilmek /anlayabilmek için de açın okuyun kitabınızı ,Allah aşkına ! Başkaları şunu dedi bunu dedi diye yaşamayın güzel dinimizi okuyun kendiniz görün Rabbimiz ne istemiş bizden diye. İnanın bir sinema filmini izlemekten ,entrika dolu dizileri takip etmekten ,futbol takımınızı an ve an takip etmenizden çok daha kolay okumak ... Üstelik siz uymayın o yanlışı fısıldayanlara, O kitabı anlamak hiç de zor değil; anlamamız için akıl denen nimeti vermiş Rabbimiz bize !

Nasılsa siz benden daha çok biliyorsunuz benim ki sadece bir hatırlatma o çuvaldızı alın bir de kendinize batırın lütfen ! Yarın kendimize gelmek için de ,okumak için de çok geç olabilir...

20 Mart 2015 Cuma

Bilmece Gibi !

Çelik yeleği var Polis değil, Kanatları var uçar ama kuş değil, gelecekten haberler verir ama medyum değil, her şeyi bilir ama bilgisayar değil, aynı anda bir çok yerde bulunabiliyor ama televizyon değil ? Biz ona kısaca ; gavs diyoruz !

Lütfen !


ALLAH aşkına, çocuklarınıza DİNİ eğitim versinler diye onları cemaatlere ve tarikatlere göndermeyin.Kendiniz öğretin çocuklarınıza İslamı ...Nasıl mı ? Evinizde KUR'AN yok mu ; açın ve okuyun (ama anlamıyla tabi) çocuklarınıza .Emin olun onlar çok zekidir anlarlar okuduklarınızı...Çocuğunuz varsa onları birilerinin eğitmesini beklemeyin onlar sizin çocuklarınız siz anlatın en doğrusunu ..Bilmiyorsanız da önce kendiniz öğrenin sonra da evlatlarınıza öğretin ! Gönderdiğiniz yerde Kuran dışında her şey din diye öğretirler de haberiniz olmaz !

18 Mart 2015 Çarşamba

Emanete Sahip Çıkmak Vazifemiz

O güzel insanlar ,bizler birbirimizi yiyelim diye kanlarını şahit bırakmadılar bu vatan toprağına !

9 Mart 2015 Pazartesi

Sahte İnsanlar Sahte İyilikler !

Merhaba Günlük,
Her şeyimiz sahte ; buna neden zamanın acımasızlığı mı yoksa biz zaten bu muyuz karar veremiyorum! Sevgilerimiz sahte, yardımlarımız, iyiliklerimiz,sözlerimiz ...

Nereden mi geldi aklıma ? Çünkü bizler egomuzu tatmin için sevmeyi deniyor sevilmeye talip oluyoruz.Sevgilerimiz merhametten ve samimiyetten uzak...Çabuk unutulan cinsten ve sabır denen nimeti zerre barındırmıyor içinde.En ufak tartışmada ''Sen zaten hep böylesin..'' , ''Sen önceden de buna benzer bir şey yapmıştın'' diye saklanan nefretleri kusuyor bizim sevgilerimiz sevilmelerimiz..

Evet sevgi nedensiz olmaz ama nedenlerimiz de çok önemli! Maddi beklentilerin olduğu hislerin adı kesinlikle sevgi değil bu konuda anlaşalım günlük manevi beklentiler de  duruma göre değişiyor ve sevginin boyutunu belirliyor..Ben'i büyütmek için sevmeler, ben'in aradan çekildiği (çekilmek zorunda kaldığı anlarda ) çirkin yüzünü gösterir ve biriktirdiği negatif düşünceleri kusar durur ve gerçek olduğunu sandığı sevgiyi bitirir...

Sevgi eksiğiniz varsa yüreğinizde bu sefer de onu yanlış şeylerle hatta yanlış kişilerle doldurmaya çalışır bir süre sonra hayal kırıklığı yaşarsınız. Yine karşınızdakini suçlar durursunuz sanki biri aklınızı sizden almış da siz vermemişsiniz gibi tüm yaşadıklarınızın kararını gibi !

Neyse konum sevgi değil zaten ;hele sahte insanların sahte sevgileri  hiç değil.Konum yalan insanların, insanları kandırırken Allah'ın da kandırabileceklerini sanmaları! Nereden mi çıktı bu konu: Yardım kuruluşunun çekilişinde çıkan bir gömlek yüzünden yine insanların gerçek yüzlerini görüp tepemin tasının atması neden oldu bu yazıya girmeme. Bilirsiniz bu tür çekilişlerde yardım severler ( çoğu papucumun yardım severi) eşlayalar bağışlarlar ve o kurum da bunları çekiliş yapıp (cüz'i bir miktar karşılığı) insanlara dağıtır. Böyle bir paketten bir gömlek çıktı (hay o gömleği veren yardımdan bihaber severin!) olsun bir giyen çıkar veririm diye düşünüyorsunuz ama bir de bakıyorsun ki o da ne, gömlek defolu ! Yuh diyorsun içine içine çığlıklar atarak....................

Şimdi sevgili günlük konu gömlek falan değil anlamışsındır ; gömleğin canı olsa Cehenneme! Konu çok da derin..Bu insanlar ne yaptıklarını sanıyorlar ;giyilmeyecek gibi bir gömleği bir yardım kuruluşuna verince sevap kazanacaklarını  mı umuyorlar ! Ya da daha vahimi ; defolu gömlekle Allah'ı kandıracağını mı sanıyorlar ? Allah aşkına bu neyin kafası, biri bana açıklasın...Cidden insanlardan soğudum ya ; Müslümanım diyen bunu yapıyorsa bizim kimseye kızmaya hakkımız yok ki ! Bir insan hiç mi düşünmez hiç mi samimi olmaz kardeşim..La senin giymediğin/hatta giyemeyeceğin bir eşyayı yardım olsun diye verirken hiç mi utanmıyorsunuz ! Ya git çöpe at da verme onu yardım diye La havlevelakuvvete...

Ya hu bir tek şeyi adam gibi yapın da şu işi de doğru yapmaya çalıştım diye bilin Rabbin karşısında ! İnsan, Allah'ı kandırabileceğini sanacak kadar aptal olabiliyor ! Sanki yaptığın iyiliği benim için yapıyorsun ,la kendin için yapıyorsun ona da neden sahtekarlık karıştırıyorsun , sen de hiç mi akıl yok ! Yok yani yapma böyle, bir iyilik yapacaksan al o gömleği (ya da vereceğin defolu her neyse) git  yak da bari ne kendini ne de milleti kandırma !

İşte böyle günlük ben pembe gözlüklerimi çıkardım çıkaralı hep bu gerçeklerle yüz yüze kalıyorum ve Fadime tarafımı konuşturuyorum.Sen bakma bana; elbet bir yerler de gerçekten iyilik yapan reklamdan uzak kalan, meyvenin sebzenin iyisini ( ticaretini yaptığı her neyse) satıp helal para kazanma derdinde olan insanlarda vardır ! ...

Sevgili Günlük , gelen giden olursa onlara şu parçayı dinlet ben sıkıldıkça dinliyorum bu parçayı 
https://www.youtube.com/watch?v=p6rlmYp2aMs


8 Mart 2015 Pazar

Ne Tevazusu Onlar Gerçekler !


Sevgili Günlük,

Radyo da Tarkan çalıyor ben de eşlik ediyorum hem de pek sevmediğim bir şarkısına.Böyleyim de sevmediğimi söylediğim şeylerle de zaman tüketebiliyorum. Korkağım ,dengesizim, çok gülerim sıra dışı şeylere ağlarım, çabuk kızarım, nefretimi içimde tutmamak için söyleyeceklerimi isim vermeden lönk diye söylerim, meraklıyım hep yeni şeyler peşindeyimdir ve bu şekilde de yaşlanıyorum.

Kendimle ilgili eleştirilerde bulunurken bunu tevazu için yapmıyorum ciddiyim günlük ama insanlar bunu anlamak istemiyorlar. Bir kısmı; yok canıım sen de kendine haksızlık etme diyor diğer bir kısmı da her zamanki gibi laf çakma odaklı oldukları için ''Fazla tevazu kibirdendir ''sözünü hatırlatıyor. Ne tevazusu kardeşim ben hissetmediğim şeyi niye yazayım.Bu gün kendimi salak hissediyorsam doğru olduğu  için öyle yazmışımdır bunun tevazuyla ne alakası var. Ya hu hem tevazu dediğin ne ki ;haddini bilmekse haddimi biliyorum çok şükür .Yok yani zaten çok matah kabiliyetlerim mi var ki onun bunun gibi hava atayım. La güzel değilim tipimle hava atayım, param yok ki paramla insanları döver gibi davranayım, ilim insanı mıyım ki ilmimle birilerini döveyim ! Yok yani ne kabiliyet ne de maddi bi'şeyler yok (şükür) neyin kibrini gizlemek için tevazu göstereceğim ,alemsiniz he !

Her duruma uyum sağlayabilen bir bukalemun olmayı istediğim oluyor çoğu zaman. Öyle olduğunda çabuk sıkılmazdım ben de girdiğim topluluklarda ilgiçekmek için boşboş konular üzerine atıp tutardım ,insanların istediği gibi muhabbetlere akıp lay lay lom vakitler geçirebilirdim. Bir ayakkabı  çanta muhabbetine  dalıp bir saat konuşabilir ve hiç sıkılmazdım ne güzel. Hatta her şey,bildiğimi ima edip en önemli şeyleri görmemezliğe gelip minareler inşa edip üzerlerine de kılıflar örebilirdim Ören Bayan 3 numara iplerle! Hem öyle biri olsam gittikçe A-sosyalleşmezdim de ! Hayatın gerçeklerine dikkat çekeceğim diye yormazdım kendimi ,insanlar suratıma bakınca yapılan konuşmalardan midemin bulandığını da anlamazdı!.. Güzel olurdu be günlük... düşünmeden eğlenir ufak şeylerden mutlu olurdum..mutlu olurdum ya düşünsene,gerçekler aklına gelmezdi mutlu olurdum.Ölümü hatırlamazdım  hep başkaları ölür sanıp ben dünyaya dalıp giderdim !!!

Aman be yine ben işte dayanamıyorum hep hayatın ciddi tarafına geçiyorum. Bana bir çadır ,bir araba bir de tüfek lazım ve çağıldayan bir dere kenarı; kamp kurmalıyım ! Tüfek ,artık insanlara zerre güvenmediğim için korunma amaçlı yanıma aldığım zorunlu yardımcı !!

Bak bi'şeyin farkına vardım günlük ; insanın hayalleri ,yapmak istedikleri bu dünyaya sığmıyor sanırım bu da bu dünyaya ait olmadığımızdan kaynaklanıyor. Yoksa ben neden Dünyada ayak basılmamış yerleri görmek isteyip tüm canlıların yaşamlarındaki ahengi idrak edebilmeyi isteyeyim ki ! Olur da Cennete gidersem (ki inşaallah) Rabbimden, Dünyada olup bitenleri idrak edebilmeyi bütünü görebilmeyi istiyeceğim. Muhteşem bir düzen var akıl dumura uğruyor muhteşemliği gördükçe... Aşk arayanlar biraz tefekkür etsinler bence..

Ya dellendim yine, güya günlük yazıyordum oradan Cennete bağladım konuyu...Neyse hayat işte bir garip bir garip bir garip çık çıkabilirsen içinden... Bir gerçek var o da ölüm denen araç ! Ölüm insanı bir silkeliyor ki deprem hafif kalır yanında... Rabbim .....Rabbimdedim dua ile bağlayayım istedim ama O zaten şimdi yazarken içimden geçen dualarımı biliyor ,onları hayırlısıyla versin inşaallah..daha ne olsun kii...

Günlük seviyorum seni çünkü sen de beni görüyorum ve sana beni anlatıyorum..Ve sen beni yanlış da anlamazsın çünkü sen yazarken düşündüklerimi de duyuyorsun....................

Hadi günlük yarına kadar buralar sana emanet. Gelen giden olursa ara tara bul ve misafirlere Mehmet Erdem'in ''Haydi gel gidelim'' parçasını dinlet..

7 Mart 2015 Cumartesi

Can Teyze !

Selam günlük..

Pek kimse uğramamış bloga istatistiklere baktım da.. Absalom gelmiş yorum bırakmış sağolsun Absalom benim için önemli biri biliyorsun S.Günlük. Ne görmüşlüğüm vardır kendisini ne de duymuşluğum ama o iyi biri bundan eminim..tahminlerimde şimdiye kadar pek yanılmadım bu konuda da yanıldığımı düşünmüyorum..Kişinin özü neyse onu bir şekilde belli  eder hatta hep her şeyi dalgaya alırmış gibi görünmeye çalışsada ! Neyse ben bu günüme geçeyim  ve @absalom iyi biridir diye bu konuyu da burada noktalayayım...Karşı kıyının delikanlısı absalom...

Bu gün bir yardım kuruluşunun yemeğine gittim günlük.Kalabalık ve güzeldi,güzel ve samimi insanlar vardı ama sanırım sadece yemek yemeye gelmişler de vardı ..Bir bayan konuşma yaptı gerçekleri bize bir kere daha hatırlattı biz de eh iş zorla dinledik(!) ve yemeğe devam ettik günlük ! O değil de kadıncağız konuşma yaparken o kadar çok konuşulmasaydı ve yemeklere dalınmasaydı iyi olurdu ,kadına ayıp oldu (!) ama kimse pek de önemser gibi görünmüyordu ...yok bu sefer sinir olduğum şeylere değinmeyeceğim umarım amacına ulaşmıştır yemek diyerek bu konuya da burada veda ediyorum...

Eve gelirken en sevdiğim ulaşım aracını kullandım (minibüs) nasıl severim(!) minibüs yolculuklarını bilirsin günlük. Hele o trafik kurallarını hiç saymayan minibüs şöförlerine olan derin sevgimi saygımı burada da belirtmeden geçemeyeceğim !!! Neyse tuhaf ama yine oturacak bir yer buldum ve lönk diye oturdum koltuğa. Biraz ilerledikten sonra arabaya dünya tatlısı yaşlı bir kadın bindi. Ben yer verdim ama nasıl şeker bir teyze görsen yanaklarını çımırırsın günlük o derece tatlı bişiy.Neyse bir neşeli bir kendinden emin ki tüm minibüs ahalisinin bakışlarını ve dikkatini kendine çekti..Şoförle atışması kopardı bizi şöför de teyzeye kendi tarzında cevap verince sıcak bir hava esti gibi oldu ortamda. Neyse biraz daha ilerde arabaya hamile bir bayan bindi tam teyzenin önünde duruyordu .Teyze kadına bakıp ''Vuu bu ne, ört karnını üşüteceksin bebeği''demesiyle koptuk.Kalktı genç anne adayına yer verdi üstüne de bir yığın nasihatlerde bulundu ama nasıl samimi nasıl tatlı.Herkes ona bakıyor ve tebessüm ediyordu. Bi de şiveli konuşuyor Allahımmmm o nasıl bir şirinlik. Bir de diyor ki ben aslında Gürcü'yüm ama Trabzonlu şivem var yarı da Trabzonluluğum var değilim desem bile kimseyi inandıramıyorum bu şiveyle diyor :)

Kimse teyzenin arabadan inmesini istemedi hatta teyze inerken ablanın biri ''sen bizimle gelseydin inmeseydin keşke'' dedi :) Teyze indikten sonra yorumlar yapıldı üzerine ; çok güler yüzlü biriydi ne güzeldi falan denildi. Ben de dedim ki Teyzenin kimse umurunda değil kim ne der derdi yok onun için de çok samimiydi.İçinden geldiği gibi konuşuyor bizim yapamadığımız gibi dedim. Haklıyım ama.. böyle insanlar en samimi insanlar .Küçümsenir yadırganırım endişeleri hiç yok oldukları gibi konuşup davranıyorlar ve gerçekten iyiler iyiliği vazife olarak görmüyorlar onlar için yaşamın bir parçası iyilik denen olgu...

İşte böyle günlük bir minibüs maceramızda böyle geçti. Teyze onun hakkında yazdığımı bilse ne yapardı ki ! Rabbim neşesini korusun inşaallah...

Böyle olaylar da böyle güzel insanlar da hayata  renk oluyorlar, ne güzel de oluyor be günlük...

6 Mart 2015 Cuma

Merhaba Günlük !

Sevgili Günlük,

Seni bir hayli boşladığımın farkındayım; gelip alel acele bir şeyler yazıp gidiyorum her seferinde biliyorum hep face'in suçu ! Face mi kim ?Şu, insanların sadece tartıştıkları anlamak için değil alt etmek için konuştukları sosyal paylaşım platformlarından biri olan Face işte. Ben ani bir kararla oradan bir süreliğine uzaklaştım (büyük ihtimalle kısa bir ara olur  bu ama uzun ya da kısa zamanı bloguma çeki düzen vermekle geçirecem) çok iyi insanlar var orada bir o kadar da lüzumsuz insan var. Bir şeyler öğrenmeme vesile olan cümlelerin sahipleriyle ,tepemin tasını attıran kişiler; hepsi iç içe. Neyse bırakalım dedikoduyu da gündelik hayatın içindeki ''Ben''e geri dönelim.

Ben ne zamandır ''ben ''değilim günlük yapmak istediğim yığınla iş var ama ne imkan var ne de olanak, gerçi ikisi aynı anlama geliyordu değil mi neyseee durumun çıkılmaz halini başka türlü anlatamıyorum... İnsanlara yardım için bir şeyler yapmak istiyorum ama ne yardım kuruluşlarına ne de yardıma ihtiyacı olduğunu söyleyenlere güvenim kalmadı (bununla ilgili başımıza gelen bir olayı seninle de paylaşmıştım günlük ) ee bu durumda insanları araştırıp kapı kapı yardım götüreyim desen onda da ''Deli misin kardeşim kapımızda ne işin var in misin cin misin uzak dur bizden !'' diyecekler olabilir endişesi  var tabi ! Ne yapsam bilemedim ..acaba yaşlandım/maşlandım demeden Rehberlik mi okusam ki şu saatten sonra, zira çocuklara yardımcı olmayı çok isterim. Siz bu insanlıktan bi haber insanlara bakmayın ümit var olun aklınızı kullanın ve vicdanınızı hiç susturmayın ,insanları sevin onlar için bir şeyler yapmaya odaklanın ''insan olmak insanlığa hizmet etmekten geçer'' gerçeğini benimsemelerine yardımcı olmak istiyorum....(vay anacım ne uzun cümleydi bu)

Sevgili günlük burayı neden çok seviyorum biliyor musun ? Çünkü canım istediği gibi saçmalayabiliyorum burada ! Gerçi ara sıra noktalamalara dikkat et Elif, profil resminizi neden değiştiriyorsunuz size hiç yakışmamış bu resim ELif Hanım, çok asabisin Elif... gibi eleştirilerdebulunanlar çıkıyor ama onların da yorumlarını yayımlamıyorum,çaktırma sevgili günlük (istersen smile)

Şimdi çıkıyorum yarın yine gelirim günlük içimdekileri sana döker yine giderim nasipse. Günlük aklın ve dilin olsa da bana insanların samimi görüntülerinin altında yatan yalan ruhlarını görebilmenin yollarını söylesen.........neyse güzel günlük ben yokken buraları kem gözlerden ve camdan girenlerden koru emi !

Bi de, ben iyi bir insan olmayı beceremedim be günlük..ne kadar çok iyi insan var ben onlardan biri olamıyorum !.......................................................................................iyilik neydi be günlük? Kafamda sorular sorular ve hesaplaşmalar...ölcez be, ne diye bu kadar çok düşünüyorsam ben de.......

Not: Ara tara bul ve gelen gidene Kolpa'nın ''Gurur Benim Neyime'' şarkısı dinlet olur mu Günlük


5 Mart 2015 Perşembe

Kıyamet Alameti !

Anlamanı beklemedim ki
Ben hep bildim beni sevdiğini....
Ne kadar az konuştuk seninle 
Ama gözlerimiz hiç durmadı.
Önce onlar sevdi bir birini 
Sonra dil sustu hep hisler konuştu............................

Ben anla diye beklemedim ki beni,
Ben hep bildim 
beni çok sevdiğini.....

Not:Başlığa muhalefet olmazsanız sevinirim zira şiirimsi bi'şey karaladığım için attım o başlığı bilginize.


3 Mart 2015 Salı

Hidayet


HİDAYET Kelime anlamı olarak  hakkı hak, batılı batıl olarak görüp doğru yola girmek, doğru yola iletmek, dalâletten ve batıl yoldan uzaklaşmak, iman etmek, Müslüman olmak, yol gösterici, Kur’an, tevhid gibi anlamlara gelir. İlk bakışta hidayet küçük bir kelime gibi gözükse de aslında öyle değil derine inildikçe değişkenleşen yani göreceli bir kavram.

Hidayeti verme yetkisi sadece Allah CC ye aittir. Kimse kimseye hidayet veremez sadece doğru yolu gösterebilir. En doğru yol gösterici ise tabiî ki Kuranı Kerimdir. Bakara suresinin 2. Ayetinde şu şekilde yazar. BAKARA: 2  İşte bu içerisinde hiçbir uygunsuzluk olmayan bir kitaptır. Muttakiler (rablerinden sakınanlar) için bir hidayet rehberi, bir yol göstericidir.

 Hidayeti yalnızca Allah verir. Sadece ona teslim olmalıyız. Korunmak için muska , cevşen takanlar nazar boncuğu taşıyanlar Rabbimizin gücü ve kudretini inkar etmiş olurlar. Açıkçası şirk koşarlar. Hidayete ermek için ilk önce tam teslimiyet gerekir. Rabbim Kuranı Kerimde Bakara suresinin 136 ve 137. Ayetlerinde şu şekilde bildirir.

 BAKARA:136 Biz Allah'a, bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve Esbât’a indirilene, Musa ile İsa'ya verilenlere ve Rablerinden Nebi’lere verilenlere inanırız deyin. Onlardan hiçbirinin arasını ayırmayız, aralarında fark gözetmeyiz, bizler ona (Allah'a) teslim olanlarız deyin. 

BAKARA:137 Eğer onlar da sizin inandığınız gibi buna inanırlarsa, doğru yolu bulmuş, hidayete ermiş olurlar. Yok, eğer yüz çevirirlerse o durumda uzak bir ayrılığın içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah size yeter. O işitendir, bilendir.Hidayetin diğer temel niteliği ise sabırdır. Allah CC insanları deneyip sınamaktadır. Hidayet rehberi olan Kuranı kerimde şu şekilde geçmektedir. 

BAKARA:155 Elbette ki sizi, bir şeylerle deneyip sınayacağız. Korku ile, açlık ile, mallardan eksiltme ile, canlarınızla, nefislerinizle ve semeratlarla da. Sabredenlere müjdeler olsun.

BAKARA:272 Sen onları hidayet edemezsin. Lâkin Allah, dileyen kişiyi hidayet eder. Hayırdan ne infak ettiyseniz o kendiniz içindir. Yapacağınız hayırları ancak Allah'ın cemalini talep ederek yapın. Hayırdan verdiğiniz her ne varsa, karşılığı size tam olarak verilir ve sizler zulme uğratılmazsınız. (Haksızlığa uğramazsınız).

 ÂLİ IMRÂN:20 Eğer seninle çekişirseler; Ben ve bana uyanlar yüzümüzü Allah'a teslim ettik de. Kitap verilenlere ve kitabı bilmeyen ümmilere de deki; Siz de Allah'a teslim oldunuz mu? Eğer teslim oldularsa hidayeti bulmuşlardır. Yok, eğer yüz çevirdilerse o durumda sana düşen sadece tebliğ etmektir. Allah kullarını görmektedir.Rabbimiz hidayete yönelene hidayet yollarını kolaylaştırır, bile bile inkâr edene hidayet yoktur. Her kim Allah'a tutunursa (onun hidayeti olan Kur’ana sımsıkı sarılırsa) dosdoğru bir yola iletilmiş olur. 

 MÂİDE:105 . ayette Rabbimiz hidayete nail olduğumuzda sapmış olanların zarar veremeyeceklerini söylemiştir. Allah’ın hidayet vermesi, sizin onun yoluna doğru adım atmanızla olur. Onun ayetlerine, yani etrafınızdaki bunca delile rağmen düşünmez, şükretmez ve onun azametini görmezden gelirseniz o da sizi karanlıklar içinde bırakır. Hayatımızı yaşarken şirk koşmadan, zulüm yapmadan, yoksulu yetimi gözeterek yaşarsak hidayeti istemiş oluruz. Rabbimizde bizlere hidayeti nasip eder. Öncelikle Rabbimize teslim olacağız, 

 En doğrusunu Rabbim bilir.

Emin Yılmaz

İnsan Bu Dünya'ya Dar !

Ne kadar da Vivaldi bi insan :)  Hani dalıyorsun uzaklara da başka bir dünyanın içinde buluyorsun ya kendini ne güzel bir nimettir o ; h...