10 Eylül 2020 Perşembe

Olmuyor Başaramıyorsun ERdoğan!

Olmuyor, yetmiyor yetemiyorsun ERdoğan ! 

Hiç durmadan çalışman birilerini hiç ilgilendirmiyor ,sen geceleri 4 saat uyuyorsun, gün içerisinde kaç toplantı yapıyor kaç dünya lideriyle konuşuyor ticari anlaşmalara imza atiyorsun umurlarında değil...
Varsa yoksa "Erdoğan çalıyor , Erdoğan gitsin!" de ne olursa olsun!

İşin enteresan tarafı bu ülkenin rahat yaşayan kesiminden yükseliyor bu tip isyanlar! 
Oturduğu yerden çalışmadığı  karantina dönemin de bile  maaşını alan öğretmen de aynı şeyleri sayıklıyor ,hayatında tatilin ne olduğunu senin liderliğin döneminde gören herhangi mesleğe sahip kişiler de...

Eskiden sulalelerde/köylerde  tek araba  varken şimdi bir evde 2-3 araba var ama yine de senden ve senin döneminden şikayet ediyor millet,yapamıyorsun Erdoğan başaramıyorsun!

Sen ki yedi düvele  kafa tutan, 
vatanı milleti ay yıldızlı al bayrağı için ölümü göze almış bir lidersin, 
bir yandan Firavun ve fareleri ile mücadele edip bir yandan petrol arıyor etrafındaki denizlerde hakimiyet kurmak için çalışıyorsun... 
ülke liderleri ile görüşüp onlara dünyada dönen haksızlıkları anlatıp destek istiyorsun ...
Ama olmuyor Erdoğan ,yapamıyorsun yetemiyorsun! 

Dünyayı hakimiyet altına almış sistemi yıkamadın, döviz ve faiz adı altında dünyayı kasıp kavuran kapitalizmi eline bir asa alıp yok edemedin , 
hem firavunla mücadele edip hem de ülkeni zerre zarar görmeden dünyanın en zengin kusursuz yaşanan yeri haline getiremedin... 
Dünya var oldu olalı var olan zengin ve yoksul arasındaki farklı sıfıra indiremedin... 
Herşey çok pahalı bak senin yüzünden dün alabildiğimiz lastik ayakkabı ya da ucuz ayakkabılar yerine abede menşeli spor ayakkabıları giyip, bir kahveye 15 lira verip içiyoruz.
Senin yüzünden evimizde kahvaltı yapamaz olduk ,dışarda serpme kahvaltı yapmak zorunda kalıyoruz,
Yaz tatillerinde benzin/mazot pahalı olduğu için doğduğumuz yerlere gidip anamızı babamızı bile ziyaret edemez hale geldik senin yüzünden oradan oraya şehir şehir gezmek zorunda kalıyoruz, 
eskiden öylemiydi belimizi kırar anamızın dizinin dibinde oturur paralarımızı sayardık...

Yapamıyorsun ,başaramıyorsun Erdoğan!

Bizi hastanelerimizde sıra bekleme lüksünden bile mahrum ettin biz kuyruklarda birikip tanışıp ahbap olmaya dertleşmeye alışık millettik onu da aldın elimizden şimdi nerdeyse randevu günümüz gelince araba gönderip zorla alacak hastaneler bizi evimizden ....zorla güzellik olmaz Erdoğan! 

Devletine milletine onu geçtim etrafına zerre hayrı dokunmamış insanlar "Erdoğan çalıyor , ülke battı, ekonomi bitti!"diyor ,20 yıldır tüm badirelere rağmen biten yiten giden birşey yok, sıradan aileler bile çocuklarını özel okullarda okutuyor, ülkeyi baştan aşağı gezmeyen kişi kalmayacak yakında, 
pahalılıktan en çok şikayet   edenlerin dün alabilip de bugün alamadığı hiç birşey yok, 
evi arabası olmayan kaldı mı bilmem,
insanlar evlerindeki eşyaları sıkılınca değişmeye başladı...ama "Erdoğan başaramadı,   ERdoğan çalıyor!" 

Evinde karısıyla tartışan Erdoğan'ı suçluyor, ödeyebileceğinden çok kredi kullanan Erdoğan'ı suçluyor, derdi olmayan Erdoğan'ı suçluyor.....
Bir kesim de oy verdiği için en ufak şeyde oy vermeme şantajı yapıyor ! Kimseyi memnun edemiyorsun ERdoğan ,başaramıyorsun!!! 

Gece 4 saat uyuyorsun diyorlar yapma,uyuma onu da bizim keyfimizi nasıl diri tutacağını düşünerek geçir ya da ağzınla kuş tutmaya çalış uyuma ,senden mükemmelin de mükemmelini bekliyoruz, işin zor bizim yapmamız gerekenleri de yapmak zorundasın... 

Ki biz rahat koltuklarımızda bıldırcın etinden şikayet edip ahkam kesebilelim! 

Evet Allah sonumuzu hayır etsin, nankörlüğün sonu nasıl bir hayr getirebilirse ! 

"İyi bilin ki başınıza gelen her musibet, yaptıklarınız yüzündendir. Bununla birlikte Allah birçoğunu da affetmektedir!" (Şura/30)
Share:

22 Ocak 2019 Salı

Yürek Yorgunluğu..

Kimi  ne kadar memnun edebiliyoruz ki ! Ya da ne zaman kadar ...Sizin verdiğiniz tavizleri, başkaları için kendinizden verdiklerinizi kim fark ediyor ki! Ya da gerçekten kimin umurunda...Sizin nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığınız, nelere kızdığınız nelerle mutlu olduğunuz kimin umurunda sanıyorsunuz ? İnsanlar yanınızda rahatlıyorlarsa eğleniyorlarsa ona bakıyorlar, çoğu zaten sizi siz yapan şeylerle ilgilenmiyor..Anne babanız ve sevgiliniz değillerse!!! Anne babanınki Allah vergisi zaten ,sevgilinki de %90 menfaat zaten !..Karamsar gibi görünebilir yazdıklarım ama bence karamsarlıktan çok gerçekler bunlar ..

Mesela son zamanlarda şununda farkına vardım ,insanlar dürüst insanlardan çok yalan yanlış kendini pohpohlayanları daha çok istiyorlar yanlarında ; egoları huzur bulsun iyice şişip daha da havalansın, asıl istedikleri.. Bunu aklınızın bir köşesine yazarak bakın bir de etrafınızdakilere!

Eskiden Alimler kendi çocuklarını eğitemezler başka alimlere gönderirlermiş biz de öyle yapsak , tanıdıklarımıza zaten yaranamıyoruz gidelim tüm içimizden gelen iyilik eylemlerini tanımadığımız kişilere yapalım hiç değilse kazıklansak da yapılan saygısızlıktan/haksızlıklardan haberimiz olmaz ! Sevdim bu taktiği !

İnsanı bir tek insanlar yorar yoksa beden yorgunluğu dediğin şey insanı daha zinde tutuyor...Beyin yorgunluğu da başarı elde edince geçiyor bir tek yürek yorgunluğu ne gidiyor ne bitiyor ne de rahat veriyor...
Share:

7 Kasım 2018 Çarşamba

YİNE UZUN YAZI,İÇİMDEKİ YARA !🤐

Çantanızla ayakkabınız uyumlu değilse ne olacak ya da paranız var da arabanızın modeli eskiyse...Velev ki düğünlere ya da iş yemeğine günlük kıyafetinizle gittiniz bunun kime ne gibi sakıncası olur Allah aşkına! Kime ne hesap vereceksiniz bunlar yüzünden ?
Peki anlaşılır olsun diye bir kaç soru daha sorayım:'' Sizin her duruma her kıyafete uygun ayakkabınız varken ,yeni modele yakın arabalarınız varken komşunuz açsa, arkadaşınız borçları yüzünden sıkıntı çekiyorken hatta bunalımlara girmişken durumunuz ne olur ? Gerçi ona da lafımız hazır :'' Borç yapmasaydı !'' iyi de yapmış işte bişey olmuş borçlanmış adam/kadın ve yiyeceklerinden bile kısacak duruma gelmiş ..Ne olacak... Sizin spor ayakkabınızın markası ya da adedi kadar da önemsiz bir durum bu !
Biri bana bu ihtiyaçları kimin belirlediğini söylesin zira ben nu köyünden çıkamamış beynimle çıkamıyorum bu durumun içinden!... Parasız kaldığım zamanları daha çok sevmeye başladım zira o zamanlar zaruri olmayan alacaklarımı erteleyip duruyorum ne güzel işte zaten zaruri bişey değil... Peki param varken zaruri olmadığı halde aldığım şeyleri kim için ve ne için alıyorum ! Pekisiz neyi niye alıyorsunuz hiç düşünüyor musunuz ?
Arkadaşlar biz, sıkıldığımız modası geçtiği içn eşya değiştirmeye ne ara geldik bi söyleyin lütfen ! Eskimeden eşyalarımızı atar olmuşuz kafayı mı yedik biz ; dedem anlatırdı sadece mısır ekmeği ve patates yerlermiş bir zamanlar.. ve biz o insanların bıraktığı vatanda onların şımarık torunları olduk ,neden ama neden! İslamın ahkamını kesip 500 liralık ayakkabılar giyip yoksullara üzülen Müslümanlar mı olduk yani ...
İndirimi bekledim 1500/3500 lira olunca aldım diyoruz(misal ) en küçük ev iş makinemizi alırken kimse biraz daha mütevazi olayım demiyor (en azından ben rastlamadım) bir tek parası olmadığında biraz daha düşük markalara yöneliyoruz ! Para hepimizin putlaşmaya yakın zaafımız olabilir mi ne dersiniz ?
Düğünlerimize bir bakın ,yeni evlenen çiftlerin evlerine ya da yeni ev alanlarımıza.. Hangisinde şatafat yok hangisi yapılırken mükemmellik için uğraşılmıyor ? Ben boşuna demiyorum gittiğim çoğu yerde ''kendimi köylü(!) hiddediyorum!'' diye, hem öyle modern köy de değil bildiğiniz dağ başı köyü!..
Bu düzen (ki düzen denen şeyi de insanlar oluşturuyor) ''böyle gider Elif abartma!'' diyebilrsiniz hatta evet böyle gidebilir de ama bu gidişat (ki ben buna şımarıklık diyorum) gider gitmesine de nereye kadar gider, Allah bize nerede bir ''Dur!''der bilinmez.. Ve Rabbimin ''Dur!'' dediği yere varmadan düzelmezsek diye korkmuyor da değilim !..
Not:Bu şarkı eşliğinde yazıyorum bu yazıyı ve yazdıklarımdan kendimde ders çıkarmazsam ahkam kesmek olarak kalacak tüm cümleler..
YOUTUBE.COM
Mehmet Erdem - Söyle Ahmet Kaya'nın efsane şarkısını yorumlamış..
Beğen
Share:

2 Eylül 2018 Pazar

Erkekler Akıllı Kadınları Sevmezler!

Durun hemen korkmayın ''Elif yine bayramlık ağzını açacak!'' diye ! Öyle büyük cümleler kurmayacağım arada şerhler koyacağım,mesela: Erkekler akıllı kadınları sevmezler ama evlendiklerinde sevmezler; sevgiliyken ve flört dönemindeyken değil !O zaman kadınların herşeylerini severler düşünün onlarla alış verişe bile gönüllü giderler !

Sonra evlenince o sevimli hayalet modlarından çıkarlar siz kendinizi ifade etmeye başladığınızda da ''dırdırcı'' yaftalamasına başlarlar ! İyidirler hoşturlar ama şöyle ufak tefek istekleri/talepleri/beklentileri çıkar ortaya ,mesela sizin; titiz bir ev hanımı, iyi bir ahçı olmanızı ister ve beklerler, çocuk isterler ama o çocuğa mükemmel anne olmanızı da isterler ama mümkün olduğunca bebek ağlamasın geceleri beyefendileri uyandırmamalı! Bu arada çocuk olduktan sonra bir önceki vazifelerinizi aksatmamanızı da beklerler, haliyle eee alışmıştırlar hizmete ! Hala düzeninizden yemeklerinizden ve süslü püslü hanım hanımcık ağzı var dili yok güler yüzlü  o kadın olmanız lazım yoksa; dindar olanları ''dört eşlilik ahkamına başlar!'' şaka yollu da olsa, dinden biraz ya da çok uzak olanları ise artık işten geç gelmeye başlar bazen de toplantıları uzar bildik şeyler işte ! Hee bakın şimdi yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim hepsi böyle değildir, parası olmayanlar pek böyle şeylere açılamıyor ! (Yiğit adam para ve makam da yiğit kadın da parasızlıkta belli olur derler, ben diyenlerin yalancısıyım!''

Eşlerini aldatma konusunda oran belki fazla değildir ama sözlü tacizler(hizmet aksamalarında ve kendi fikir ve istekleriniz konu olunca) çoğunda  vardır,az ya da çok tacizler ...yalan mı? 

Konu sadece hizmet de değil içlerinde bazıları her konuda konuşabilmenizi de beklerler, mesela: faulu nasıl bilmezsiniz kardeşim, eşi yer yüzündeki tüm sporlarla ilgilenen ve tüm yorum programlarını izleyen bir Türk kadını olarak nasıl olur da Kasımpaşasporun forma rengini bilmezsiniz ''Taç''tan haberdar olmazsınız ne !

Yok öyle genellemiyorum hepsi böyledir diye, erkeklerin yüzde 75'i böyledir ama bu da bizim ülkemizde yüzde 90'a tekabül edebilir! Bir de küçücük bir kaç hatırlatma yapacağım bu yazdıklarım ''Aklı başında ,vefalı kadınlara'' özgü şeyler yoksa aklı bi karış havada selfie ve instegram için yaşayan tek sorunu kırılan tırnağı olan yeni yetme eş modellerini kapsamıyor (onların göreceği neler var ben tahmin bile edemiyorum ! Gerçi öylelerinin şansına keşke annelerimiz anannelerimizde sahip olsaydı!!)

Dİyeceklerim bi türlü bitmiyor farkındayım (eee ne de olsa kadınım kadınlar da dırdırcı olur değil mi!!!) ama bir yerlerde istisnalar vardır illaki ; eşiyle hayatı tamamen müşterek yaşayan anlayışlı ve saygısından asla taviz vermeyen he işte onlara lafımız yok onlar zaten mutlu mesut ve sevgi depoları dolu çocuklarıyla ömür geçiriyorlar; onlara toplumca teşekkürlerimizi sunuyoruz ..Benim lafım lafta iyi olan , kendi kusurlarını asla düşünmeyen dışarıya iyi tüm erkeklere... Beyler sağlıklı (ruh ve beden sağlığı) nesiller yetiştirmek mutlu eşlerle başlıyor ,tüm görevleri kadına yığarak değil! Ha şimdi çoğunluk ''Ama biz de eve ekmek getiriyoruz!'' demesin sonra ben de ''kadınlar babalarının evinde de aç değillerdi!'' derim konu uzar gider... 

Aslında yazacaklarım bitmedi yazsam kitap bile olur da pc başında oturmaktan sıkılıyorum bi de klavye tak tak ses yapıyor hoşlanmadığım için şimdilik yazacaklarımı burada kesiyorum...Beyler beyler ''Elalem ne der!''e değil de ''insanlık için daha sağlıklı toplum nasıl oluştururuz''a ve ''yarın Ahirette aile ve evlat konusunda sınavı geçebilecek miyim!''e konsantre olun biraz !

Neyse bir ara da kadınlarla ilgili yazarım artık ya da biriniz çıkıp yazsın ben yayımlarım burada ;)

Share:

16 Mayıs 2018 Çarşamba

14 Mayıs 2018 Pazartesi

Ben Anlıyorum Siz !

''Kimse beni anlamıyor!''
''Herkes beni yanlış anlıyor!''
Ya bi geçin kardeşim bunları, sıkıntı etmeyi bırakın! Sen saatlerce konuşsan da karşı taraf istediği kadarını istediği gibi algılayacak zaten.. Ha bi de sen de aynı durumdasın; sen de eğer değer veriyorsan iyice dinleyecek anlamaya çalışacaksın ,değer vermiyorsan da öyle yüzeysel dinleyecek içinden ''Amaaann bana ne ya!'' derken, anlıyormuş gibi yapacaksın duyduklarını!

Mesele söylemlerinde anlattıklarında dinlediklerinde samimi misin ? İşte mesele bu , sen samimiysen bırak kim neyi nasıl anlarsa anlasın ya da şöyle yap düzeltmeye çalış baktın düzelecek gibi biraz uğraş ,baktın karşı taraf aynı tas aynı hamam devam ediyor onu da yolla gitsin bırak zanlarıyla eğelenedursun zaar !

Kimseyi memnun etmek zorunda değilim (ama bunu kimse için bişey yapmak zorunda değilim diye anlamayın sakın haaa :D ) birilerini memnun ede ede arkadaş dost edinmek yerine kendim olurum kendi doğrularımı yapar yaşar söylerim onlara uygun insanlarla arkadaşlık dostluk kurarım böylesi hem daha sağlıklı hem de daha kolay...bence yani!.. Sonuçta insanları memnun etmek çok zor bi'şey kendinizce onlara istedikleri gibi davranırsınız memnun etmek için paralanırsınız ama bi süre sonra kendinizi Tarkan'ın ''Yolla'' şarkısını dinleyip hayıflanırken bulursunuz ! ;) Bunun bir basamak üstü ise arabesk larkılara dalıştır benden demesi...

Diyeceğim şu ki ''Adım Hıdır fikrim şudur!'' : Arkadaşlar elinize bir Kur'an alın ve okuyun bakalım Allah nasıl bir ''Kul'' istiyor, sonra kendinizi o doğrultuda şekillendirmeye bakın zaten bununla meşgul olurken birilerini memnun etmek ya da anlaşılmamak kaygınız olmayacaktır..Kurban olduğum Allah ,öyle net anlatmış ki nasıl biri olup nasıl bir toplum oluşturmamız gerektiğini.. Bunlara kafa yorarken diğer sıkıntı ettiğiniz şeylerden de uzaklaşacaksınız inanın...

Ha bi de eğer arabesk takılmak isterseniz benim omuzum ağlamaya müsait değil siz iyisi mi Mabel'in ''Öyle kolaysa'' şarkısını dinleyip ağlayın sızlanın ;)

Şaka şaka gerçek tavsiyem bu şarkı
https://www.youtube.com/watch?v=q66KuJfPT_Y
Görüşelim...
Share:

1 Mayıs 2018 Salı

İnsan ol Kafi!

Konu ile alakalı olmadığına bakmayın kendisi en sevdiğim hayvan olur !
Kim olduğunu anlatmak zorunda değilsin sen boşver mahalle(!)baskılarını,elalemi.. Seni Yaratan sana bir hayat vermiş armağan olarak onu yaşa demiş ,yaşa ama ''İnsan''gibi yaşa ki sonradan da bu nimetlerin asıllarını vereceğim sana demiş !... Hem de bunu açık açık demiş ,anlamaz unuturuz diye de kitap gönderip yazılı hale getirtmiş...

Diyeceğim o ki, fıtratın gereği içindeki iyilikleri diri tutup herşeye herkese inat ''insan''kalmaya çalış ,o ne der şu öyle davranmıyor ki, bu bana kötü davranıyor demeden inadına ısrarla istikrarla sabırla kendin olmaya fıtratına sadık kalmaya çalış...

Gamsızlığımı çok seviyorum; kavga olunca kaçıyor, beni ilgilendirmeyen konulara dahil olmuyor, beni ilgilendirmeyen kişileri hafızamda tutmuyorum...İnsanlar bana beni zerre ilgilendirmeyen şeyleri anlatırlarken de dinliyormuş gibi yapıp içimden en son okuduğum kitabın içinde geçen konuları düşünüyorum... kimine göre salağım kimine göre kötüyüm(ki buna ispat isterim !)kimine göre kibirli kimine göre tembel kimine göre ise boş bir insanım ama sorun şu ki bunlar pek umurumda değil !.. Ben okumama bakıyorum sevmeme bakıyorum ve ölüm sonrasından korkuyorum ona göre yaşıyor düşünüyor davranıyorum gerisi çizgi film !

Ne olacak birilerine uyacak olsan seni şekilllendirmeye kendilerine benzetmeye çalışacaklar üstelik ne yaparsan yap seni beğenmeyecekler ,Padişah da değiliz ki ''yıkııll!'' dediğimizde etrafımızdan kaybolsun şekil vericiler...Onun için sen sen ol adam/kadın ol insan ol hesabını veremeyeceğin (Allaha) şeylerin peşine düşme ,yaşantını öyle bir şekillendir ki yarın hesap günü özür dileyebil!

Bir de durup dururken iyilik yap hatta karşı taraf anlamayacak olsa bile iyilik yap denize at o bir gün sana meltem olarak döner emin ol!..Bi de halis sev ,sevgilerine de sahip çık; menfaati hayatından olabildiğince uzak tutmaya çalış, zira menfaat denen illet insanı insanlıktan çıkaran bir şey! Arada aynaya bak ve özünü görmeye çalış baktın olmuyor özünü göremeyecek kadar kör olmuşsun at kendini ranzadan ;)

Diyeceklerim şimdilik bu kadar arada gelir burada gündem dışı takılırım ...Şimdilik Allaha en sevgiliye emanetsiniz...
Share: