Ana içeriğe atla

Farklı Frekans!


Hani böyle iyi insansınız ya , iyi insan olmak için hayata inat direnirsiniz ya bu yolda taviz vermemek için...
Hani konuşarak sorunlarınızı aşmaya alışmışsınız ya, hani insanlara hatalarını tatlı bir dille ve uygun zamanda söylersiniz ya...Bunları yapabilmeniz için karşınızda da sizinle aynı düşünceleri paylaşan sizin yaptığınız şeyleri algılayabile(cek)n birinin olması lazım...Sizin konuşarak halletmeye çalıştığınız sorunu karşınızdaki şarkı söylüyor (ya da ninni söylüyorsunuz ) gibi algılıyorsa sizin uğraşlarınız boşa kürek çekmek gibi oluyo...İnsan olana bir bilemedin 2 kere söylersin anlar amaaaaaaaaaaa ya anlamamak da inat edenler...Sinirlenmemek el de değil..Ne yapalım sabredecen, her şeyde vardır bir hikmet...Ama cidden çok zor bir şey sizinle aynı frekansta olmayanlarla iletişim kurmaya çalışmanız.Belki çok uğraş verip sonunda bir yol bulursunuz anlaşabilmek için ama ama ama o da insanı çok yoruyor be ;) İnsanın da bir sabretme süresi var o süreyi aşınca ''amann beee'' deyip iletişimi kesme olasılığınız da var.Ya iletişimi kesemeyeceğiniz değer verdiğiniz birileriyse bu o zaman ''aman ki aman, off ki off '' zor çok zor...Kolay olan ne var ki şu hayatta..Kötü  insan olmanın dışında...

Not:Yaşadığım yerden bir manzara...Netten çalıntı değil, Made in Papuç ;)

Yorumlar

đerkenαя dedi ki…
Papuç, öncelikle manzara çok güzel :)

Frekansın uymayan birine laf anlatmak söylediğin gibi çok zor papuç, insanın sabrını tüketebiliyor.

Değer verdiğin bir insansa, ki bu en zoru, nasıl iletişim kuracaksınki :) sen "a" diyorsun o, efendim "b"mi dedin diyor :))

Allah kolaylık versin..
Sevgiler..
üryan dedi ki…
Sevgili papuç;
böyle durumlarda daha önce de söylemiştim; hırsımı kendimden çıkartırım nedense.. anlaşlmamaktan bile kendini sorumlu tutan , marazi bir bünye bendeki .. her neyse..

geçen hafta bir yazı yazmıştım..

http://kirilmanoktasinda.blogspot.com/2010/03/aciklama.html

onu anımsattı yazın bana..

seni anlıyorum çok iddialı bir cümle olsa da bu konuya dair seni "sanırım" anlayabiliyorum..

sevgiler.
papuç dedi ki…
@đerkenαя,
manzara konusunda çok şanslıyım şükür :)
Aynen öyle oluyor , sen bişey anlatıyon karşıda ki zaten algılayamıyor bile seni...Ya da işine gelmediği için düzeltmiyor hatasını..
papuç dedi ki…
@üryan ,
yazını okudum sanırım haklısın..Ama bazende ilk başta zıtlıkların varken sonradan biraz daha yakınlaşıyorsun ...Ben işin içinden çıkamadım oluruna bıraktım herşeyi..Bazen yoruyor ama napayım pes etmek kolay geldi :)
iç ses... dedi ki…
selam papuç
dediğin gibi böyle insanlara karşı hep alttan alan kişiysen gerçekten çok zor oluyor.insan kendini sürekli bir baskı altında hissediyor özgürlüğünün farkına bile varamıyor :(
zamansızlıktan yazılarına yorum yazamıyorum.herzamanki gibi çok iyiler.bu arada manzara çok güzel.imrendim sana gerçekten.benim gibi onlarca binanın çatısını izlemek zorunda değilsin :( Allah manzaranıda havanıda bozmasın selametle kal...
papuç dedi ki…
@iç ses... ,
teşekkür ederim yazılarımla ilgili cümlelerine ...evt ama sabretmemiz gereken o kadar çok insan var ki etrafımızda...bize de sabredenler vardır muhakkak..ama sabretmek zor zanaat..Sevgiler..
absalom dedi ki…
ımm şimdi hayat içerisindeki tecrubelerim bana şunu öğretti pabuç.
frekans farklıysa sen ne yaparsan yap olmaz.
ya öle seveceksin.
ya uzaklaşacaksın.

herkesin anladığı dil var derler ya.
inanırım ben bu lafa.
şiddet çözüm deil derler bide.
buna inanmam bak.
çok öfkelendirirse seni iki tane yapıştıracaksın ağzına.
bak nasıl dinliyo sonra.
hahaaaa.

dipnöt,
manzara şahaneymiş hakkaten.
karşı kıyı burası mı oluyo şimdi?

:))
papuç dedi ki…
@absalom,
hoşgeldin :)) hani o sinirlendiğin kişilere iki tane ağzına çakmaktansa suratına tükürmeyi isterdim, TÜrk filmelerinde görürdüm de hayran hayran bakardım..Tüüüü diye ;)
Hım burası karşı kıyı bizim karşı kıyımızda megakent var ...Güzeldir buraların manzarası..
tubişimm dedi ki…
yorumunu inşallah yazcam cnm ama sitemde mimin var cvplarsan sevinirim
ramazan dedi ki…
Bence, farklı frekanslardan "cızırtılı sesler"i dinlemek zorunda kalıyoruz çğu zaman.
Bu manzarayı seyrederken, bu sesler duyulmaz bence. Çok güzel...
papuç dedi ki…
@ramazan hocam,
evet deniz izlerken hiç bişey düşünmüyorsunuz olumsuzluklar içeren...Ve haklısınız o cızırtılar hep vardı hep de olacak sanırım..
!♥ tuana ♥ ! dedi ki…
Sabretmek gerek.Bende sabretmeyi öğretmen olduktan sonra daha iyi öğrendim.Bazen " hayatımdan çıkarayım uğraşmayayım bununla" diyemeyeceğimiz insanlar oluyor.Sabır her kapının anahtarı galiba..
papuç dedi ki…
@!♥ tuana ♥ ! ,
öncelikle bloğa hoşgeldin...Haklısın tabiki sabretmek gerekir hayrı ve şerri bilmeyen bizler için tek çıkar yok sabır...İnsan neye kızıyor biliyor musun ; siz birilerine sabrederken onlar kendilerini bişey sanmaya başlıyor..
Antipatik Yazar dedi ki…
Off be! Papuç. Maalesef hepimizin hayatında var böyle 3-5 karakter. Hepsi koca bir karalama hayatımızda. Ama silemiyorsun ki…
papuç dedi ki…
@Antipatik Yazar,
evet çıkartamıyoruz malesef..aslında çıkarmak istemediklerimiz var ama onlarda biraz anlayışlı olsalar da fenalık geçirtmeseler insana :P

Bi de sana bi soru ''Senin başka bloğun var mı(ydı) ?''
Antipatik Yazar dedi ki…
Hayır! Neden? Niye sorduğunu merak ettim :)
papuç dedi ki…
Bilmem içimden bi ses 'tanıdık biri olabilir '' diye fısıldadı ondan sordum..
Antipatik Yazar dedi ki…
Hayır papuç. Tanıdık değilim!
Ben yazı stilimi birine benzettiğini düşündüm.
Ondandır soruya, soruyla cevap vermem :D
papuç dedi ki…
yazın..hım benzemiyor da değilsin ya neyse..sihirli sözcüm tanımadığımdı sağol..
Derviş dedi ki…
Yazınız her zamanki gibi mükemmeldi. Ben de her zamanki gibi bir Tebrizli Şems kuralı ve bir de hikaye ile düşüncelerimi dile getirmek isterim.
16. Kural: Kusursuzdur ya Allah, O’nu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde bilebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.

Ormanın kenarında yaşayan bir büyük bilge varmış, insanlar ona gelip fikir danışırlarmış. Yine bir gün üç kişi ona fikir danışmak üzere gelmişler. Ancak bu bilge kişinin eşi misafirleri daha kapıdan kovalamış. Bu kadar uzak yoldan gelen insanlar, bu tavır karşısında şok olmuşlar ve çok üzülmüşler. Tam geri dönerken yolda bilgeyle karşılaşmışlar. Bilge, ormandan kestiği odunları bir aslanın sırtına yüklemiş, evine doğru yol alıyormuş. Onlar daha bilgeye bir şey demeden, bilge onlara şöyle söylemiş:
“Biz evdeki aslana sabrediyoruz, Allah da bize buradaki aslanı hizmetçi kılıyor."
papuç dedi ki…
@Derviş,
beğenmenize sevindim (ki ben yazı yazmayı pek bilen biri değilim aklımdakileri gönlümdekileri 'bi şekilde' aktarıyorum bloğa..)
Temsili hikaye de hoşmuş..Ama işte aynı şeye bir ömür boyu sabredebilmekte sanırım bilgelerin işi,zor gerçekten..hayatta zor ama zamanla alışıyor insan herşeye..buna da şükür...
Gorajdenin Gulleri dedi ki…
selamun aleykum,

hayirilisyla persembeyide bir atlatsaydim:)sali gunune kadar tatiliniz.oh ohhhh okullar tatil birazcik:))))

daha havuclu kek yapacam,bulasiklarin bir kismini makinaya atarken,bir okadarda elimde yikadim,.bittim anliycagin.daha oncesinde alis verise gidip bir iki sey aldim.ondan oncede kutuphaneye gitmistik.ondan oncede kizlarimi oynatmasi icin stajyer bacimiz gelmisti:)bunun oncesi bitmez.bugun oyle yoruldumki,papuc,hemen sana icimi dokupte rahatliyim dedim :))

gecen dil kursunda turk bacimizla cami hakkinda tartistik.camideki baiz kadinlar dedikodu ediyor dedim,kadin fittirdi:))gercekleri gormemek,devekusu olmak bu olsa gerek.isim vermiyorum dedikodu oluyomuki:)caminin onunde de kahvhanenin onunde toplanir gibi erkekler toplaniyor,orasi cami mi,kahvehane mi?:)))bacimizin bu laflarim zoruna gitti?

niye camilerimizde (bana gore gayri mesru)helalinden olanlari satmiyoruz.:)))neyse girmeyim bu konuya,helal olan sadece alkol disindakiler degil.

burasi istanbul mu?sen yalovadami yasiyordun?bari neresi oldugunu yazaydin:))
papuç dedi ki…
@Gorajdenin Gulleri ,
aslında kek pek sevmem çok çok acıkmışsam yerim memnuniyetle ve havuçlu kek hiç yemedim belki senin yaptığın havuçlu keklerden yemek nasip olur :) Dünya küçük diyorlarya ona güvenerek böyle dedim :)) Sanki ben sana adımı ve yaşadığım yeri söyledim gibi hatırlıyorum ;) Onun için söylemiyom hıh demek unutmuşsun :)
Cami de ya da kilise de ya da diskoda ya da deniz kenarında ya da savaş alanında DEDİKODU nerde yapılırsa yapılsın haram bişey ...kimsenin kızmaya hakkı yok..ne güzel işte uyarmışsın görevini yapmışsın gerisini onlar düşünsün..

Ben de Cuma 'yı hayırlısıyla atlatmayı düşünüyorum :) Allah her ikimize de yardımcı olsun (tabiki tüm insanlara da)SEvgiler canım...
Anlayamazsin dedi ki…
selamun aleykum:))

karsimdaki insanlari can kulagiyla dinledigimi dusunuyorum.adini tabikim hatirliyorum.zati isimlerimiz ayni harfle basliyor:))))

yalvoda oturdugunu hatirlar gibiyim.yorgunluktan unutmus olabilirim.ee malum karsinda bugune bugun gavurcayi ogrenmeye calisan ogrenci bir anne var:))

hem cocuklarim,hem dil kursum,hem ev islerim vesair vesair.bende kafami kaldi:))

karadenizli oldugunu biliyorum:))

ben ne yaziyorum,bugun iyice kafayi yedim:))sana hayirli aksamlar diliyor ve rabbim yardimcin olsun diyorum.
Profösör dedi ki…
Sanki adalara bakıyor gibisiniz.
papuç dedi ki…
@Anlayamazsin,
evet biildin :))

@Profösör,
haklısınız :) Adalara bakıyoruz
mit dedi ki…
Ahh... Eski evimin manzarası da adaları görürdü. İçim gitti valla...

Biraz kaba bir tabir ama öyle tiplere "odun" diyoruz buralarda. İyice yontup biçmek lazım ki hale şekle gelsin. Ancak ondan sonra söylenenleri anlamaya başlıyorlar çünkü.
papuç dedi ki…
@mit,
:))))))
Anlayamazsin dedi ki…
selamun aleykum:)

papuc bana yalovayi neyin hatirlatacagini sormayacakmisin?

yalovadaki cecen kampindan dolayi hafizama kazinmis:))))hele bir baglanti vardi:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…