Ana içeriğe atla

Bazı Şeyler Elinde!

  Tartışıyorsunuz ve karşınızdaki bi arkadaşınız...Kavga anında ikinizden birinin suratını Küçük emrah gibi yaptığını düşünün!! Kavganız o an biter ve yerini gülmeye bırakır...

 Tartışıyorsunuz ve karşınızdaki kişi çok sevdiğiniz biri (dost ,sevgili, eş ,kardeş)..Kavga anında birbirinize sarıldığınızı düşünün ! Kavganız o an biter ve yerini sevginize ve kavganızın geçiciliğini görmenize verir..

 Bir de bunları yapmak istemediğiniz anlar  olur!! İşte en zoru odur...Enaniyetiniz engel olmak istemez tartışmaya. Bi insan istemediği zaman ne mutlu olur ne mutlu eder ne de tam tersi mutsuz olur..Bazı şeyler elimizde...İstersek tabi...

Yorumlar

Hilal dedi ki…
neyi dilersen onu yaaşrsın sanırım..
neyi hayal edersen onu bulursun..
dileklerimiz, hayalaerimiz hep güzel olsun.
vesselam..
đerkenαя dedi ki…
Papuç, yazını okuduğumda ilk aklıma gelen şey, müziği duydukları anda kavgayı bırakan ve ritme kapılıp oynamaya başlayan romanlar oldu..

Keşke bizlerde yapabilsek, öfkemizi gül/ü/vererek susturabilsek..
Ben bunu öğrenmeye başladım, büyüyorum sanırım..

Sevgiler canım
Antipatik Yazar dedi ki…
Ne güzel söylemişsin be papuç!
name-i nur dedi ki…
Elimizdekileri elimizin tersiyle itmek...geriye bazen pişmanlıklar kalabilir...

sevgiler...
Anlayamazsin dedi ki…
selamun aleykum,

tartisiyorum karsimdaki bencilin teki.soylediklerimi anlamiyor.dedigi dedik ,caldigi duduk.surekli kotu yonde elestiri.bende lafin altinda kalmamaya calisiyorum.:)ee bunun sonu nereye varacak:)

tartisiyorum,karsimdaki benden olduresiye nefret eden biri.aciklamama dahi izin vermiyor.lafi agzima tikiyor.ve surekli eletiler,sonunda evden kovuyor(not o kisi esim diil).ve yillar sonra ''bizim kapimiz size her zaman acik evladim'' lafini yuzsuzce soyluyor.hakli oldugum halde haksiz duruma dusuyorum.ama sorunlar hallolmuyor.

tartisiyoruz cunku tastismayi dahi bilmiyoruz.nerde duracagimizi bilmiyoruz.karsimizdaki insanin zaaflarinin uzerine yuruyoruz,ona hic unutamayacagi acilari piskolojik olarak yasatiyoruz.

tartisiyoruz ama 80 parca tabak takimini,sen benimde olsun diyorsun,ben ise olup nolacak diyorum.tartisiyoruz ama sadece yalan dunyanin gecici nimetlerini.bos nimetlerini.

acaba ahirette bize sahip olmadigimiz 80 parca kutahya porseleni neden alipta komsulara hava atmadigimin hesabida sorulacak mi?

ben konuya fazla hizli daldigimi dusunuyorum ve kendimi kiniyorum:)hayatin aci gerceklerinden kacmak mumkun mu?samar gibi yuzume inen gecmisten kurtulmak mumkunmu?yuzlerini gormeyi birak,isimlerini dahi duymaya tahammul edemedigim ve surekli ''onlara git,halini hatrini sor, o zati hasta'' gibi baskilardan kurtulmam mumkun mu?niye hep ben bazi seylere mecbur kaliyorum.ben kadin degilmiyim.hani benim dunyada birgun olsada o hakkimi kullanmam hakkim dgeil mi?

ben bi cocukumu okula birakimda,belki gene yazarim.
papuç dedi ki…
@HİLAL,
bu her zaman böyle olmuyor..hayata bakışınız tamam olumlu olmalı huzur istiyorsanız ama neyi umuyorsanız neyi hayal ediyorsanız her zaman bu olmuyor malesef...Rabbim ne veriyorsa hayırlısınız versin her birimiz için inş.

@DERKENAR,
evt her sinir anında sukuneti koruyup sabretmek çok güzel bi meziyet ...Romanlar kadar da gamsız olmak istemezdim ama sabrettiğim şeyleri de tamamen unutmayı çok isterdim..

@ANTİPATİK YAZAR,
sağol be Yazar ;))

@NAME-İ NUR,
elimizdekinin kıymetini bilmemiz duasıyla :)

@ANLAYAMAZSIN,
seni çok iyi anlıyorum kardeşim ama napalım bazen sevmediğimiz kişiliklere sabretmek zorunda kalıyoruz ..Onlarla aynı seviyeye düşmek çok daha kötü bence...Umursamamayı öğreniyoruz zamanla..Sevgiler güzel yürek..
MaSaL dedi ki…
Evet ama bazende tartışmak gerekiyor aslında!Konuşup halletmek..Ya da bişekilde onda görmek istemediğiniz bi davranışın farkına vardırcaksınız..Ama tabi yine kırmadan ,kırılmadan :))

Selam ile :))
Urfa Tutkunu dedi ki…
Bu yazına tek kelimeyle yorum yapmak istiyorum papuçcum:

Katılıyorum.
papuç dedi ki…
@MaSaL,
sen sanıyormusun ki konuşmakla insanların hepsi hatalarını kabul ediyor...

@Urfa Tutkunu,
teşekkürler..
papuç dedi ki…
Ne NEDEN :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…