5 Ocak 2013 Cumartesi

EKSİK YANIM


Acaba şimdi ne yapıyorsun..Hangi düşüncelerdesin,
Senin de canın bir şeylere sıkılıyor mu ?
Sen de kızdın mı birine, birilerine?
Aklına takılan şey bir türlü gitmiyor mu senden de?
Korkuların var mı senin de?
Onları aşmayı başarabiliyor musun yoksa onlar hiç yokmuş gibi mi yapıyorsun?
Nasıl başa çıkıyorsun sorunlarla?
 Bir ben miyim acaba,sorunlar konusunda bir şey yapmaya mecali olmayan?
Mutluyken mi yoksa en mutsuzken mi kendimi tanıyamıyorum karar veremedim.
Ama mutluyken çok sevimli biri olabiliyorum 
Mutsuzken de kendimi bile çekemeyen bir yaratığa dönüyorum...İki zıt karakteri içimde barındırıyorum.
Bunları sana anlatıyor olmam seni kendim gibi bilmemden ki, bu da benim için asla sıradan bir şey değil.
Kişi herkesi kendi gibi bilirmiş lafı benim için farklı anlamlar içeriyor. 
Ben yalnız benim yüreğime dokunabilen,
Neyi nasıl dediğimden çok neden dediğimle ilgilenen 
Ve beni hissedebilen anlayabilen kişileri kendim gibi bilirim...Kendime yakın bilirim...
Canıma kazanç bilirim...
Sevdiğim sevildiğim,
İstediğimi rahat bir şekilde söyleyebildiğim,
Yüreğimde yer verdiğim,
Desteğiyle yoluma devam ettiğim,
Hatalarıma beraber gülebildiğim,
Yanında hata yapmaktan çekinmediğim,
Kırmaktan çekindiğim,
Anı mı kıymetlendirdiğim,
Beklentisiz sevdiğim,
Sevildiğimi hissettiğim,
Dostluk kavramını doldurabildiğimdir,
Benim eksik kalan yanımdır,
Hatırladığımda yüzümde tebessüm olandır,
Kendim gibi bildiğim...


13 yorum:

BANU dedi ki...

Geçen gün FF'de yazdığım yazıda seni anlatırken en kötü tarafı herkesi kendi gibi zannetmesidir demiştim. Şimdi sen burada kendi gibi bilmek deyiminin sana göre anlamını yazmışsın ki buradan da şunu anlıyoruz, kendin gibi bilmek demek, yukarıda çok güzel açıkladığın o hasletlerin, karşındakinde olup olmadığını öğrenmeden önce hissedilen bir duygudur. Öğrendikten sonra zaten kendin gibi olduğunu görüp, kendim gibi bilirim diyor insan. Anlatabildiysem ne mutlu, anlatamadıysam yuh bana :)

Gelibolu17 dedi ki...

Ne güzel dökmüşsün içindekileri kağıda yine canım benim,,,,yüreğine sağlık,,,selamlar olsun :)

siyahkuğu dedi ki...

Bazen hayatı çokta irdelememek gerek diye düşündüğüm anlardayım:)))

Profösör dedi ki...

Güzel bir yazı ve dostluğa vurgu yapıyorsunuz.

Budeliçocuk dedi ki...

Kendin gibi bildiklerin çoğalsın..!

Dostlar hayatın en aydınlık yüzüdür..:)

Pabuc dedi ki...

/BANU,
zannetmek değil de öyle olduğunu düşünüyorum ilk adımda.Sonrasında kendime yakınlarla ,düşüncelerime,duygularıma yakın olanları seçiyorum.Kendim gibi bilmek bana benzesin isteğim değildir yanında kendim olabildiğim sanırım...Ortamda hzuur oluşuyorsa o kişi kendim bildiğimdir zaten..Bu yazıyı da bana benzemediği halde kendim bildiğim biri için yazmıştım..Sana hiç bir zaman yuh olamaz dost...Sevgiler..

/Gelibolu17,
Teşekkürler güzel insan,bizden de sana selamlar sevgiler..

/siyahkuğu,,
çok haklısın hayatı irdelememek lazım ama gel gör ki ben bunu aklıma anlatamıyorum ,kurtulmak lazım bu durumdan..

/Profösör,
Teşekkürler Hocam,dostluk ne güzel şey...

Kalemzâde dedi ki...

İlginç ama sıkıntılı bir yazı girmişsiniz, dikkatimi celbetti. Özellikle de şu: Aklımıza takılan şeyi giderememek!

Aklımıza takılan şeyi gidermek kendi gayretimizle mümkün sanırım. Başkaları sadece geçici olarak üstünü örtebiliyor. Kendi cevaplarımızı bulamadığımız sürece en ufak rüzgarda o örtü savrulup açılıyor.

Sevgilerle kardeşim...

Pabuc dedi ki...

/ Kalemzâde :)

Aklımı meşgul eden sorunların temelinde dar çerçeveden bakmam varmış en azından şimdi bunun farkına vardım.Rabbim öyle ya da böyle, kişiler ya da olaylarla bana gösteriyor yanlış şekilde bakıp yorumladığımı..Hep doğru tarafta doğru şekilde bakmayı,görmeyi nasip etsin Rabbim bizlere..

Volkan DENİZ dedi ki...

Sararmış yapraklarla örtülü zeminde yeşile doğru yürümek ve yürüdükçe daha bir dirilmek... En sonunda hissetmek eksik olan neyse, ulaşmak diğer yarıya, bir dokunup geri dönmek ama bu sefer sadece tebessüm ederek... Ve yaşamak geçen zamanı saymadan, bakmadan olan bitene sadece bilerek her yarımın bir diğer parçası olduğunu ve aynı semaya bakarak mutlu olmak hiç bir zaman tek olamayacağını bilsende...

Pabuc dedi ki...

/Volkan DENİZ,
öyle güzel yorum yazmışsınız ki cevabını yazarken uzun uzun düşündüm..Gerçi amacım tamamlayıcı cümleler kurmak değil ama ufak bir ek olsun güzel yorumunuza.

Sararmış yapraklar arasında yürürken bir yerlerde yolun sonunun yeşilliklere varacağını bilmek de umuttur kişi için.Ve bilirse ki yeşilin tonları arasında hayatın tebessümü de karşılayacak onu çok daha güçlü olacaktır adımları...

Volkan DENİZ dedi ki...

O zaman her şey o ilk adımla başlayacaktır. Hayat zaten yeşeren umutların peşinden giderken heyecanlanmaktan öte nedir ki. Aslolan o heyecanı kaybetmeden sarılmaktır getireceklerine. Tebessümle gidilen yolun sonu mutlaka tebessümle bekleyenle karşılaşarak biter...

Pabuc dedi ki...

/Volkan DENİZ,
İlk adımda tereddüt etmiyorsunuz da sonrasında ilk adım için pişmanlıklar duyanların hikayeleriyle büyüdüğünüz için ve onlarla aynı oksijeni soluduğunuz için sonrasını düşünüp korkulara kapılmak da mümkün..Yani güzel heyecanların yanında kaygı ve korku da mevcut hayatın içinde :)

Ramazan Aksoy dedi ki...

Dosluk ve kardeşlik güzeldir hissedebilmek en önemli yetenek bu birbirlerini görmesede aralarında mesafeler olsada hissedebilmektir sıkıntılarını mutluluklarını işte bu hissedebildiklerimiz gerçek doslarımızdır ne mutlu böyle dostları olanlara.Son satırlara katılmamak mümkün degil

İnsan Bu Dünya'ya Dar !

Ne kadar da Vivaldi bi insan :)  Hani dalıyorsun uzaklara da başka bir dünyanın içinde buluyorsun ya kendini ne güzel bir nimettir o ; h...