Ana içeriğe atla

''Ah Mazi''İçerikli MİM

Sevgili Gelibolu17 tarafından mimlenenlerden biri de benim.Kendisine beni de hatırladığı için teşekkür edip cevaplarıma geçmek istiyorum.Gerçi biraz geç kaldım ama Gelibolu17 affedici bir yapıya sahiptir o özelliğine sığınıp özr diliyorum :) Umarım beni mimlediğine pişman olmaz.İstediğimiz sorudan başlaya biliriz diye düşünüyorum :)

-Hayatınızda ‘artık yok’ dediğiniz şeyler var mı?
Sevdiğim öyle çok kişi yok ki saymak istemiyorum.Ölüm en büyük ayrılık...


-Eskiden bu yana neler değişti sizce? 
Son 3 ayı yok sayarak cevaplamak istiyorum bu soruyu.Eskiden üzüldüğüm hiç bir şeye üzülmüyorum.Önem sıram değişti.Dünyaya ve insanlara bakışım değişti.Gerçi hala kızdığım kişiler oluyor ama karşılaşma hikmetleriyle daha çok meşgul oluyorum.İnsanlara daha çok değer veriyorum ,daha kolay affediyorum.Hayatın ve insanın gerçekleri daha iyi algılıyorum gibi şeyler..Bir de daha iyi araba kullanıyorum, poğaçaları Kalemiti Ceyn gibi taş gibi yapmıyorum artık öğrendim puf puf poğaça yapmayı yıllar sonra,insanları bazen bilerek sinir edebiliyorum bu kabiliyete sahip oldum ama onlar bana en fazla 5 saniye kızabiliyorlar o ayrı konu (bunları tamamen laf olsun diye gayri ciddi şekilde yazdım kusura bakmayın)


-Neleri özlüyorsunuz peki, neleri yad ediyorsunuz?
Dedemleri, anaannemi ölmüş olan tüm yaşlılarımızı,ölen arkadaşımı ve kuzenlerimi :/ bunların dışında;samimiyeti,gerçek dostlukları,doğal hayatı,köy de yaşamayı, erik çalmayı taze fındığı bağırsaklarım bozulana kadar yemeyi,kardeşlerimle kavga etmeyi,kuzinede pişmiş ekmeğe tereyağı sürüp yemeyi,halamlarla fındık toplamayı ve 10 dakika da bir mola vermeyi,Lise yıllarımı o zamanlardaki heyecanları çılgınlıklarımızı, hocaları bile.Dedemin o toprak evinde kalmalarımı,babaannemin fırında patates yapmasını ve amcamın ava çıkıp bana kuş vurmasını (ıyy demeyin çok lezzetli oluyor) köyün en sonunda oturan akrabalarımıza giderken yollarda böğürtlen yerken akşam olmasını bile özledim ...


-Aklınıza gelince ‘iyi ki de değişti’ dediğiniz şeyler oluyor mu?
İyi ki hep kendim gibi olmuşum ve insanlar beni bu şekilde kabullenip sevmişler.Ve iyi ki aklımdan geçirdiğim yanlış düşüncelerde bile Rabbim beni hafif şekilde ikaz ediyor ve ben bunun neden olduğunu biliyorum.(Gerçi bunun da soruyla alakası olmadı ama idare ediveriniz)


Hayatınızda neyin değişmesini isterdiniz? Yeni bir eşya, yeni bir hayat ya da yeni bir icat mı istediğiniz?
Hayatımı seviyorum değiştirmek istediğim bir kaç küçük şey var ama güzel bir köyde şirin bir evde yaşamak isterdim.Hayallerim var 2-3 tane onların olmasını çok isterim.Umudumu yitirmedim ama yaş ilerliyor umarım en kısa zamanda gerçekleştiririm bu hayallerimi. Dünya malıyla ilgili pek isteğim olmadı şimdiye kadar.Ama şimdilerde küçük bir araba almak isterim daha rahat gezebilmek için (gerçi benzin 5 liraya gelmişken gezmek de hayal olacak yakında)


-‘Hayalimdir…’ dediğiniz bir şey söyler misiniz?
Aha sadede geldik.Kitap kültür evimi açmak istiyorum.Türkiyeyi gezmek istiyorum.Hayatımın doğada geçmesini istiyorum.İnsanlardan daha çok, doğayı gezerek izleyerek tefekkür ederek geçirmek istiyorum hayatımı.Bir de umreye gitmek istiyorum sonra Mayaların,İnkaların yaşadıkları yerleri görmek istiyorum,Büyük kanyona gitmek orada fotograf çekip yükseklik korkumla yüzleşmek istiyorum,deniz ve orman olan bir yerde çadırda bir kaç gün geçirmek istiyorum üstelik tlf suz bilgisayarsız netsiz ve lüks yemeksiz.Kitap yazmak istiyorum sandıkta saklamak için,iyi bir fotografçı olmak istiyorum,hep iyi insanlarla karşılaşmak istiyorum,sevgiyi bilen gerçek anlamda bilenlerle kazançlı sohbetler yapmak istiyorum,insanların bir birlerini menfaatsiz sevmesini istiyorum,saygının ve merhametin insanlığa geri gelmesini istiyorum...Evet farkındayım uzun oldu hayal listem ama latife içerikli olmasını da göz önünde bulundurun.

Not:Resimler konuyla uzaktan alakalı olsa da çok beğendiğim için paylaştım..



Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Çok hoş bir yazı olmuş,beni kırmadığın içinde çok teşekkürler,resimler yakışmış bence,beğendim,emeğine sağlık,,,seviyorum sizlerin böyle mimleri aceleye getirmeden güzel güzel cevaplamalarınızı o zaman okuması daha keyifli geliyor bana,ben hiç beceremediğim için hemen acele ile o an ne gelirse aklıma yazdığım için pwk okunaklı olmuyolar ama olsun oda benim kusurum olsun...

İnşallah bütün hayallerin isteklerin gerçek olur,yitirdiğimiz özlediklerimizi geri getirmek mümkün değil ama bir tesellimiz var bizler her geçen gün biraz daha onlara yaklaşıyoruz....

Toprak evler,mis gibi kokar,annenannemlerin evide öyleydi yerleri duvarları beyaz toprak sıvalıydı,içinde huzur vardı,kalmadı artık öyle evler...

kuş etinide tatmayan bilmez boşver ıyy mıy desinler,kuş eti,tavşan eti,keklik,çulluk,bıldırcın,oyy olsada yesek...Hayvan hakları savunucuları geliyor kaçççç :)

çok teşekkürler tekrar,keyifle okudum yazını,selamlar olsun...
Kalemzâde dedi ki…
Sizin mim cevabınızı görünce kendimi bir garip hissettim. :) Etraflıca okumuş değerlendirmiş, ne güzel uzun uzun yazmışsınız. Özellikle son paragraftaki hayallerinize katılmamak elde değil.
Selamlarımla...
Pabuç dedi ki…
İtiraf edeyin Kalemzade ve Volkan DENİZ mimi çok güzel cevaplamışlardı ben de onları kıskandım onun için biraz daha özenli yazım cevaplarımı :)))

Gelibolu17 sen çalışkan birisin bense tembelin önde gideni olduğum için mimleri biraz geciktirebiliyorum malesef..Sen beni geç cevapladığım için affettin ya sağolasın..
eglen gunce dedi ki…
güzel bir yazı olmuş son zamanlarda eskiye özlem arttı yada bana öyle geliyor :)
çok güzel bir olmuş:)
sevdim bu mimi,
hayırlı günler sevgiler:))
Gelibolu17 dedi ki…
Pabuç,o nasıl laf öyle duymuyim bi daha,,,"Affetmek Allah'a mahsustur"
şu garip dünyada Allah rızası için affetmediğim kimse olmadı inanki,
böyle şeyler için hiç kafamı yormuyorum inan,senin güzel yüreğin ve varlığın yeter,,,iyiki varsın...selamlar :)
Ness dedi ki…
"İnsanların birbirini menfaatsiz sevmesini istiyorum"

Bende bendee :)

Eline sağlık pabucum, hoş olmuş.
Cihan Bakacak dedi ki…
Diline sağlık, hemen hepimizin özlemlerini dile getirmişsin aslında. Daha doğrusu farkında olmadığımız özlemlerimiz... hayat hengamesi unutturuyor geçmişi... Bu arada bloguna girince fark ettim, "elif olabilmek" yazan fotoğrafı 2 gün önce anneme el boyaması yaparak hediye etmiştim, tevafuk senin blogunda da varmış :) http://tisorttasarimi.blogspot.com/2012/03/anneme-el-boyama-dogum-gunu-hediyem.html
Pabuç dedi ki…
@eqlen gunce,
sana öyle geliyor :)

@Kübra'nın GÜNLÜĞÜ,
o zaman hemen senin cevaplarını da alalım ,gerçi ben birilerine paslamayı unutmuşum bu mimi sayende hatırladım ama geç oldu :)

/Gelibolu17,
Allah razı olsun Rabbimde sen de affedilmeyen hata bırakmasın inş.

/Ness,
teşekkürler sevgili editörümüz :) Sizden de cevap bekleriz mim sorularına :)

/Cihan Bakacak,
Annenle adaşız demek ki :)Ellerine sağlık çok güzel olmuş...Senin gibi hayırlı ince düşünceli evlatlar nasip etsin Mevlam hepimize inş :)
Cihan Bakacak dedi ki…
Teşekkürler, amin cümlemize, Ama adaş değilsiniz, anlamını sevdiğim için öyle bir çizim yaptım :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…