Yine yıllar öncesine geri dönüp bi anımı yazacam annemin de bu yazımı okuyacağını bile bile:) Hoş belki de bunca zaman sonra annem bile unutmuştur bu olayı ,onun için ona da bi hatırlatma olur:)) Lise yıllarıyla ilgili bir yazım vardı hatırlayanlar olur aranızda işte yine aynı dönem içirisinde ben böyle aklım bir karış havada evden okula ,okuldan eve gidip gelirken gözüm bişey görmezken evdeki aile cemaatinden kopup aklımı fikrimi bir kişiye odaklamışken farkedememişim hal ve hareketlerimdeki (sanırsam olumsuz) değişiklikleri...Odamdan çıkmamalar ,gizli telefonlar , herşeyin ben bilirim havaları ve beni sevenlere karşı ukala davranışlar almış başını gitmiş (hala hatırlamıyorum o derece kendimde olmama hali yani:) her zaman derim aşk başa gelince akıl yıllık izne çıkar bu doğaldır:P) Benimle iletişim kurmaya çalışan anneme artık nasıl davrandıysam kadıncağızın demekki canına tak etmiş ki sitem edeceğ...
Yorumlar
Dağınık yerleri seviyorum derkenin içine dağınık masa dağınık oda da giriyor mu ;)
Bütün dikenlerine rağmen kokusundan vaz geçilemeyen bir gül işte İSTANBUL..
inş en kısa zamanda cevaplamaya çalışacam (söz vermesem de en azından çalışacam )
/~♡ηυяѕαℓкιмι™
İstanbul da yaşayanlar için yani ;)
/
sessizgemi
haklısın :)
O gördüğün kalabalık değil, Sultan Ahmet'in rutin günleri. Birde ramazanda göreceksin. Nefes almak için yükseklere çıkmak gerekiyor.
İstanbul'u gezmek için ilk önce bir İstanbul kart alınmalı, arabayla asla gezilmemeli :) Sonra da bilen birileri elbette..
Ama ne derseniz deyin ya da ne yaparsanız ve hatta kalabalığından ve trafiğinden ne kadar şikayetçi olursanız olun bir başka yine de. Bir kaç kare resim bile insanın göresi bir şehir olduğuna ikna olması için yetiyor değilmi ama...
Keşke daha da görülesi yerlerine de bir el atabilseydiniz. Sarıyer'e doğru uzansaydınız mesela. Çamlıca'nın huzurunu tatsaydınız. Sahilde bir akşam bir bankta oturup ayın doğuşunu izleseydiniz. Boğazda tekne ile dolaşıp bir de denizden baksaydınız bu inanılmaz şehre. Adalarında faytonla dolaşıp denizinde taş sektirseydiniz. Sabaha karşı Dolmabahçe yada Emirgan'da bir çay içseydiniz.....
Bitmezki bu şehir... :)
Ama gelmişken de çabuk gidilmemeli. Sonra akılda kalan öncelikle kalabalığı oluveriyor işte..
Saygılarımla...
siz şimdi İstanbul sessiz sakin kendi halinde bir şehir ama gelip az kalıp gezenler kalabalığından ve trafiğinden şikayet ederek kötü imaj çiziyorlar mı demek istiyorsunuz ? (işime geldiği gibi anladım yorumunuzu farkındaysanız)
Manzara izlemek ,sahilde bir çay içmek istesek bulunduğumuz şehirde de var onlardan efenim ;) Bizim için İstanbul demek tarihi demek tarihten günümüze gelmiş yapılar demek...Ve öncelikle oraları gezmek demek...
Çamlıcaya gittim evet çok güzel nezih bir mekan ama işte dediğim gibi bizim için İstanbul demek tarihi yapıları demek olduğu için... ;)
İstanbul bitmez biliriz, İstanbul'u içinde yaşayanlara emanet ediyoruz ve mutluluklar diliyoruz efenim :))
Saygılar bizden de size...
odam dağınık deiğildir, yalnız yaşıyor olmama rağmen derli toplu bir evim vardır. kendime has ufak tefek dağınıklığım olabilir ama genel itibariyle dağınık değilim. aklım dağınıktır hep o ayrı... dağınık çarşı derken böyle lüks aynalı maynalı işhanlarını ya da alışveriş merkezlerini sevmem, rahat edemem.. o bağlamda demek istedim. salaş diyeyim, sonunda ben de diyeyim senin yüzünden. dedim işte, salaş yerleri severim..:)
iyi tamam ya ben sana dağınık falan demedim :)) Desem ne olacaktı merak da ediyorum ayrıca buna bu kadar cevap verdin bir de sana bilmeden dağınık deseydim heralde post girecektin ,Allah seni güldürsün her daim inş :)
Salaş evet doğru kelime bu ben de çok severim salaş tarzı (üstelik benim ki kıyafette de bir seçim) Beyoğlunun sırlı mahallelerini ve pasajlarını da seversin o zaman sen :)
salaş evet salaş...
Ama bir etkinlik başlatıp kartpostallaşabiliriz :D
Yok ya öyle bir mecburiyet olmasın. :)
Ama yapalım böyle bir şey. Bir duyuru yaparız. Herkes bayram için kart göndermek istediği bloggerla iletişime geçip kartını gönderir. Sonra herkes aldığı kartları toplu blogunda paylaşır bir yazıda.
En sonunda ben ulaşabildğim kadarını bir araya getirip bunları bi dergi gibi falan pdf dosyasına çeviririm ve blog atmosferine bırakırız. Kalıcı bir hatıra olur :D :D
Evet güzel bir şey olur bu.Hem masrafsız hem de nostaljik :) Gece gece iyi fikirdi bu devamı gelsin inş :)
Hadi bakalım o postu bekliyoruz :D