Ana içeriğe atla

Herkes Yerini Bilse...

Espri yapmayı severim (yapabildiğim kadarıyla) ve esprili insanları da severim.Yerinde espriler hoştur.Ve her ne kadar her ortamda kendiniz gibi olmaya çalışsanız da her kişiye aynı yakınlıkta olmadığınız için farklı seviyededir sohbetleriniz ve şakalarınız da.İlk girdiğiniz ortamdaki herkesle kırk yıllık ahbap gibi olamazsınız(belki bir ya da 2 kişiyle olabilirsiniz ama bütün toplulukla olamazsınız)Siz olsanız bile onlar sizi o şekilde algılamayabiliyor, bu da çok doğal bir durum.


İlk tanıştığınız bir toplumda sohbete kendinizden bir şeyler katarsınız ama mesafe olur yinede.10-15 yıllık arkadaşlarınızla yaptığınız sohbet şeklinde olmaz/olmamalıdır konuşmalarınız.10 yıl ve üstü arkadaş/dostlarınızla artık bir birinizi tanıyorsunuzdur eksileriniz ve artılarınızla birbirinizi kabullenmişsinizdir aynı şeyi samimiyetiniz olmayan kişilere yapmamalısınız en azından ben öyle düşünüyorum.


Anlayamadığım davranışlardan biri de arama belli ( olması gereken) bir seviye koyduğum kişilerin bana aşırı samimi davranmasıdır.Ben önce insanları gözlemlerim ve bakarım anlaşabileceğim biriyse sohbetlerime devam ederim ya arkadaş olurum ya da belli seviyede sadece sohbetlerle devam ederim..Ya da uzak durmamın benim için daha hayırlı olacağını düşünüyorsam uzak durmayı tercih ederim.Bu bir seçimdir.


Manevi olarak bana zararı olacak kişilerden uzak durup bilgi ve insanlık adına bir şeyler alabileceğim kişilere yakın olmayı tercih etmek benim seçimimdir.Onun için arama seviye koymayı tercih ettiğim kişilerin bana olur olmaz espriler yapmaları da pek hoşuma gitmez.Yanlış mıyım bilmiyorum sadece bir insanın dostlarına karşı esprileriyle herhangi birine karşı esprileri farklıdır -tıpkı sohbetleri gibi-diye düşünüyorum.Ben öyleyim en azından.Şakayı severim ama boyutu samimiyetimle alakalıdır.


Yeri , zamanı ve kimlere karşı olduğu önemlidir.Hayatıma yeni girmiş (hatta girmemiş kapısında olan)biri bana olur olmaz espriler yapmasın, istemiyorum üstüne üstlük hadsizliklerinede çoğu zaman kızıyorum.Bir dur bir tanı beni ya da bir bak bakalım ben seninle bu derece şaka yapacak kadar yakın olmak istiyor muyum ? Böyle insanlar bir adım ötesinde benim her şeyime karışmaya da kalkıyor ne hikmetse.Şaka yollu, fikir beyan ediyorum ayaklarına yatmalar falan...Yine de fazla tepki vermiyorum (terlik/ayakkabı hala ayağımda duruyor mesela bu durumlarda;) )sadece bu tip kişilerden (nasıl diyor siz beyaz Türkler ,elektrik alamadığım kişilerden )uzak durmaya çalışıyorum..En iyisi bu...


Not:Buna benzer bir durum yaşadığım için kaleme aldım yazıyı ..Yani reelimi buraya yansıttım kısacası..İyi de oldu rahatladım ;) Ve Resim alıntıdır biline 

Yorumlar

FASLI dedi ki…
ben herkes beni kötü bilmesin diye çabaladım kimse yüzüme bakmadı alayına posta koydum değer buldum.
GÖK-TÜRK dedi ki…
Ne demiş birileri :

Sen seni bil sen seni
Sen seni bilmezsen patlatırlar enseni :)
cecil dedi ki…
:)
her zamanki gibi oldukça nazik yaklaşmışsın sinirlerini zıplatanlara
böyle yalap şalap muhabbeti seven sulu şakalar yapanlar sen ne dersen de duymayıp inatla devam edenler kısaca;
cıvık insanlar cıvık diyorduk biz türkler dimi :))
Kalemzâde dedi ki…
Sözünü ettiğiniz şakalarla belki muhteviyatı farklı da olsa kategorisel olarak ben de karşılaşıyorum. Bu tür durumlarda ben kısa süreli de olsa susmayı tercih ediyorum. Çünkü bu şekilde yapılan şakadan hoşlanmadığımı anlatmış olmakla beraber onu da kırmamış oluyorum. Kimi insanlar samimiyet seviyesinin ya da türünün ötesine geçmişse çoğu zaman bu tip şakaları gerçekten samimi ve iyi niyetli oldukları için art niyet olmadan da yapabiliyorlar. Her şeyde karşı tarafı suçlamaktansa kendini ifade etmeye gayret etmek daha doğru gibime geliyor. Benim susarak yapıyorum dediğimi siz buraya içinizi dökerek yapmışsınız. Benim yaptığım gibi yapın diye söylemiyorum. Bu da sizin tercihiniz. Belki de daha doğru. Bilemedim. Ama şundan eminim: İnsanlar kolay kazanılmıyor, ilk ve tek hatasında arkadaşları kaybetmemek gerek. Biz ne hatalar yapmıyoruz ki!
Saygılarla kardeşim...
Profösör dedi ki…
Gerçekten de önemli bir tesbit. insan ilişkilerinde dikkat etmeli. Samimi olalım ama laubali olmayalım demektir bu.
Pabuç dedi ki…
/FASLI,
Mutlak doğru yolda olayım da varsın kimse beni sevmesin beğenmesin..Zerre kadar yaranmaya çalışmak istemiyorum insanları çünkü 100 iyiliğinizden sonra 1 hata yaptığınızda sadece onu konuşuyor herkes ;)

/GÖK_TÜRK;
güzel bir özlü sözmüş :))

/cecil,
hemşo arada yazıları sadeleştirmek gerekiyor :)) Şakayı cidden seviyorum ama insanların(bazılarının)sanki 40 yıllık(ki 40 yıl olması imkansız ama) dosttummuş gibi şakalar yapmaları hoşuma gitmiyor..Gıcık bir durum ya :)


/Kalemzade,
inanın bana insan belli yaştan sonra samimiyetle,sululuğu,ya da iyi niyetle densizliği çok iyi ayırabiliyor..Her tanımadığım için geçerli değildi benim bu yazdıklarım.Ara ara çıkıyor bu tür insanlar ve ben bu kişilerin iyi niyetli olmadıklarını sözlerinden şakalarından anlıyorum ..Yoksa neden kızayım ki deli miyim ben :) Susma konusuna gelince inanın ben de öyle yapıyorum anlasınlar karşı taraf iletişime kapalı diye ama işte bazen anlamıyorlar...Ben de onlara söylemektense burada yazıp atıyorum bu stresi üzerimden...

/Profösör,
Kesinlikle Hocam.Tabiki her ortamda kendimiz olmalıyız ama insan yeni tanıdığı birinin yanında dostlarının yanında olduğu gibi de olamıyor..Konuşmaları davranışları da farklı oluyor olmalı da diye düşünüyorum...
Kalemsiz dedi ki…
MESAFE İYİDİR. HELE YENİ YENİ TANIDIĞIMIZ BİRİYSE KARŞIMIZDAKİ...
Yazdığınız konuda çok haklısınız.Yalnız şaka espri olsa iyi çok baska konularda ahkam kesenler var suçunuz olmadığı halde bağıranlar çatanlar..galiba artık görmezden gelmek en güzeli..Dostlukla
Volkan DENİZ dedi ki…
"Herkes yerini bilse" diye diye antisosyal bir toplum olduk vesselam. Söylediklerine katılıyorum ama samimi olmak için çok da uzun süre incelenecek insanlar olmamalıyız diye düşünüyorum. Toplumsal bir değerlendirme yaparak ortamlardaki muhabbetleri yönlendirmeye çalışırsak çok kısır bir ortamın içinde buluruz kendimize ve hatta yapmacık.
Bence kasılmamalı, korkmamalı samimiyetten. Güvenden bahsetmiyorum ama insanlar bence samimi olmak için birbirlerine çok da mesafeli yaklaşarak zamana bırakmamalı hiç bir duygusunu. Eğer resmi bir yerde değilsek sizli bizli konuşmanın bile anlamı yok.
Hayat yaşamak için ve bu hayat yalnız yaşanmayacak kadar kısa. Dost olmayacaksak da samimi olmayı becermeliyiz. Ne kaybederizki... ?
Pabuç dedi ki…
/Kalemsiz ,
evet sonuçta kimse herkesle samimi olmak zorunda değil ..kafamızın uyduğu var uymadığı var daha tanımadan kanka ayaklarına yatmak anlamsız oluyor :)

/yüreğimdeki yağmurlar,
yapacak bir şey yok sınıra dayanana kadar susacaz sınıra dayandığında ise ikaz etmek lazım..

/Volkan DENİZ,
yorumunuzu görünce ''aaa ne hoş yine anlaşılmışım ama yanlış anlaşılmışım''dedim iyi oldu!

antisosyal değilim öyle bir ortamda da hiç bulunmadım benim tek isteğim; istemediğim insanların bana kanka muhabbeti yapmamaları..Çünkü bazı insanların samimiyetleri(!) bana samimi gelmiyor siz buna 6.his de diyebilirsiniz...Öyle insanlarla sonradan sorun yaşamaktansa başta mesafe koyarım kafam da rahat olur çenemde ..Dediğim gibi bu bir seçimdir herkes böyle olmalı diye bir genelleme yapmadım...

Ve dost ya da arkadaş değilsem samimi olmak istemem...Dürüst olurum ama samimiyet benim açımdan daha farklı bir şeydir...Bazıları samimiyeti kullanabiliyor ben de buna izin vermek istemem :)Seçim işte...Her zaman derim ben tüm insanları yüreğime alacak kadar yüce gönüllü biri olmadım hiç ..!
Volkan DENİZ dedi ki…
Yanlış anlaşılmalar bile karşılıklı olabiliyorsa ben ne diyim şimdi.. :)
Anti sosyalsın demedim ki hiç kimseye. İnsanlara haddini bildirmek adına içimize kapandık ya da yalnız kaldık manasındaydı söylediğim :)

Aslında bir kadın ve bir erkek bu konuyu tartışmamalı galiba. Çok haklısın çünkü belki sana sahte samimiyetle yaklaşmak isteyenler olabilir ama bana biraz zor :)E ne de olsa bayanlardan beklentisini hiç kaybetmeyen bir erkek egemen toplumdayız ne de olsa..

Yani sen samimi olmamakta haklısın. Bak arada bir de olsa hak da verebiliyorum :)
Pabuç dedi ki…
Kesinlikle haklıyım ;)

Her defasında bilinçli ya da bilinçsiz yapılan koca koca gaflar beni çok rahatsız etmeye başladı ama susma hakkımı kullanmakta kararlıyım zira adımın muhalefet eLife çıkmasını istemiyorum reelde de ;)
Cihan Bakacak dedi ki…
Konuya katılmakla beraber 4. paragrafı direkt benimsiyorum. Ayrıca 1. paragrafta 1 adet birleşik yazılmış "da" eki takıldı gözüme :)
Pabuç dedi ki…
Senin için bütün -da'ları ayrı yazdım oldu mu :))
SİHİRLİTORBA dedi ki…
ben de insanları tanıyana kadar mesafe koymayı severim ;)
Pabuç dedi ki…
Bak bu özelliğimizde benziyor :)
Cihan Bakacak dedi ki…
Yok yok hepsini ayırma :) bazıları birleşik daha güzel duruyor. Hem daha samimi olmamış "da"ları kelimelere bitişik yazmak doğru değil, araya mesafe koymak lazım. samimi "da"larda da mesafeden kaçınmak lazım, bizim düsturumuz bu ne de olsa :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…