Ana içeriğe atla

Konya- Nevşehir 223km

Ve yola çıktık..
Kısa süreli de olsa tatil yaptım sayılır.Amaç gezmek görmekse ben bunu en çok merak ettiğim şehirlerden bir kaçında yaptım çok şükür..Geriye kaldı 10 il daha.gidip görmek istediğim ülkeler kısmına girmiyorum bile ...


Öncelikle Konya'dan başlamak istiyorum yorumlarıma..Yol üstündeki diğer şehirlerden başlamalıydım ama benim için özel bir olaydan dolayı Konya'dan başlamayı seçtim.Konya'ya en çok gidip ziyaret etmek istediğim yer Şemsi Tebriz'inin kabriydi.. Şükür ziyaret edebildim..


Konya güzel ve düzenli bir şehir.Temiz olmasını da eklemeliyim...Dikkatimi çeken olumsuz bir kaç şey de; trafikte şoförlerin yayalara pek de saygılı olmadığıydı (Konyalılar kızmasın lütfen) Yaya geçidinden geçerken bile karşıdan gelen arabalar korna çalıyorlar (çabuk geç yoksa ezeriz der gibi) Bir de ''etli ekmek'' beni hayal kırıklığına uğrattı.Etli ekmek deyince karşımda lahmacunvari bir şey beklemiyordum .Daha çok pide üzerine fırında pişmiş et gibi düşünmüştüm ama yanılmışım ne yapalım ...İnsan umduğunu değil bulduğunu yermiş ...


Konya'da güzel/özel bir pansiyonda kaldık.dışarıdan bakıldığında eski/köhne bir yermiş gibi görünen ama içeri girdiğinizde ayrı bir dünyaya girmiş gibi hissettiğiniz çok hoş bir mekan..Güzel niyetlerle açılmış ve canlı tutulmaya çalışılan özel bir mekan...Sabah siz kalkmadan kahvaltınızın hazır olduğu ,isteyenler için bilgisayarın/internetin bulunduğu,dışarı çıkarken de anahtarının size verildiği kendi eviniz gibi rahat edebildiğiniz bir mekan..Tekrar gitmek isteyeceğiniz sevimli mekan...


Ve Nevşehir.Ayrı bir dünya.Doğa harikası yerler...İzlemeye ve gezmeye doyamayacağınız yerler...Oluşumlar içinde oteller var ama biz kalamadık..Bir dahakine inşaallah diye ayrıldık Nevşehirden ...Tek sorun yemek konusunda yaşadık..Yemek yiyebileceğimiz iyi bir yer sorduk bir kaç kişiye ama net bir cevap alamadık...Dolaştık sokaklarda ve en uygun lokantaya girdik...ama çıkarken pek de memnun ayrılmadık (nankör değiliz inanın bildiğimiz bir şey var ki memnun kalmadık)Sanırım Nevşehirliler dışarıda pek yemek yemiyorlar (şaka ya şaka kızmayın Nevşehirli dostlarım)


Sonrasında İstanbul'a gittik ki İstanbul'u anlatmaya gerek yok..Zaten İstanbul'u en güzel, şair ve yazarlardan okumak/dinlemek lazım..Benim gibi edebi bilgisi olmayan amatör bir yazardan değil...
Asmalı Konak dizisi Türkiye'yi ekrana kilitlemişti 


Beni haya lkırıklığına uğratan yemek bu işte:)



Navigasyona uyduk  kaybolduk  ve kendimizi dağ yolunda bulduk:)

Ben kaya/lıklara hayranım...


Yeşillik ve kayalar ,daha ne olsun:)

Beyaz melek gibi...

Dünyaya açılan kapı..

Rahiplerin yemek odasıymış

Burada kim yaşamak istemez ki..

mezarlardan biri..neden bina içlerinde olduğunu anlamadım ama..

Bu resimdeki 7 yanlış :)

Konya yolunda gün batımı

Pansiyon salonunun duvarlarından..

Salon

Yine salon

yatak üstündeki eşyaları görmemezlikten gelin lütfen:)

oturma odasından 

Gece Mevlana Camii
Bilmeyen yoktur..

Şems-i Tebrizi

Yorumlar

Yusufsan21 dedi ki…
Gidip gezmek güzel bir şey olmalı bence pek bir anlamı olmasa da iyi dolaşmışsınız.
Adsız dedi ki…
Öncelikle "Danışan dağlar aşmış,danışmayan düz ovada yolunu şaşmış" atasözünü hatırlatarak yapmış olduğunuz bir iki yanlışı söyleyeyim...Konya'daki trafik az-biraz sorunludur.Yayalara saygı bahsettiğiniz gibi ama şehre ait bir kültür değil...Bir kaç şoförün densizliğidir...Yoksa trafik ve ulaşım genelde rahattır...Etlielmeği ise yanlış yerde yemişsiniz...Resmine baktığımda bile etli ekmek demeye bin şahit ister...Not ederseniz bir daha ki ziyaretinizde rahat edersiniz :Havzan Etliekmek...Beş yerde şubesi var sorunca herkes tarif eder...Pansiyon tercihi güzel isabetli olmuş...

Nevşehir'de de yemek konusunda sıkıntı yaşamanız normal...Meşhur bir yemeği ve mekanı yok...Ama merkezde Hacı,Avanosta zelve tavsiyedir...Denenmiştir...Akıl vermek gibi bir niyetim yok ama 10 yıl Konya'da kalmış ve defalarca Nevşehir'e gitmiş biri olarak bilin istedim...
Volkan DENİZ dedi ki…
Çok hoş bir yol hikayesi.
Çok severim her türlü yol hikayelerini. Ancak oralara kadar gidipte Akşehir ve Sultan dağlarına oradanda Eğirdir'e de uğramalıydınız. Hatta Kovada milli parkından Antalya yoluna girip inanılmaz bir eko tur yapabilir. Kanyonlarda alabalık yiyebilirdiniz. :)
Ülkemin güzellikleri bitmiyorki. Gez dolaş, yaşa sınırsız. Hep böyle kalır umarım..
Fotoğraflarında harika olmuş ayrıca..
Teşekkürler...
can istanbullu dedi ki…
Yazıyı zevkle okudum. Ayrıca çok dengeli eleştriler yapmışsınız. Yani bazen birilerin yazılarını okuyorsunuz, yada birileri şu filime kesin gidin diyor hiç alaka yok. Bu açıdan rehber tarzında olmuş ve de resimleriniz çok güzel ve paylaşmışsınız. Ayrıca resimlerdeki zeki esprilerde hoş olmuş. Size gezi hedefleriniz için başarılar , bu arada Safranboluya gitmediyseniz Safranbolulu olarak kesinlikle gitmelisiniz derim.
Not Yazınız amatör gibi gözüksede sade ve samimi bir dille yazılmış.
Urfa Tutkunu dedi ki…
Sevgili Papuç,
Diyâr-ı Mevlânâ'ya hoş gelmiş hoş gitmişsin. Haberdar olsa idim seninle görüşmek tanışmak isterdim.
Keşke gelmeden evvel sorsaydın bize =) Konya'da en güzel etliekmek nerede yenir onu söylerdim sana. Kesinlikle Bolu Lokantası. Adı böyle ama sahipleri Konyalı =) Dışardan bakınca kelepir bir dükkan gibi göründüğünden yerli ve yabancı turistler burayı pek keşfedemezler. Ama yerli Konyalılar bilir. Oraya gidip de sıra beklemeden etliekmek yediğimi hiç hatırlamam. O kadar dolu olur genelde.
Pide üstü et deyince Konyamız'ın meşhur furun kebabı gelir akla. Yemeden gitmiş olman büyük kayıp. Sırf bunu yemek için bile geri gelinir =) Çatal bıçak olmaz kesinlikle. Elle yenir. Şimdilerde bazı mekanlarda turistler istiyor diye çatal koyuyorlar. Ben direk geri gönderirim. Her şey aslına özüne uygun olmalı. Bir zamanlar İstanbul'da meşhur olan Çatalsız et lokantası bundan çıkmıştır işte. Konya furun kebabı elle yenir, çatalsız =)
Diğer konuya gelince =) Ben doğma büyüme Konyalıyım, inan dediğin bir olayla bir kez bile karşılaşmadım. Bilakis, durup başıyla selam vererek yayalara geç diyenleri çok görmüşümdür.
Ve kaldığın pansiyon. İç mekan resimleri çok hoş. Merak ettim hangi pansiyondu?
Anladığım kadarıyla Meram'ı ve tarihi Meram Köprüsünü görmemişsin. Keşke buralara kadar gelmişken onu da görseydin. Tavus Baba'yı da ziyaret ederdin hem.
Nevşehir'e diyecek bir söz yok. Allah ne güzellikler yaratmış diyelim sadece =) İstanbul da aynı şekilde.
Ρɑɓuç dedi ki…
/Yusuf,
anlamı neden olmasın ???

/Adsız,
bilgilendirme için teşekkürler..,nş tekrar gitmek nasip olur..

/Volkan,
Senin yol hikayen kadar olmasa da yazmaya çalıştım bir şeyler :)<çok haklısın ülkemizde gezecek çok güzel yerler var..Hepsini olmasa da çoğunu görmek nasip olur inş hepimize...fotografta iyi değilim ama başlık eklemek de fena sayılmam :)

/Can,
teşekkürler..Safranbolu inş gidecem (seneye Karadenize gitmek fikri şimdilik aklımızda)iltifatlarınız için de tşkler..amatörlük konusunda fena değilim sanırım :)

/Urfa Tutkusu,
orada olduğunu bilsem çok iyi olurmuş gerçekten..Seni görmek güzel olurdu:) Nasip diyelim..konya ve Nevşehir de nette çok kişi varmış.Planlı değildi gidişim onun için burdakilere danılşamadım..Nasip işte..Bir dahakine inş :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…