Ana içeriğe atla

İçe dönüş,yere batış!

   Gecenin bir vakti insan kendiyle başbaşa kalır ve olanlar olur..günlük hayattan sıyrılıp kendi kendine özeleştiri yaptığın dakikalardır bu...Onun içindir ki tövbe için gece yarıları ibadetleri makbuldur..kafanı kendin dışında hiç bişey meşgul edemez...
  Bu durumlarda tek hatırladığım nankörlüğüm olur benim...Çünkü bilerek işlediğim bi kötülüğüm yoktur insanlara karşı(çok kırıldığım zaman serzenişlerimin dışında)Hani belki öyle kalbinin güzelliği yüzüne vurmuş olan nurlu insanlardan değilsem de kötü insanlar katagorisine de hiç girmedim Rabbime binlerce şükür..Benim tek utancım bunca nimet içince şikayet edecek bişeyler bulabilmemdir...Bunu çok sık dile getirmesem de aklıma getirmem bile utanmak için yeterli nedendir diye düşünüyorum...İnsan bunun farkında Ramazan ayında daha çok oluyo...Tv de ve dinlediğiniz radyolar da bangır bangır ihtiyacı olan insanlar anlatılıyor,onlar anlattıkça siz gözyaşlarıyla yerin dibine bi adım daha yaklaşıyorsunuz...Bu ülkede şu an Ramazanın 17.gününe kadar sadece makarna yiyerek oruç tutan ve akabinde orucunu açan insanlar var(mış),dünyanın başka bir yerinde belki (ki belki değil kesin)o makarnayı bile bulamadan oruç tutan insanlar var aslına bakarsanız oruç tutan ya da tutmayan değil açlıktan kıvranan insanlar var...Ve hepsi bizim kardeşimiz...Sıkıntı namına burada sıralanabilecek binlerce şey yazılabilir ...Bana duyduklarım bile yetiyo...Ciddi anlamda UTANIYORUM şikayet ettiğim ya da şikayete meyil verdiğim her saniye için:( şikayet ederken de neyime güveniyorum hiç bir fikrim yok...elimdekilerin yarın elimden alınmayacağının garantisinin olmadığını bile bile gamsızca şikayetlerim oluyo...
   Kibir,riya ve hırs hayatta en sevmediklerim listesinde ilk üç sırayı alıyor...ve ben çok korkuyorum ki bunları bilmeden ben de yapıyor olmayayım..Haddini bilen biri olarak yinede insan elindekilere biraz güvenebiliyo..çok fazla hatırlayamıyor elindekilerinden beklemediği bir an olabilceğini..Elindekilerinin varlığına güvenmek de kibir midir(!)bilemiyorum...İyi bi şey değil orası kesin..
  İçimden geçenleri Rabbim biliyor ve düşüncelerimi de parmaklarım sayesinde siz biliyorsunuz...Nasıl insanım buna ben karar veremedim iyiler içindemiyim yoksa daha çok yol katetmem mi gerekiyor...Tek bildiğim karınca misalinde olduğum gibi( binlerce şükür) şimdilik safım belli(ki Rabbim bu saftan ayırmasın ne tüm kardeşlerimi ne de beni)BUndan sonrası ,tıpkı bundan önce olduğu gibi Allah'a emanet...
   Rabbim her konuda Yar ve yardımcımız olsun..Her zaman dualarımda şunu söylerim''hayatıma kim girdiyse iyi ya da kötü Rabbim onlarla birlikte  benim de günahlarımı affeyle...''Sağlıkla ve huzurla kalın (güp)güzel insanlar...Biliyorum ki bu yazıyı okuyan insanlar yazandan binlerce kat daha iyidir...SEvgiler...

Yorumlar

ismi lazım değil:) dedi ki…
güzel bir iç hesaplaşma olmuş...yer yer kendini bilen insanların yaptıkları durumdur bu...nerdenmi biliyorum?...kendimdeeen:)
mit dedi ki…
Bu tür iç hesaplaşmalar yapman bile senin o korktuğun özelliklere sahip olmadığını gösteriyor güzel insan. Hep böyle kal...
sihirlisepet dedi ki…
hepimizin yapması gereken bir hesap bu.zaman zaman elimizdekilerin envanterini çıkarıp;(+),(-) hanesine göz atmakta yarar var.ama maalesef şu günlük koşuşturmacada aklımıza bile gelmeyen birşey...bırak aklımıza gelmeyi, bazen kendimizi bile unutuyoruz.Allah bu unutmalardan cümlemizi korusun.hesabımızı sağ yanımızdan kessin inşaallah...
siyah kelebek dedi ki…
çogu zaman yardıma muhtaç insanlar için bizimde yapabilceğimiz birşey olamıyo..çünki bizde bazen yardıma muhtaç olabiliyoruz insanız neticesin de o zaman ne yapmak lazım..Hemen dua etmemiz lazım..Yardıma ihtiyacı olan insanlara dua etmekte bir yardımdır..

Yardıma muhtaç olalım yada olmayalım herkezin yapması gereken ve en önde gelen tek şey ŞÜKÜR etmek ..Bunu yaparsak asla yardıma muhtaç olmayız..
devenin_bale_papucu dedi ki…
yorumlarınız için teşekkrederim arkadaşlar...kendi kendime konuşmamı okudunuz(deli değilim olmaya da niyetim yok:D) tşk ederim bir de yorum bırakmışsınız...sevgiyle ve huzurla kalın inşaallah..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…