Ana içeriğe atla

hadi bakalım alalım cevapları:)

En yakın arkadaşınızın  size aşık olduğunu hissetmeye başlasanız ne yapardınız?..Bu soru en son okuduğum kitaptan aklıma geldi(Yapboz)
Ama siz ona aşık felan değilsiniz ona göre(türk filmi modunda değil yani durum) tepkiniz ne olurdu?Bi hayli zor bi durum gibi onun için bunu ben cevaplamıyorum ve sizden cevap bekliyorum...eee malum ben meraklı biriyimm soruyu sorar aradan çekilirim :)) Aşık olsunda kim olursa olsun mu dersiniz :)) Ahh canım arkadaşım diyerek konuyu onunla konuşurmusunuz,hiççç anlamıyormuş gibi devam mı edersiniz arkadaşlığınıza ..v.b işte buna benzer şeyler...
Bir iyilik yapıp izlediğim blog sahiplerinin isimlerini tek tek yazmıyorum buraya sizi özgür bırakıyorum cevaplama konusunda....eee baktım sizden cevap gelmiyo tabiki isimlerinizi de yazmayı bilirim buraya:))Sevgiyle ,canınızın istediği gibi kalın güzel insanlar...

Yorumlar

mit dedi ki…
Benim başımdan geçti böyle bir olay :( Hem de iki kere...

Birincisi lise yıllarımdaydı. Alt sınıflardan tanıdığım ve çok sevdiğim bir arkadaşım vardı. Çok samimiydik ve ben onu kızkardeşim gibi görüyordum. Meğer onun bana olan duyguları farklıymış. Bunu farkettiğimde önce "anlamamış" gibi yapma yolunu seçtim. Fakat bunun ona zarar verdiğini farkettim üzülerek. İçine atmak, konuşamamak, neden "anlamadığımı" düşünmek çok yıpratıyordu onu. Gözümün önünde üzüntüsünden eriyordu âdeta. Ben de farklı bir yol seçtim bunun üzerine... Ona itiraf ettirdim! Çok zordu benim için... Çok sevdiğiniz birini bile bile ağlatmak hoş değil çünkü. Ama konuşturdum, konuştum, farkında olduğumu ama bilerek sevgisine karşılık vermediğimi anlattım. Ona bu konuşmayı yaptırmaktaki amacımın da içinde bir ukte kalmaması ve hayatına bir "keşke" katmaması adına olduğunu söyledim açıkça. Masadan kalktığımızda çok üzgündü ama bir açıdan da rahatlamıştı. Derin bir "oh" çekti ve teşekkür etti. Daha sonra arkadaşça bir iki kez daha görüştük sonra da koptuk. Umarım iyidir.

İkincisinde ise âşık olan bendim, "anlamamış" gibi yapan arkadaşımdı. Ve inanın hiç güzel bir tecrübe değildi. Acısı hala derinlerde saklı... O yüzden hakkında fazla konuşmak istemiyorum.

Genel olarak farketmemiş gibi yapılıyor sanırsam. En azından bende öyle oldu. Hangi psikoloğa başvurayım? :)
devenin_bale_papucu dedi ki…
@mit ,ne psikologu aaa şurda biz bizeyiz blog ailesi olarak:))herşey için psikolglara gidilmezki yaw:))

Arkadaşının başına gelen senin de başına gelmiş sır kapısı gibi dicem ama hayat hep böyle zatennn başkalarına (farkında olarak ya da olmayarak)tattırdığın duyguları bişekilde sen de sonradan yaşıyorsun...hayat harbiden bi garip ama herşeye rağmen güzel(ufff be bu günün sözü olsun bari:P)
mit dedi ki…
Aynen öyle oldu. "Ahı tuttu herhalde" diye düşünmedim değil.

Hayat harbiden bi garip ama herşeye rağmen güzel...

İçinde "harbiden" kelimesi geçen ilk "günün sözü" :) Facebook iletim olsun bari :)
Elif..den dedi ki…
Hiç düşünmedim ama herhalde arkadsıma kıyamazdım..
Onun çünkü onun sevdiğini bile bile ,sevdiği adamı elinden alamazdım...
Ben sadece fikir yürütüyorum...
Başımıza gelemeden bilinmez orası ayrı gerçek...
İ.x.İ.r dedi ki…
en yakın arkadaş kıvamında biri olduğuna göre kırılacağını bilsemde cevapsız kalırdım.karakter meselesi sanırım.beynimin o bölümünde onu arkadaş kategorisinde muhafaza etmişim.denesem de olmazdı.

:]
NoEngel dedi ki…
Merhabalar,
Cidden zor soruymuş.Kaçıyım desem kaçamadım. :) Ne ise en yakın arkadaşım aşık olmuşsa, ben ona bir ışık yakmışım ki o bana aşık olmuş.Sonuçlarına katlanmak zorunda kalabilirim.Tabi önceden önlem olarak aşık olma seviyesine arkadaşımı getirmemek için elimden gelen gayreti gösteririm.
Sağlıcakla kalın...
devenin_bale_papucu dedi ki…
bncede zor bir durum..Onun için ben topu sizlere attım:))
her birinize yorumlarınız için teşekkürederim güzel insanlar...
mit dedi ki…
Senin yorumunu da alsak :)
devenin_bale_papucu dedi ki…
ben bu kadar zor soruları cevaplayabilecek biri değilim onun için size sordum ya soruyu:))
yıllar yıllar önce(lisede:D) böyle bişey hissettim en yakın arkadaşımın benden hoşlanması ...ama bunu unutmak zorunda kaldı(!)..öyle işte.
Quaresma7 dedi ki…
Birkaç tane çok yakın erkek arkadaşım var. Onların bana aşık olduklarını düşünemiyorum:D:P

Başımdan geçse yazardım birşeyler. Benim aşık olduğum tek bayan vardı. Onunda daha önceleri 10 metre yakınında bile bulunmamıştım. Konuyla tam zıt yani. Ondan dolayı size kolay gelsin:)
devenin_bale_papucu dedi ki…
@Quaresma7 Allah da seni güldürsün inşaallah:)
bi dost dedi ki…
çok sevdiğim bir arkadaşımsa çok üzülürdüm, onu sevme ihtimalim yoksa tabi. çok sevmiyorsam amaan banane derim umrumda olmaz. konuşmama görüşmeme kararı falan almam mesela, o alırsa eğer uyarım ama ben demem. yalnız bu arada öyle bi durum var sanırım :D ahaha lisedeki arkadaşımın bi kaç lafından işkillendim ama emin değilim. bişey yapamıyorum bu yüzden. ay gerçi bilsem de bişey yapamam ya :D amaan ne biçim sorular soruyon sen be:D
bi dost dedi ki…
aa pardon zaten en yakın arkadaşdemişsin, bi de çok sevdğim sevmediğim diyom ahaha ay ne kroyum :D
devenin_bale_papucu dedi ki…
seni yılın alem bi dostu ilan ediyorum @bi dost...birde seni şovalye ilan ediyom:)Allah seni güldürsün inş

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…