Ana içeriğe atla

Tek Dengesiz Ben miyim ki ?



Dünü bu gününe uymayan birileri daha var mı aranızda yoksa bir dengesizi ben miyim insan ümmetinin ? Bir gün sabahın erken saatlerinde (kafamı yastıktan kaldırdığım saatlere denk geliyor) başlıyorum :'' Ne olacak la bu Dünyanın hali?'' sorusuna takılmaya. Tüm gün bu soru etrafında tüm negatifliğimi kullanarak dolanıp duruyorum.Uzaklaşmak istesem de dayanılmaz çekim alanından uzaklaşamıyorum! Tam biz ezik zavallı sefil Elif oluyorum o gün (asabi falan olmuyorum yaa, kim uyduruyorlar bunları) bazen bir kaç bölüm (gün) sürüyor bu durum taaaki ben ''Abi böyle yaşanmaz kendimi kandıracak bir şeyler bulmalıyım hatta etrafı(dünyayı) güzel görebilmek için acilen pembe gözlükler bulmalıyım'' diyorum ve şöööyle bir silkeleniyorum (da pek bi işe yaramıyor bu) kendime gelmek için.

Sonra bi'şey oluyor (benim için büyük insanlık için küçük) ve ben o eski ben değilim hoooop psikolojim bir kaç kulvar öne geçip pozitiflikte birinciliğe koşuyor .O hızla bir kaç saniye durup ''Elif iyi misin sen ? Negatiflikle pozitiflik arasında bu hızla gidip gelmen bünyene sıkıntı vermesin!'' diyorum ve yola devam ediyorum kararlılıkla...

La insan yolda yürürken kendinden 10 kat büyük çekirdek kabuğunu taşımaya çalışan karıncayı görüp onu seyre dalıp mutlu olur mu ? Yok yani uzaktan gören ''Deli'' damgasını yapıştırır bari bunu düşün yaani ! Şimdi aklıma gelemeyen buna benzer şeyler işte mutlu olabilmek için geçiş yolu gibi oluyor benim gibi birine ! Doğa evet doğa beni çok dinlendiriyor ve gözlem bana huzur veriyor. Rabbim ne kadar güzel şeyler yaratmış diyorum, sınırsız zekaya hayranlığım zirve yapıyor şükür ediyorum, hamd ediyorum ve sonra; insanların bu güzellikleri nasıl da hoyratça harcadıklarını, dünyayı paylaştıkları diğer canlılara ne kadar kötülük yaptıklarını hatta bir birlerine karşı ne kadar da acımasız olduklarını hatırlıyorum sonrası tepem atıyor geldiğim yöne geri dönüşe geçiyorum gibi oluyorum ama ''geriye değil ileriye bakmalıyım'' telkinine kulak verip yoluma devam etmeye çalışıyorum pozitiflikte(bu noktasız cümlelerim beni mahfediyor)

Kimsenin vakit harcayıp(!) düşünmeyeceği hayallerim var benim bitmek bilmeyen.Hatta çoğu zaman gerçekleştiremeyeceğimi bildiğim halde kurguladığım hayaller: bana en daraldığım anlarda ışık(umut) olmaları için...Çünkü onların içinde ,başkalarının canını yakanlar, menfaati için başkalarını ezenler, çocukları sevmeyenler, kimsenin hayatında tebessüm olamayanlar, nefretle yaşayanlar,kalp kıranlar, yargılayanlar, dünyayı yaşanmaz kılmak için her türlü canlıyı yok eden mahluklar yok !

Dünyanın (Dünya ile kasdettiğimi yine açıklatmayın bana lütfen) en çok da sevgisizliği ve sevgisizliğin getirdiği sıkıntıları yoruyor insanı ! Sanki giderken dünyayı da yanlarında götürecek birileri , yazık çok yazık ! La yatacağın bir yatak yiyeceğin 2 tabak yemek nedir yani ezip geçiyorsun  milleti ! Neyse ben çıkıp dışarıya bir bakınayım, bir kaç çalışan karınca görüp  gözlemleyeyim ve nasıl da-o kadar kalabalık oldukları halde-  kavga etmeden bir birlerini ezip geçmeden çalıştıklarını görüp insanlardan nefret edeyim !!!

Sinirli ya da negatif bir günümde değilim kim uyduruyor bunları  ya hu !

Yorumlar

absalom dedi ki…
kızdırmayın pabucu:))

karıncalar candır ya...
bi ara takılmıştım belgesellerini izleyip kitaplarını okuyup duruyodum şahane yaratıklar valla.

neise konu karınca değil anladım ben...

anlarım yani.
laz kızını daraltmıslar

:))
Pabuc dedi ki…
Dünyanın üzerinde gerçekleşen olaylar daralttı beni pek bi fena.. dünyayı yaşanmaz kılmak için elimizden gelen maksimum gayreti gösterir hale geldik.O gayreti insan olarak kalmaya gösterseydik keşke diyor diyor duruyorum işte Absalom ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…