Ana içeriğe atla

Diyecek Sözlerim Var Bitmek Bilmeyen !



''- .....  bana bir konu söyler misin çok fena yazı yazasım var ama aklımda hiç konu yok geleceği de yok.Yazma krizim tuttu konu yok az bi yardımcı ol hele

-güzel fikirmiş böyle yazı yazmak. o zaman şöyle yaz.. acaba neden tüm insanlar kendi mutluluklarından vazgeçmeden başka mutluluklara vesile olamıyolar ve insanoğlunun nankörlüğü yaradılışındaki bir hatadan mı kaynaklanıyor? gibi bir konuyu sorgulayabilirsin mesela..

-acaba yardımı Sharek ten mi isteseydim ne yaptın sen K.... yaaaaa :) 

tama sen al bi fincan kahve gel biraz konuşalım bir konuyu ben sonra da yazarım ;)

 -sana oldukça derin bir konu verdim yay da yay

-ben sana bloga yazı yazacam dedim tez hazırlayacam demedim ki :)''



Çarşambaya kadar vakit donmuş gibi ilerler(nasıl oluyorsa artık).Güneş oldukça erime başlar ve işte ne kadar hızlanırsa erime ona göre de hızlanır zaman ...Onun için bir yazı yazayım içimdeki enerjiyi paylaşayım istedim bir dosttan yardım istedim sonucu gördünüz.Ama ben kararlıyım yazacağım yine de bir şeyler.Gerçi ,siyasetten , dünyanın gidişatından, dinden yazacak kadar da ciddi takılmayacağım zira öyle olsa konu sıkıntısı neden çekeyim ki yaaanii...

Belki şehir değiştirebilirim bu haftadan sonra (ki pek istediğimi söyleyemem zira yeni başlangıçlar için birazCIK yaşlandım) ve şimdilik beklemedeyim ne çıkarsa bahtımıza Rabbim hayırlısını nasip etsin inşaallah.

Ne zamandır kendimi filmlere verdim artık film izlemekten gerçek hayata adapte olamamaktan korkmaya bile başladım ( o en son filmi izlemeyecektim o beni mahfetti) ben hep böyleyim taktım mı takıyorum işte.Bazen kitap okuyorum aralıksız sonra ondan sıkılıyorum kendimi filme veriyorum (net var olsun film konusunu masrafsız çıkarıyoruz ) sonra ondan da sıkılıyorum kendimi sahile vuruyorum.Sonra dağ bayır gezeyim diyorum o olamıyor maalesef ben de oturuyorum bir güzel bunalık takılıyorum en afillisinden ! ''Ben biraz sıkılgan biriyim'' sonucuna bağlamayı isterdim bu konuyu ama yok sıkılgan biri değilim olmadım da hiç ama çabuk sıkılıyorum uğraşlardan.Hem tembelim hem de sabuk sıkılıyorum beter bişeyim anlayacağınız.

Mesela hayal kurmaktan da korkuyorum ben , bir çok nedenim de var bunun için...Bazen nedenleri unutup hayal kurarken bulduğum oluyor kendimi ama o da çabuk geçiyor ! Gelecekten beklentileriniz neler ? Benim sağlık ve ilim dışında pek bir beklentim de yok ! Hayatın akışına bırakmışım kendimi gidiyorum gündüz gece...

Ölümü hatırlayın diyorlar ya ilim ehli ,heh işte ben o ölümü hiç aklımdan çıkaramıyorum ! Onun için de hırs denen şeyden eser yok bende bazen kıskanıyorum hırsları azimleri olan insanları.Ne güzel diyorum bir amaçları var hırs yapıp başarılı olmaya çalışıyorlar bu uğurda.Benim amacım iyi biri olmak öyle yaşamak ,sağlıklı olmak, insanlara tebessüm olmak, doğayı gözlemlemek mümkünse içinde huzur bulmak gibi sıradan şeyler işte..Ha en çılgın isteğim dünyanın insansız bölgelerini gezmek ama onu da bir kaç ülkeyle sınırlayabilirim...

Hayat bazen güzel bazen acısı bol..Hayat bazen güzel süprizler sunuyor bazen de ağlatıyor..Hayat bazen sevginin göbeğine itiyor bazen de sevgisizliği iliklere kadar hissettiriyor.Hayatta benim gibi hee ne yaptığı belli değil; iyi mi kötü mü bir türlü karar veremedim gitti !

Neyse iyice günlük moduna döndürdüm yazıyı gideyim şimdi.Umarım Çarşamba günü iyi haberlerle bir şeyler yazarım yine (dostumdan konu için yardım almadan !) ÇArşamba aslında pek de özel bir gün değil benim için , ben Cumartesilerini çok severim (niyeyse bilmiyorum)

Öyle işte, Allah kimin ne sıkıntısı varsa gidersin kimin ne beklentisi varsa da hayırlısıyla gerçekleştirsin inşaallah...


Yorumlar

Adsız dedi ki…
Hayat bu. Herkes için ayrı mecralarda ve ayrı zamanlarda; kimine yavaş kimine hızlı geçiyor. Yaşıyoruz ölmek için ve ölüyoruz yaşamak için...

Amin.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nerede Kalmıştık Gezimizde...

Kalabalığın içinde gürültüden kendini soyutlamanın yolunu bulmuş insanlar! Bilenler bilir, bilmeyenler için açıklama;Sultan Ahmet meydanı.. Buranın fotograflarını ayrı bir postta yayımlayacam ama ; Kutsal emanetler bölümünün kuyruğunu şimdiden görün istedim ;) Dikili taş (merak edenler tarihini googleden araştırıp okusun lütfen) S.Ahmet arka sokaklarında güzel yerler var Caminin dış avlusunda oturup hem dinlenip hem de geleni geçeni izleyebilirsiniz benim gibi ;) Sultan Ahmet Cami Girişi Kalabalığı görüyorsunuz değil mi ? Kalabalık İstanbul'un göbek adı olmalı;) Tarihi binalar İstanbul'u, bahçeler de tarihi binaları süslüyor Kubbeler Diyarı! Seramik pek de yakışmış ...İyi fikir, helal olsun diyorum Arabadan inip fotoğraf çekmemi kimse beklemezdi herhalde.. Arabadan da anca bu kadar ;) Sahaflar Çarşısı (adı böyle miydi tam olarak bilemiyorum)

Dünya Değişiyor :Gazze'den Önce Gazze'den Sonra !

Uzun zaman sonra... Dünya öyle bir hal almaya başladı ki her sey yerle bir olmuş durumda ! Hüs-ü zanlarımız su-i zanlarımızla halay çekiyor biz ise hangisine tutunacağımızı şaşırdık... Var olduğunu düşündüğümüz her şeyi kapitalizm ağzına aldı çiğnedi yuttu şimdi ise sindirilmek üzere midesine indirdi, eğer ki genel cerrahi ile inandığımız insani vasıflarımızı onun midesinden almazsak umutlarımız batıdan doğacak !!! Buraya bir virgül koyup yazıma devam edeceğim ,üzerine uzun bir yazı yazmak niyetiyle ! iyi ve kötü diye bize öğretilenlerin allak bullak olduğu devrin zavallılarıyız hepimiz !  Dün bize ''Gavur '' diye öğretilen insanlar bugün Gazze'de işlenen katliama en yüksek ses ile karşı olduklarını haykırıyorlar ''Müslüman Alemi'' dediğimiz ülkelerin yöneticileri  ise milyonlarca dolar karşılığı konsere çağırdıkları Jennifer Lopez konserinde çılgınca eğleniyorlar !! Genelleme yapmayacağım zira Müslüman kardeşlerimizin yaşadıkları topraklarda yönetic...

Pabuç, 4 Yaşında ! (2009-2013)

İlk yazmaya başladığımda aklımda pek bir şey yoktu. Seviyordum yazmayı ve başladım bir şekilde.Sonradan yazdıkça ve özellikle okundukça hayatıma farklı ve güzel bir pencerenin açılmış olduğunu gördüm,mutlu oldum. Yazdıkça  yazılarım daha düzelmeye başladı ,yazacak şeyleri görmeye başladım gündelik yaşantım içinde,kendimi çok daha iyi ifade etmeye başladım. Görmesem de duymasam da çok güzel insanların varlığını hissedip mutlu oldum, dünyaya bakışımı değiştiren yazılar okudum,yazdıklarından da öte güzel yüreklere sahip kişilerin varlığına şahit oldum, dostlarım oldu dertleştik güldük bazen dünyayı kurtarmak için kolları sıvadık. Yüreğimin sesini eşlik edenler oldu varlığı bana mutluluk kaynağı... Hiç ummadığım kişilerden (net ortamı dışında) ummadığım tepkiler aldım, şaşkınlıkla karışık mutluluklar yaşadım. Beni hiç görmeden sadece güzel görüşleriyle değer veren kişilerin dualarını aldım,dertlerine ortak olduklarım oldu ya da sevinçlerini paylaştıklarım. Kardeşim dediklerim o...