Ana içeriğe atla

Yaşamın Kendi Şiirlerinden...

''Unutulanları Hatırlatan''

Özlersin,
Özlemeyi unutmuşsundur da,
biri çıkar özlem neymiş hatırlatır sana..
İnanmıyorum dediğin duygulara inandırır yeniden seni!

Tebessümü seversin,
Ama bu sefer birini hatırladığın için tebessüm eder 
içinden ''Ah keşke burada olsa'' diye de geçirirsin..

Bilirsin birinin seni düşündüğünü
Ve belki de aynı zamanlarda tebessüm ettiğini..
Hissedersin işte mantığını da pek kullanmadan.
Hem konuşan yüreğimse, mantığımın sesini neden dinleyeyim ki dersin! 

Sen hala sensindir de, yüreğinin sesi çok çıkmaya başlamıştır.
Fark edersin ve 
Seversin bu durumu... 






Not üstüne not: Arkadaşlar ben şair falan değilim ,kafama estikçe bir kaç kelimeyi bir biriyle kanka yapan biraz da içinden geldiği gibi yazan biriyim.Aranızdaki şairlerden özür dilerim hatalarla şiirİMSİ yazdığım için :) Ben iç sesimi dinliyorum ve yazıyorum ;asla şiir yazıyorum iddeasında değilim biline...Eleştirirken bu bilgileri göz önünde bulundurun lütfen !

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Sevgili Pabuç,hep tebessüm ettirecek insanlar olsun etrafında :)
Pabuc dedi ki…
amin, güzel Telve,
İnsan böyle canlara ihtiyaç duyuyor hem yaşamına enerji olma konusunda hem de kendi kalabilme konusunda..

Ve böyle kişiler hepimizin hayatında olsun inşaallah
cem dedi ki…
e ne mutlu :)
Pabuc dedi ki…
Ara sıra hayatımıza uğrayan tüm duygular mutluluk sebebi ,şükür :)Cem sen :)
absalom dedi ki…
olmamış bu şiir...
böle şiir olmaz olsun.

ahahahha tutamadım kendimi dipnötü geç okudum küççük ya harfler.

yahu rahat ol arkadaşım...
karşı kıyının kızı.
benimkiler şiir...
seninkiler ne böle diyenle de uğraşma reca ediciğim.
direk bana gönder:))

ben gerekeni görüşüm arkadaşlan:))
Pabuc dedi ki…
Ya absalom
ben zaten şiir olmadığının farkındayım bunu da belirttiğim halde eleştirmelerine bayılıyorum (!)

Demek sen de beğenmedin haa, ben alıp bu şiirimi nerelere gideyim de taşlara vurayım bilemedim ki şimdi ;)

Peki görüşmeleri sana yönlendireyim ben o halde :)
Ramazan Aksoy dedi ki…
Şiir zaten duyguların yani özlemin sevginin hayallerin nefretin öfkenin beklentilerin kelimelere ve cümlelere dökülmüş halidir kimi yazıyla aktarır kimi şiirle.Şiirimsilerinin rastgelen oldukca okuyorum daha ne olsun iç ses dedikleri bu zaten mesafeler anlamını yitirir gönüle ulaşipta derin izler bırakanlar için.Bu bazen bir anne olur bazen baba bazen kardeş bazen dostlar bazen arkadaşlar ve aynı yastıga baş koyduklarımız.Hayatımızda bunların hepsine sahip olup bu mısraları dökebiliyorsak yazıya daha ne isteyebilirsinki hayattan.Ben begendim güzel bir şiirimsi.Bu arada yazılarını okumaya devam yorum yazmayarak.
Pabuc dedi ki…
Allah razı olsun sabırla yazılarımı okuyorsunuz ve bir de yorum bırakıyorsunuz..hakkınızı helal edin
Ramazan Aksoy dedi ki…
Tebessümü seversin,
"Ama bu sefer birini
hatırladığın için tebessüm
edersin"
Helal olsun asıl sen hakkını helal et güzel kardeşim,buradaki yazılarını sabırla degil bazan keyifle bazan üzülerek bazan tefekkürle okuyorum ve okumaya devam edecegim arada yorum yazarak.Facebookta katlanamayıp kovdun haklı olarak :-) buradanda kovmazsın inşaallah "kapıdan kovulup bacadan girmek" gibi oldu ama.Bu güzel yazılarını okumama katlanman dilegiyle selam ve dua ile inşaallah.
Pabuc dedi ki…
Facebookta ben değil asıl siz beni takipten çıktınız ben sadece noktayı koydum...
Yazdıklarımı okumak serbest tabiki, yorum yaparsanız da hoşuma gider....
Selam ve dua ile...
Ramazan Aksoy dedi ki…
Bak şimdi takipten çıktım diye sandalyeye vurulurmu be ya :-) canın sagolsun üzüldüm sadece sıkıntı yok.Ben yine sözümü tutuyorum arada sayfanı ziyaret ediyorum, tek sıkıntı yorum yazamıyorum.Vakit buldugumda blog sayfalarını okuyorum en son resmi dikkate almayın yazdıklarıma odaklanın diye yaptıgın blog yazını okudum herkes resime odaklanmış hem güldüm hem eglendim.(Dünyayı kadınlar yönetseydi resimli blog yazın).Beni nasıl bilirdiniz diye başlayan yazı ve cevaplar "saç baş yolarlardı" "biz bu dünyayı terkedelim" "birbirlerine trip atarlardı" "İlk kadın başbakan" vs güzel bir algı yanılgısı deneyimimi ve kimler yazdıklarıma odaklanıyor denemesi taktik güzelmiş.Okumayı pek sevmiyoruz malesef durum bundan ibaret.Yusuf Kahraman o kadar çok emek veriyorki yazılarını keyifle okuyorum yetmiyor blog sayfasındaki yazılarına bakıyorum ve çogu insan o uzun yazılarını okumuyor facebookta.Okuma özürlüyüz malesef bende çogu zaman kısa yazıları anlamakta zorlanıyorum çogu zaman leb dediginde çogu zaman leb de kalıyorum ne yazıkki.Uzun yazıları okumayı bu yüzden seviyorum galiba çünkü leblebi uzun yazı :-)
Pabuc dedi ki…
Ramazan Aksoy,
ya evet Yusuf Kahraman yazıları tek kelimeyle ''ufuk açıcı'' ben de hiç ama hiç sıkılmadan okuyorum tüm yazılarını..Ayet okumalarıma nur oldu onun paylaşımları..

ve evet dediğim gibi yazılarımı takip serbest hatta siz yorum yapınca ben de eski yazılarımı hatırlamış oluyorum ..belki biraz daha yaşlanınca sevdiğim yazılarımı kitap haline getirebilirim ..uzun yazıları bırakın kısa yazıları da okumuyor çoğu kişi milletin derdi ilgi toplamak!.. okumak isteyenler zaten buna kitaplardan bailıyorlar facebook sadece bir bölüm orada da çoğu kişi okumak içn takılmıyor ....

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…