Ana içeriğe atla

Yeni Bir Aşk LAZım !

Bu söze çok güldüm neden bilmem ! Sonra bu fotografı  bulup sözü de kopyaladım ve sizinle paylaşmaya karar verdim. İyi yapmış mıyım ?  İyi oldu iyi ,bana da bir güzel konu çıktı yazacak işte...

Şimdi güzide arkadaşlarım (absalom kulakların çınlasın ) bildiğiniz gibi (bilmiyorduysanız da ahan da şimdi öğrendiniz) ben katışıksız bir Laz'ım. Dedelerim, Artvin/Arhavi'den Sakarya'ya göçmeselermiş ben ne güzel Arhavi de yaşıyor olacaktım...Şimdi ise, Karadeniz'e hala gidip gezememenin ezikliğiyle üzülüp duruyorum...Yazık bana ve benim gibi oraları görememiş tüm Karadenizlilere (üzülebilirsiniz bizler için) :)

Bakın şimdi Laz konusu açılmışken oradan birileri çıkıp bana ''milleyetçilik, ırkçılık yapma''demesin valla tepemin tası atar ona göre . Ben ırkçı değilim fakat Türklüğümle de (siz Türklüğü tartışa durun) Laz damarımla da gurur duyan biriyim.Amerikalı olaydım ya da ne bileyim İsrailli olaydım asla gurur duymazdım mesela,anladınız siz beni ! Ben sevdiğim insanları ırklarına, renklerine, dillerine ve dinlerine göre ayırmam, bu da yeterli sanırım.Benim için asıl olan sevgidir (saygıdır ,samimiyettir) gerisi teferruat.Neyse ya, ben farklı bir şey yazacaktım bu  kadar ciddi bir konuya yelken açmayayım..

Laz'ları seviyorum.Deli dolu hatta zır delidir Lazlar.Sülalemden biliyorum bizde herkes fıkra kahramanı...Ben çocukken, fıkraları Temelle Fadime adında iki kişi yazıyor sanırdım. Büyüyünce anladım ki Laz'lar kendi fıkralarını yaşayarak yazıyorlarmış.Eskiden fıkra anlatırdık şimdi kuzenlerle kendi hallerimizi anlatıp gülüyoruz.Hepimiz bir fıkra kahramanı olduk çıktık.Hatta bazılarımız (misal, yengem) bildiğiniz Fadime.Yaptığı yer şey bir olay ,her olayı kopmalık fıkra ,gel de gülme gel de onun hareketlerini izleme..

Mesela bir ortamda bir Laz varsa hemen anlaşılıyor.Yok yok sizin bildiğiniz gibi öyle saflıklarıyla değil zekalarıyla ve konuşmalarıyla belli ediyorlar kendilerini.Konuşmanın en can alıcı cümlesini,olayların en olmayacak taraflarını görebiliyorlar çünkü. ''leb demeden  Çorum'' diyorlar o derece.Muzip de bir bakışları vardır ki sormayın gitsin...Hiç bir Laz anlatılan bir fıkradan sonra ''Ben anlamadım bir daha anlatır mısın '' demez mesela.Üstelik diyenlere de uyuz olur...


Tepelerinin tası attı mı yanlarından bir süre (maksimum 5 dakika) uzak durmanızda fayda var sonra geri dönün çünkü hiç bir şey olmamış gibi devam eder yoluna.Entrikalara da gelemezler ,düpe düz olmalısınız onlarla dost olabilmeniz için.Yalın ,anlaşılır ve samimi cümlelerle geleceseniz gelin yok ise olabildiğinizce uzak olun yani...Gerçi ben tanıdığım Lazlar kadarıyla veriyorum bu bilgileri...Genel bilgi için vikipedi ye göz atınız..

Neşeli insanlardır yanlarında ASLA canınız sıkılmaz çünkü eğlenecek konu fakirliği çekmez kendileri.Hiç bir konu bulamazlarsa bile , kendiyle ilgili espriler yapar sizi kahkahalara boğarlar.Kendilerine güvenleri çok fazladır; ki kibirle bağlantılı olanından değildir..Ve inanılmaz kendileriyle barışık insanlardır. Hani onları aşağılamak için hiç uğraşmayın çünkü birincisi sizi pek ciddiye almazlar, ikincisi de ağzınızın payını öyle bir verirler ki bir daha hiç kimseyi aşağılama cesareti gösteremezsiniz (uyy bu biraz ağır mı oldu ne )

Çok uzatmayayım;komiktirler ,hoşturlar, çabuk sinirlenirler (ve asla trip atmazlar direkt söylerler kızdıklarını)  çalışmayı sevdikleri kadar eğlenmeyi de severler,pratiktirler,doğaya düşkündürler,mütevazidirler (lafta değil öz de mütevazi) ve zekidirler. Yeri gelmişken bir de fıkra yazayım konuyla alakalı. Laz'ın birine adamın biri dalga geçmek için ''Sizin kafanız 12 ye kadar çalışıyormuş doğru mu ?'' diye sormuş.Bizim Laz cevap vermiş :''Yok yanlış biliyorsun  onun doğrusu şöyle  ,bizim kafamız 12 ye kadar zehir gibi çalışıyor da 12 den sonra sizinki kadar çalışıyor''demiş ;) 

Onları tanımaktan asla pişman olmazsınız...

Misal, beni tanıdığına kaç kişi pişman olmuştur ki ! ;) 

Konu Lazlar olunca Kazım Koyuncu'yu da anmasak olmaz.Sevgi ve rahmetle anıyoruz kendisini...Ve şu parçasını dinlemenizi tavsiye ediyorum.Gerçi siz anlamayacaksınız Lazca olduğu için ama olsun müziğine kulak verin o zaman hissedersiniz güzel şeylerden bahsettiğini :)


NOT:Başlıkta hoş oldu ya ,di mi :)



Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Aaaa bak şimdi senin için gerçekten üzüldüm Pabuç... İnsan Karadeniz'i görmez mi hiç ? Ben Artvin'e kadar gittim de bayıldım oralara..Toprak göremiyorsun bazı yerlerde, her yer yemyeşil...
Başlık muhteşem olmuş bu arada :))
yasemin kuzen dedi ki…
yaaa seviyorummm bu lazlarııı,seviyorum seni,seviyorum kendimi :) birde bi laz uşak bulursam onu da sevicemm :)
GÖK-TÜRK dedi ki…
Konu üç harflilerden açılmışken ben ''EFE'' diyeyim sen anla onu. :)))
melek bahar dedi ki…
ben çok severim karadenizlileri
karadenizin havası aslında tam bana göre
inşaallah bi gün oraları gezip görme imkanım olur
Erkan Şen dedi ki…
Elif,

Karadeniz'e Kalan diyorum başka da birşey demiyorum...

"Şeddeli" tavsiye olunur...
Pabuc dedi ki…
@kahve molası,
evet inşaallah bir gün gidecem ,umarım gözlerim hala net gördüğüm zamanlarda olur bu yolculuk..Başlık hoş oldu evet sevdim başlığı :)

@yasemin kuzen,
lazlar sevilmez mi ya ,sevmesen bile zorla sevdirirler kendilerini :) Seveceğin bir laz uşağı bulursun inş :)))

@GÖK-TÜRK,
peki bre sen de üç harflisin senden de korkulur :)

@melek bahar,
ben sadece gezmeyi isterim oraları ,havası bana göre değil ben sürekli nem ve yağmuru sevmem :)

@Erkan Şen, ''Kalan'' ı anlayamadım :/ Oraların çok güzel olduğuna eminim gidenlerden duyuyorum inşaallah ben de gidip görürüm o güzellikleri..
Gelibolu17 dedi ki…
Bismillah laz damarını tutturmıyim şimdi desturrrr ben geldimm :)

Söz çok güzel beğendim bende paylaşcam müsaadenle :)

Benimde şu söz çok hoşuma gitmişti

"Bir laz atasözü der ki; baktın olmayi bakmayacasun"

o günden beri bakmıyorum inanki :)

İnşallah Karadenizi görmek kısmet olur birgün Allah gönlüne göre versin,, Sakaryada çok yeşil ama ben hayran kaldım yeşiline ama işte gözüm maviyi arıyor bende yarımada çocuğuyum ne yapayım her ne kadar köklerim Balkanlara dayansada.....
Pabuc dedi ki…
Gelibolu17

Karadenize gidip köylerinden birinde tatil yapmak istiyorum.Saf insanı temiz insanları orada görmek istiyorum.Off ya inşaalah gerçekleştiririm bu hayalimi.
Kalemzade Kamil dedi ki…
Bilgisayara bi bakayım dediğimde yazının linkini benim bloga düşmüş gördüm. Başlığa bakınca dikkat etmemişim büyük harflere. :) Tam kalkacaktım ki bir bakayım ne yazmış Pabuç dedim. Böyle bir başlığın altında böyle neşeli bir yazı olduğunu bilseydim beklemezdim okumak için. Hoş bir yazı olmuş. Neşe saçmaya devam ediyorsunuz.. Allah neşenizi eksik etmesin.
Pabuc dedi ki…
/Kalemzade Kamil,
demek yazımı okumadan çıkacaktınız nette kırıldım şimdi :)
şaka bir yana Lazlarla ilgili bir yazıya da anca bu kadar farklı başlık kullanılmalı diye düşündüm:)

Amin Rabbim hiç birimizi uzun süre neşeden uzak etmesin..

Yazıyı okuduğunuz için (başlığa rağmen okuduğunuz için)ve yorum DA bıraktığınız teşekkür ederim :)..Var olunuz...
Yeliz İnceoğlu dedi ki…
Ben sizin sayfayı açınca şaşı bakışlı kızı görünce çok güldüm önce. Tam facebook için yalnız :) sonra bu fotoğrafa tabi :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…