Ana içeriğe atla

Farklı Olsa Bu Gün


Serdar Ortaç şarkıları kadar umarsız geçse bu gün  mesela...
Gülsek nedensiz...Olabildiğince mutlu hissetsek...Olur olmaz sebeplerden ışıklar bulup aydınlansak...Yarın yok gerçeğiyle anı yaşasak...Ne kendi ne de başkalarının hatalarına odaklı olsak...Yapamadıklarımızı yapsak 5N aklımızda olmadan...Diyemediklerimizi desek ve ''Ne derler'' ''ne düşünürler''i aklımıza bile getirmesek...''Nasılsın?'' sorusuna bile gerçek cevaplar versek...Sevdiğimize sevgimizi en doğru biçimde söylerken; sevmediklerimizle de gerçek duygularımızı paylaşsak!..Korkularımızdan arınsak ve bir an bile olsa korkularımızın ana nedenini kavrasak...En sevdiğimiz şarkının ana karakteri olup şarkıya dahil olsak..Okuduğumuz kitabın yazarı olup okuduklarımızı en derinlerimizde yaşasak...Sıkıntılarımız rafa kaldırıp hiç yokmuş gibi hissetsek...

Bu gün ;iç dünyamız yaşantımızda canlansa,hali hazırda görünen halimiz de iç dünyamızda kilitli kalan olsa ..Yer değiştirse ,siz olan aslınızla şekillendirilmiş siz olduğunuz sanılan yanınız...

Barış Manço şarkıları kadar eğlenceli,masalımsı,duygusal ve bir o kadar da çocuksu yaşansa bu gün...

Güzel bir gün ,hafta hatta ömür olsun hepimiz için..
İyi temennilerde bulunmaktan daha güzel hayal mi olur dünyada...

Bu şarkıyı dinliyorum ;hayallerimin beni hiç bırakmasın istiyorum..

Yorumlar

Aliyah Muhammed dedi ki…
Umursamaz olmadığın için bunları yapamıyorsun. Ki bu iyi bir şey. Yani çevrene duyarsız değilsin. Muhtemelen pazartesi sendromu yaşıyorsun.
Barış Manço şarkılarıyla eğlenceyi buluyor olman da iyi.
Dil bilgisi kurallarına uymuşsun sanki bu yazında.
Yazının sonunda şarkı paylaşıyorsun ya; güzel oluyor.
Pabuc dedi ki…
/Aliyah Muhammed,
Pazartesiyle ilgili sendrom sorunum yokda benim sorunum biraz daha büyük sanırım; bildiklerimle uygulayabildiklerim arasındaki uçurum gibi mesela...

Dil bilgisi kurallarıyla ilgili olrak da ,farkında olmadan yapmışımdır böyle bir şeyi!

Bazen söyleyemediklerimizi şarkılar söylüyor,yardım alıyoruz onlardan..

Yorum için teşekkürler..
Aliyah Muhammed dedi ki…
Bildiklerinle uyguladıkların arasında uçurum varsa sizi tutan şeyler vardır demektir, düşündüklerinizi yapmaya dair. Bozuk bir cümle oldu değil mi? (:
GÖK-TÜRK dedi ki…
Zor azizim çok zor.
Pabuc dedi ki…
Uygulamalar konusunda çok istekliyim ama imkanlar bazen sınırlı olabiliyor diyelim..

Bozuk cümle mi ;benim için anlaşıldığı sürece bozuk cümle yoktur...
Pabuc dedi ki…
/GÖK-TÜRK,
ya olursa dedik azizim ,ya olursa ..Olsa güzel de olur anlamında ;)
GÖK-TÜRK dedi ki…
Dilbilgisi kuralları deyince aklıma geldi :)
Dilbilgisinde üç nokta bırakmamışsın maşallah. :DDDDD
Pabuc dedi ki…
Kahkaha attırdın bana sabah sabah...

Ben de noktadan çok ne var; elimi sallasam noktaya çarpıyor :)
cem dedi ki…
huzurlu, biraz hüzünlü, yalansız, riyasız, aşk dolu vs geçsin ama serdar ortaç şarkıları bize bulaşmasın olmaz mı?
Pabuc dedi ki…
Olur tabi olur..Gamsızlık umursamazlık da ilk aklıma gelen o olduğu için yazdım zaten:)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…