Ana içeriğe atla

Trafik Kurallarına Uyalım Uymayanları Uyaralım!


  Bizim yolculuklarımızdan ara ara bahsediyorum sizlere blogumda.Minumum hız 120, maksimum hız 174 bizde sınır.Ama kanunlar öyle değil (ne mutlu) peki sizin sınırsızlığınızla kanunların sınırı çakıştığı zaman ne oluyor? Böyle(fotoğrafa bakınız) yolda yakalanıyor durduruluyor ve  paşa paşa ceza alıyorsunuz.100km sınır olan yerden 150km hızla geçmemeyi de öğreniyorsunuz böylelikle!!! Hız sınırını aşmanın cezasının 320 lira olduğunu da öğrenmek cebinize zarar size bilgi olarak aktarılmış oluyor ve siz de daha dikkatli araba kullanıyorsunuz!...

  Yanınızda olanların korkuyla yaptıkları dualar bir gün size trafik polisi olarak geri dönebiliyor ( iğrenç espri yapasım var ama ceza biraz yüksek olduğu için yapmayacağım bu sefer) ve trafik polisinin arabayı durdurması yanınızda yolculuk edenleri mutlu bile edebiliyor !!!

  Kurallar bizleri korumak için var.Onun için kurallara uyalım, onları dikkate alalım, yarış pistindeymiş gibi araba kullanmayalım di mi ? Kış da geldi ,kar lastiklerini taktıralım ,daha yavaş araba kullanalım,yaya geçitlerinde okul geçitlerinde yavaşlamayı ARTIK öğrenelim ve Allah aşkına trafik ışıklarında beklerken yeşil yanar yanmaz kornaya basmayalım (o an arabadan inip korna çalan arabanın sahibine kafa göz dalası geliyor insanın ..ne kötüyüm ben ya..) Yaya geçidinden geçiş yaparken herhalde bir tek bizim ülkemizde insanlar (N'olur n'olmaz diye) yine de sağına soluna bakarak karşıya geçiyordur.Bizim şoförlerimiz geçitlere yaklaşırken (hadi iyi niyetli olayım) nadiren de olsa yavaşlamayı unutuyorlar da !

  Ne güzel kar yağıyor ah bir de şu insanı uçuracak gibi esen rüzgar olmasa...Yayalar kar da düşmesin ,araçtakiler de yolda kalmasın inşaallah...

  Hepinize hayırlı, mutlu, huzurlu, bol tebessümlü ,sağlıklı günler diliyorum...

Yorumlar

kahve telvesi dedi ki…
Lütfen bazı saçma sapan hız sınırlarına bir el atılsın....Cezalara verilen paralara çok acıyorum ben..
Profösör dedi ki…
Kanunlar caydırıcı değil..
Hayal Meyal dedi ki…
hızdan çok korkuyorum. az bile o paralar. bir insan hayatı o kadar kolay tehlikeye atılıyor ki memleketim Türkiye'm de.
Budeliçocuk dedi ki…

Ama arada bir hız yapmanın dayanılmaz cazibesi kapılmadan edemiyor insan..:)
Kimsenin hayatını riske sokmadan bazen kuralları çiğnemek güzeldir..
Pabuc dedi ki…
/kahve telvesi,bazen bir musibet (mesela trafik cezası) bin nasihatten daha iyi oluyor inan ! O arabanın içinde ne çektiğimi bir ben bilirim bir de Allah Ve çok şükür sadece cezayla kaldı bu tehlike!

/Profösör,
kesinlikle çok daha fazla cezalar olmalı (hız bizlerde tutku nedense)

/Hayal Meyal,
katılıyorum özellikle alkollü araç kullananlar çok daha ağır cezalar verilmeli ...Trafik oyuna gelir bir şey değil malesef..

/Budeliçocuk,
trafiğe kapalı alanlarda bu tutkularını gerçekleştirsin herkes ...Trafikte değil çünkü böyle şeyler sadece kendi hayatımıza değil başkalarının hayatına da mal olabiliyor malesef..

Haksız mıyım :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…