Ana içeriğe atla

İnsan İyi Yöne Doğru Değişmeli,Yerinde Saymamalı!


''Bir insan yedisinde neyse yetmişinde de o'' sözü sanırım gerçekten doğru.Gerçi iyi yönleriyle değişmiyorsa bu artıdır ama eski yönleriyle bu böyleyse insan büyük bir ziyandadır.Ciddi anlamda sinirleniyorum bu duruma.Bir insan on yıl önceki kötü davranışını hala yapıyorsa bir adım ilerlememiştir hayatta diye düşünüyorum.

Dedikodu bir hastalık öyle ki; alışan kişi  bir süre sonra yakınlarının, hatta akrabalarının ve aile bireylerinin hakkında bile boş konuşmaya başlıyor.Buna şahit olunca inanın midem bulanıyor insanlardan.Her kim olursa olsun...Bir insan nasıl olur da akrabası ya da sürekli yüz yüze bakacağı insanlar hakkında olur olmaz,kötülüğüne konuşabilir.Onu zora sokacak davranışlarda bulunabilir..Anlamakta güçlük çekiyorum,anlamıyorum anlamak da istemiyorum zaten o tür kişileri ve davranışları.

Sabah ne güzel sakin sessiz hastalığımı dinlenerek geçirmeye çalışıyordum ;kısa bir telefon konuşmasından sonra duyduklarım yüzünden resmen tepemin tası attı.İnsanları anlamak için kurslar açılsa ve bir ömür boyu sürse bu kurslar yine de bir arpa boyu yol alamayız insanları tanıma adına sanırım.Sizin aklınıza gelmeyecek bencillikler yapabiliyor insanlar.Diyorsunuz ki;'' Bunca zaman geçmiş düzelmişlerdir, iyiye gidiyor gibi görünüyorlar'' ama yok insanlar oldukları yerde sayıyorlarmış da siz iyi niyetinizle düzeliyorlar sanıyormuşsunuz..Hayy Allah'ın Sen bu insanlara akıl,fikir, insaf, edep,merhamet ver...Diyecek söz bulamıyorum insanın insana karşı yaptığı saygısızlıklara!

Bir insan boş boş başkalarının ardından atıp tutmadan önce en azından bir kendine bakmalı ,ben neyim ki karşımdakine bu kadar yükleniyorum diye..Ama yoook olur mu ,başkası hakkında ahkam kesmek çok daha kolay hem öyle yapınca kendi eksikliklerini/ayıplarını da gizlemiş/arkalara atmış olurlar demek ki!!! 

Not:Keçiyle ilgili bir söz var ki bu yazıma çok yakışırdı ama saygımdan dolayı yazamadığım için sadece keçinin kendisini koydum...

Yorumlar

Erdi Karadeniz dedi ki…
Her geçen saniye hayat değişirken, dünya değişirken, insan öyle kalmamalı değişmeli! Ama değişim gelişim anlamı taşımalı. Çeki düzen vermeli kendine. Öğrenmeli; önce insan olabilmeyi...

Ama bazıları işte ya... Bazıları...
ZîŞuuR dedi ki…
İnsan karmaşık bir varlık. Bazen biriyle bile anlaşamıyoruz. İşte tam burada Rabbimin büyüklüğü karşısında acizligimin farkına daha çok varıyorum.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…