Ana içeriğe atla

Etkinliğe Katılımlarınızı Bekliyorum Arkadaşlar

Ramazan'dan önce Erdi Karadeniz'e söz vermiştim bir konu hakkında yazı yazacağıma ama telaş içinde kaynadı gitti.Aklıma gelmişken  şimdi yazayım sözümü de tutmuş olayım.Gerçi Ramazan Bayramında anlamlı olacaktı bu yazı ama ne yapalım biz de Kurban Bayramına uyarlarız ,çare tükenmez bizde ...

Mektubun ,kart postal atmanın yok olmaya başladığı (tamam tamam yok olduğu) şu günlerde blog ailesi olarak bir birimize kartpostal gönderebiliriz diye düşündük.Ne dersiniz ? Herkes istediği bir kaç bloggere kart atabilir bayramda.

Hatta blogger diyerek kısıtlamayalım da;Twitter,FriedFeed,Facebook 'dan ya da gmaillerinizden tanıdığımız kişilerden bir kaçını seçip gönderebiliriz.Bizleri de haberdar ederseniz gönderdiğiniz kişilerden ve gönderdiğiniz kartpostallardan sonunda güzel bir düzenleme yapar anı olarak saklarız bloglarımızda...Zor bir şey değil ;hatta kolay ve ucuz da bir faaliyet olur ne dersiniz ? Desteklerinizi bekliyoruz..

Size düşen sadece,arkadaşlarınızın posta adreslerini öğrenmek ve bir de güzel anlamlı kart postallar almak   sonra da postalamak bakın ne kadar kolay :) Tabi bir de bizleri bundan haberdar etmek ...Var mısınız bu etkinliğe katılmaya? Gerçi bunun ucunu bırakmadan devam ettirebilirsem biraz yol alabiliriz, tabi sizlerin de destekleriyle..

Benim için zor olacak  çünkü aklımda en az 50 kişi var.Bu da nereden baksam bana pahalıya mal olacak  bir etkinlik:) Şaka bir yana güzel olacak ,hoş olacak tebessüm olacak...Bize katılacak olanlar, şimdiden kimlelere kartpostal göndereceğini seçsin sonra da bizi haberdar etsin lütfen...

Kurban Bayramına çok var düşünmek,kartpostal almak için çok zamanınız var yani.Hadi arkadaşla bir el atın bu faaliyete..Güzel olacak güzel, emin olun!..Sizlerde tanıtım yaparsanız daha çok kişiye ulaşır daha da büyütürüz etkinliğimizi..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…