Ana içeriğe atla

Hafta Sonundan...


Hafta sonu piknik açılışını yaptık çok şükür.Gerçi yine korkuyla çıktık güneş vazgeçip gider diye ama olsun gördüğümüz kadarıyla idare ederiz diye attık kendimizi sahile..Deniz ve ağaçlık alanlar yan yana duruyorsa benim için Cennetten parça orasıdır.Mavi ve Yeşil bir birine ne kadar da yakışıyor değil mi? 
Huzurunuza huzur katıyorlar..Yanında bir de dalga sesi varsa yeme de yanında yat (ya da benzeri bir deyim kullanın siz lütfen)
Dalga sesinin sihirli bir yanı var insanı dinlendiren, bu da çok hoş gerçekten


Çocukların ağaçların boyuna yetişmeye çalışır halleri hoşuma gitti

Boş gibi göründüğüne bakmayın ,aslında etrafı dolu

Yürüyüş yapanların,bisiklet kullananların ve yüzenlerin yan yana olabildiği
mekan

Daha sahil temizlenmemiş ama olsun ben yosun kokusunu da severim

Yeşil ve mavinin bir birine ne kadar yakın olduğunu göstermek için çektim

Bir süre burada oturup dalga seslerini dinledim huzur buldum

Kaya,taş ve kumları seviyorum bu da benim çocuk yanım sanırım

Köşk yolu

Yürüyen Köşk

Sahili beyaz atla dolaşma şansınız var;)

Köşk bahçesinde, güzel manzara karşısında çayınızı yudumlaya bilirsiniz

Park sorunu yaşamıyorsunuz

Çimenlere uzanarak fotograf da çekebilirsiniz ;)

Yorumlar

Bu yorum yazar tarafından silindi.
Erdi Karadeniz dedi ki…
Çok güzel bir hafta sonu olmuş :)
GÖK-TÜRK dedi ki…
Piknik nedir unuttuk vesselam.
Volkan DENİZ dedi ki…
Artık güneş, her gün daha çok yakacak. Bunalacaksınız. Oluşan su buharı yükseklerdki soğuk havaya ulaşınca aniden donacak ve kümülonimbus bulutunun oluışmasına sebep olacak ve çok şiddetli sağnak başlayacak, sonrasında da sel...
Felaket habercisi gibi mi oldum.. :)
Fotoğrafların her geçen gün güzelleşiyor bu arada. Kadraj oturuyor ufak ufak.
Yürüyen köşkün hikayesini de anlatsaydın keşke...
Saygılar...
sessizgemi dedi ki…
Ne güzel! Mavi ve yeşil en sevdiğim renklerdir :) Kum ve çakıl taşları benim için de özeldir. Sahile ne zaman gitsem birkaç çakıl taşı toplar biriktirdiğim kutuya atarım :) Resimler de çok hoş olmuş ^^
kahve telvesi dedi ki…
Çok imrendim ya..ben yıllardır pikniğe gitmiyorum, özlemişim :((
Pabuç dedi ki…
@Neşvünema bulmak..
İstediğiniz uzunlukta yazabiirsiniz yorumlarınızı zira memnuniyetle okuyoruz ...Rabbim sizden de razı olsun inş..

@Erdi Karadeniz,
çok şükür güneşi gördük :)

@GÖK-TÜRK,
Yaz geliyor hatırlarsın artık (inşaallah)

/Volkan DENİZ,
Yok ya ne felaket habercisi sadece içimizi kararttın o kadarCIK :)Hava durumunu izledik Çarşambaya hazırlıklıyız ama o güne kadar güneşin tadını çıkarmakta da kararlıyız :) Fotograflarda ilerleme olduğunu duymak ne hoş ,teşekkürler.Saygılar bizden de size efenim..

@sessizgemi,
teşekkürler..Ben de kumlarla çocuklar gibi oynarım ve evet ben de taşalrdan bir kaç tane alır balkon camımın önüne süs yaparım :)

/kahve telvesi,
buyrun beraber yapalım :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Yürüyen köşkün hikayesi diyorum.. :)
Pabuç dedi ki…
Benden dinlemek istersen ''Atatürk ağacın kesilmesine izin vermemiş onun için köşkü başka bir yere taşıtmış''diye kısa ve öz anlatırım.Tabi ki sen köşkün hikayesini zaten bildiğin için yazmıyorum..Ama illaki okumak istiyorum dersen de http://tr.wikipedia.org/wiki/Yalova_Atat%C3%BCrk_K%C3%B6%C5%9Fk%C3%BC adresine bakıver lütfen :)
Pabuç dedi ki…
Sahi ben neden ağacın fotografını çekmemişim ki..halbuki hayran hayran bakmıştım ağaca
Volkan DENİZ dedi ki…
Bilmem anlabildim mi :)
yağmur değil de yeni korkumuz kene. kene yok muydu oralarda.

ayrıca pek güzel bir yermiş.
Pabuç dedi ki…
/Volkan DENİZ,
Ya da şöyle yap nasılsa Yalova'ya da gelirsin doğa gezileri için o zaman bizzat gelip burada dinlersin köşkün hikayesini...Köşkün yanında ayrıntılı açıklamaların bulunduğu tabelalar var üstelik fotograflı :)

/acıdan geçtin güzelleştim,
kene vakası hiç duymadım burada..Biz de korkuyoruz keneden ,Allah korusun hepimizi
SİHİRLİTORBA dedi ki…
off harika kareler bunlar canım...mavi ve yeşil benim de vazgeçilmezlerimden...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…