Ana içeriğe atla

Yalova'dan Karelerim-2-

Herkes bulunduğu şehri metheder değil mi genel de..Ben öyle yapamayacam, en azından methetmeyecem gelip siz görün yorumunuzu yapın diyerek geçiştireceğim :) Deniz kenarında küçük bir şehir Yalova.Kışları sessiz ve sakin yazları kalabalık ve doğal olarak sesi/gürültüsü bol bir yer.

Barış Manço Anvi Tiyatro yazları yerli yabancı bir çok gösteriye mekan oluyor..

Halk oyunları gösterileri yaz eğlencelerinden..Çiçekleriyle meşhur olduğunu bilmeyen yoktur.Bilmiş gibi Yalova tanıtımı yapmayacağım size çünkü ben Yalovalı değilim onun için pek bir ayrıntılı bilgiye sahip değilim.Bildiğim bir şey varsa  havası temiz doğası yeşil/mavi  uyumunda güzel bir yer...Doğası güzel havası güzel yazın gelenler daha başka ne bekler değil mi ?

Ben sadece çekebildiğim kadar fotograf çekip arada bloguma ekliyorum, anlatmaktansa göstermek niyetiyle..


Gerçi gelin siz görün diyorum bu sözümü de göz ardı etmeyin emi..! İstanbul Yenikapı'dan 1 saat;Kartal 30-45 dakika arası mesafede,zor değil yani gelip görmek..Bahar aylarında gelmenizi tavsiye ederim zira Yalova merkeze gelip kalacaksanız yazları çooook sıcak ve bunaltıcı bir hava oluyor yok yüksek yerlere kamp kurmaya ya da misafirliğe geleceğim derseniz istediğiniz mevsim gelebilirsiniz :)

Gerçi yaz dediğin ne ki hepi topu 2 ay sürüyor sürmüyor o da ayrı bir konu...Bu sefer fotograflar pek iyi olmadı çünkü hava pek kasvetliydi bu gün ,güneş yine güzel yüzünü göstermedi bizlere ...

Bu resimler doğu yakasından bir de Batı yakası var sahil tarafında yürüyüş yapılacak mekanlar bir de Deprem anıtı... Onları da başka zaman gidip çekerim artık.Zamanla size Yalova'yı öyle bir fotograflayacam ki gelmiş gibi olacaksınız ;) (şaka ya şaka amatör bir fotografçı ki amatörlüğün bile ilk adımında biri bunu nasıl başarabilir)

Not:Doğu-Batı yakası diye bir şey yok tamamen benim uydurmam bu ;)


Merkezde yapılıyor bu bina ama ne olacak bilmiyorum

Anfi tiyatro çevresindeki park

Bu resmi niye çektiysem...

Bu ağaçlık yolu takip ettiğinizde tüm Yalova sahilini dolaşabilirsiniz

Eskiden buralar dutluktu..Şaka şaka eskiden buralar denizdi.
Şimdi denizin yerinde yeller esiyor kaldırım taşları üzerinde..

Yazmama gerek yok sanırım!

Şehir merkezi...Ne kadar büyük değil mi ;)

Bizim sadece fotografını çekebileceğimiz marinası bile var Yalovamızın ;)

Göçmek kuşların geçiş güzergâhındayız onun için
bu muhteşem görüntüyle her yıl karşılaşıyoruz

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
Kim takar Yalova Kaymakamını diye bir söz vardı dimi pabuc'um Allah'tan İl olduda kurtuldu :)

şaka bir yana harika resimler çekmeye başladın sen yahu,kıskanıyoomm çok fena,hadi gel gel Gelibolu'yla Yalova resimlerimizi kapıştıralım :)
tekrar şaka bir yana emeğine sağlık sen bana bakma bugün sana şaka yapasım geldi seviyorum seni,Allah'a emanetsin,selamlar
GÖK-TÜRK dedi ki…
Burdan güzel görünüyor ama en azından bir iki günlüğüne uğrayıp gezip dolaşmak lazım...:)
kahve telvesi dedi ki…
Ellerinize sağlık, özellikle kuşlar çok hoş geldi. Devamı gelir umarım :))
Pabuç dedi ki…
Bakalım devamında neler gelecek..enteresan şeyler bulmalıyım böyle sıradan fotolar çekip alt yazılarla yayımlamaktan çok daha iyisini bulmalı yapmalıyım..Başarı dileyiniz bana :)
SİHİRLİTORBA dedi ki…
fotoları daha büyük eklersen çoooook sevinirim ;) bi de güneşli hava fotolarına bayılırım ben :)) güzel bi yere benziyor...
Pabuç dedi ki…
bu yaz gel misafir edelim seni güzel insan :)
AKİFZADE dedi ki…
yalova güzeldir...
sebzesiyle meyvesiyle...
yeşil mavi birleşimiyle...
en uçta ki köyleriyle...

istanbul dan yada kalabalık şehirlerden bir an olsun uzak kalmak ısteyenlere ideal bir gezi şehri...

iznik ve termal e gidin ...
Pabuç dedi ki…
/AKİFZADE,
termalin mesire yeri güzel ,yeşili sevenler için güzel bir yer..İznik'e diyeck sözüm yok harika bir yer..
sipse dedi ki…
ahhhhhh istanbul yoklugun hasret
Pabuç dedi ki…
/sipse,
öyle bir ah çekmişsin ki! Yurt dışında mısın ? :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…