Ana içeriğe atla

Ortaya Karışık ...


Bazen doğrucu Mahmut olasım tutuyor. Seviyorum aslında bu zamanları.. .En yakın arkadaşım ‘’a bak ne kadar güzel kıyafet..’’dediğinde acımasızca ‘’Seninle en iyi arkadaş olduğumuza inanamıyorum hiç mi zevklerimiz uymaz, bu kıyafetin neresi güzel ..’’diye uzun bir cümle kurabiliyorum sonrasında da arkadaşımın korkunç bakışlarına maruz kalabiliyorum..Arkadaşım haksız değil ama ben  doğruları gıcık bir şekilde söylemeyi seviyorum ;)Arkadaşlarım da şikayetçi değiller ki bu durumdan hala bana sorabiliyorlar giyecek yiyecek izleyecekleri şeyleri ;)


İstemeden gittiğim ortamlarda (kısacası zorunlu gittiğim yerlerde) oflayıp puflamasam da ortamda olmaktan hoşlanmadığımı bir şekilde belli etme gibi hoş olmayan bir yanım var.Bu gün yine aynı şeyi yapınca yanımdaki arkadaşım bana bir kızdı ! ‘’En iyisi sus ,evde kalıp koltuğa uzanıp tv de saçma sapan şeyler izleyeceğine buradasın ve farkı kişiler tanıyıp , konuşacak farklı bir konuların olacak ,şikayet edip durma’’ dedi..Haketti mi ? Evet hakettim ama  sıkıntımla gelen cümlelerim eğlenmemize  sebep oldu…Baya bir espri çıktı o cümlelerimden ;)

Yorumlar

Erdi Karadeniz dedi ki…
İstemediğim ortamlarda bende aynen öyle yapıyorum ve tepki kaçınılmaz oluyor :)
kahve telvesi dedi ki…
İmrendim...ben kolay kolay söyleyemem düşündüklerimi, Hep incitir miyim, kırar mıyım korkusu....Yanlış biliyorum ama ben de böyleyim işte...
Profösör dedi ki…
Her zaman doğrucu Mahmut olunabilinmiyor ne yazık ki susabiliyorz. Fakat her zaman doğrucu Davut olanları tanıyorum ben.. :)))
Pabuç dedi ki…
/Erdi Karadeniz,
oflayıp poflamaktansa bir şekilde ifade etmek en iyisi galiba ..Gerçi tepki alıyoruz ama ne yapalım artık ;)

/kahve telvesi,
ben de söyleyemezim aslında:D Ama arada söyleyebiliyorum söylemeliyiz de aslında..Yanlış yönlendirmektense insanları en iyisi gerçekleri söylemeliyiz..Çünkü onlar acı da olsa öyle yapıyorlar ;)

/Profösör (Hocam)
Davut olmamız gereken yerde hepimiz öyleyiz ben eminim ama arkadaş ortamlarında manevi konular dışındaki konularda Davut olamıyoruz ama ara sıra Mahmut olabiliyoruz :)

/Gelibolu17
tşk
Volkan DENİZ dedi ki…
Sıkıntıyla gelip sizi eğlendiren cümleleri alamadık.. :)
Pabuç dedi ki…
Can sıkıntısından kurduğum cümlelerin birileri eğlendirmiş olması..sürekli söylenip duruyordum ve araya da espriler katıyordum daha fazla sıkılmayayım diye..açıklama oldu mu ,olmadı gibi sanki
Volkan DENİZ dedi ki…
Eee yok. sanırım olmadı.. Yani pek iyi durmadı. tebessüm gelişmedi anlayacağın :)
Pabuç dedi ki…
Hım tebessüm olamaması doğal çünkü canım sıkkın değil şimdi ,onun için espride yapamıyorum demek ki artık ...
Volkan DENİZ dedi ki…
tamam bu oldu :)
SİHİRLİTORBA dedi ki…
benim de başıma ne geldiyse bu yüzden gelmiştir zaten :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…