Ana içeriğe atla

Geldiğini Belli Et Giderken Lütfen

  Yeni blog tema mı nasıl buldunuz ? Ben çok aradım da.Papağan ne alaka diyenler çıkabilir ama inanın çok sevdim bu temayı neden bilmem..Mavi gözümü gönlümü açtı sanırım.Sevdim sevdiğim kadar da kalsın bakalım.Genel de hanımlar canları sıkılınca saçlarını kestirir/boyatır ya da alış -verişe gider ekonomiye (ev ekonomisine zarar, ülke ekonomisine yarar) katkıda bulunurlarmış(!) Ben masrafsız kendi halinde biri olarak blogumun temasını değiştiriyorum kafama estikçe ya da canım sıkıldıkça..


  Ya biliyor musunuz aslında yazmak istediğim konu milletçe ne kadar dikkatsiz ve pis olabildiğimizdi ama bu güzel temayı görünce ''Boş ver bu gün de olumsuz şeyler yazma be Pabuç'' dedim kendime..Başka bir güne bıraktım aklımdaki konuyu.Çünkü yazarken bile sinir olacağımdan eminim onun için vazgeçmekte isabetli karar verdiğimi düşünüyorum...


  Benim yazılarımı okuyan kaç kişisiniz merak ediyorum.Günlük 300-500 kişi giriş yapıyormuş bloga ama hepsi de sessiz sedasız çıkıyor ki çok azı dışında gelenlerin kim olduğundan haberim olmuyor.Mesela siz,neden sessizce okuyup çıkıyorsunuz, çıkarken ''geldim gidiyorum,ne biçim yazıyorsun, noktalamadan bihaber insan,fotografçı olma hayalin varsa ucuz makine kullanma, noktalama işaretlerine dikkat et, çok şımarıksın, espri yapma çekilmiyorsun,okudum, sen bence yazma,saçmalama,yazılarından hiç bir şey anlamıyorum, ne çok film izliyorsun,bir birine ne kadar zıt postların var,yapılan yorumlara biraz erken cevap versene...v.b'' şeyler yazın da çıkın ,ben de misafirler gelmiş ben  yokken diye mutlu olayım  (tebessüm) Ne olur benim gibi kendi halinde sessiz/sakin,çekingen,kendine güveni olmayan,cahil bilgi meraklısı bir garip bloggeri sevindirseniz! Yapın kardeşim bu iyiliği bu garibe elinize mi yapışacak (tekrarlanan tebessüm)Madem geldiniz bir ses bırakın öyle gidin gideceğiniz yere...


  Uzun zamandır küçük bir(!) sağlık sorunu yüzünden doğru dürüst gülemedim ,şaka bile yapamadım onun stresini  saçmalayarak çıkarıyorum kusura bakmayın emi..! Kendi bahçemde(blogumda) şımarık çocuklar gibi dolaşıyorum anlayacağınız.Gerçi geç saatte aç gözlülük edip yemek yediğim için onu sindirene kadar uyumayacağım için zaman geçsin diye de yazıyı uzatıyorum ama olsun iyi geliyor yazmak bana.Bir rahatlıyorum , arada kendi yazdıklarıma gülüyorum hoşuma gidiyor bu durum.Ben bazen kendi yaptığım esprilere de gülüyorum çaktırmadan hatta ben bu espriyi nasıl yaptım bile diyor hayret ediyorum.Gerçi bu ,yazdığım bazı yazılar ve yorumlar için de oluyor ''vayy bunu ben nasıl demişim/yazmışım /söylemişim'' dediğim de çok oluyor.Tam tersi de oluyor ''ıyyy bunu nasıl dedim/yazdım'' gibi.


  Lego oyuncağım hiç olmadı benim onun için en sevdiğim oyuncaklar Legolar oldu hayatım boyunca.Gerçi sahip olsaydım bu kadar kıymetli olmazdı sanırım.Aklıma nereden geldiyse yazdım işte bunu da araya sıkıştırıp gizli bir not gibi.Geçen yolculuk sırasında (3 araba gidiyorduk konvoy halinde) önce bindiğimiz arabalara baktım sonra şöyle düşündüm: Neyse bu konuyu ayrı bir postta yazayım güzel konu çıkar bundan...


  Peki ben şimdilik susuyorum siz yazıyı görüp de sayfamı açan misafirler geldiğinize dair bir delil bırakın lütfen.Ben de gözümle görmüş olayım blogumda inin cinin top oynamadığını, birilerinin gelip yazılarımı okuduğunu..


Tüm espriler bir yana ; gelen herkese teşekkür ediyorum BENİM BİLE yazılarımı okuyorsunuz beni onurlandırıyorsunuz ya helal olsun hepinize..Her şey gönlünüzce olsun her daim..Sağlık ,huzur ve sevgi sizden asla uzaklaşmasın..



Yorumlar

Ness dedi ki…
Her yazıyı okuyamasam da arada uğrayıveriyorum canım :)

Sevgimle.
şablon mu?

sen beğendiysen iyidir, benim tarzım değil ama renkli.

geldim, okudum, çıkıyorum..:))

çok geçmiş olsun.
Izlenimlerim dedi ki…
evladım :) googleReader dan okuyorum. Bloguna ugramasakta , yazıların geliyor. Es gürle. Blogcuların yaptığı hatayı sende yapma. Bukadar kişi beni takip ediyor,birşeyler yazmam lazım deyip saçmalama. Sırf bu stresten blog kapatanlar oldu. Biz burdayız. Okumaya devam...
SİHİRLİTORBA dedi ki…
çok geçmiş olsun canım.inşaAllah herşey yolundadır şu an. tema tarzım değil,ama papğanları severim ;)zaten önemli olan senin beğenmiş olman ;)ses veriyorum, seeeessssss :))) sevgiler...
estikceyazanadam dedi ki…
Geldim, okudum, tebessüm ettim, yorum yaptım, gidiyorum :) Ayrıca, malum yere pek bakmadığım için olacak ki, "küçük sağlık problemi"ni de kaçırmışım. Geçmişler olsun.. Yazmaya devam, hepsini okuyamasak da :)
kahve telvesi dedi ki…
Tamam tema çok güzel, benim hoşuma gitti. ama bir yandan da müthiş sinir oldum. Neden ben böyle şeylerden anlamıyorum. Blog blog dolaşıp konu okuyacağına, otur araştır, öğren. Ama yok "azıcık aşım kaygısız başım" hesabı, buna da şükür mantığıyla sade, durgun, eğlenceden ve farklılıktan uzak, kendi halinde, günde 3-5 kişinin uğradığı, kıyıda köşede kalmış bir blog sahibi olarak....( bu cümlenin sonu hayra alamet değil, burda kesiyorum...şaka şaka , sonunu getiremedim :))) Pabuç iyi ki varsın! seni okumak keyifli. hiç bir yazını kaçırmıyor, vakit buldukça gerilere de göz atıyorum ....Rahatsızlığın için de acil şifalar diliyorum...
Mrs. Curiosity dedi ki…
Ehe :) Hayli eğlenceli olmuş bu yazı ya. O kadar kızmışken de okuyup aradan sıyrılıp da kaçamadım :) Korktum yakalarsın fln diye :D

Hep yaz e mi?
Yaban Adımlar dedi ki…
İlginç olan bir şey var. :)
...gibi yaz dediklerinin hepsi olumsuzluk içeren cümleler.. Neden ki.. :)
Fazla tevazu çok da hayırlı değildir zira.. :)
Bence gülümse her zaman. O zaman görmediklerini de göreceksin..
Saygılar...
Pabuç dedi ki…
@Ness,
teşekkür ederim sevgili editörüm :)

@acıdan_geçtim_güzelleştim;
Benim de tarzım değil malum elimden geldiğince en sade temaları seçiyordum ama sanırım ruh halim bu aralar bir tuhaf ki bu sevimli tema da karar kıldı (tema ne kadar kalı Allah bilir)
Teşekkürler geçti gibi çok çok şükür..

@İzlenimlerim,
eski yazılarımı az çok okuduysanız asla kaç kişi okuyor kaç kişi okuyacak kaygısıyla yazmadım hiç ..Zaten takip listesi değil asıl olan sizi sürekli takip eden bir kaç kişi (10-20 kişi) yazılarınızı okuyor ve yorumluyor genelde..Teşekkürler okumaya değer bulduğunuz için blogumu :)

@SİHİRLİTORBA,
teşekkürler canım..Çok şükür...Tema sadece sevimli geldiği için seçildi:) Papağan da pek yakışıklı çıkmış ama değil mi :)

@estikceyazanadam,
Yorumunuzu görmek de güzel:) Gelmişsiniz okumuşsunuz özellikle tebessüm de etmişsiniz daha ne olsun,var olunuz :)

@kahve telvesi,
Sen daha yenisin blog aleminde ..Okuyucuların artacak zamanla ..Ben kendi blogum için takip eden 100 kişi olur mu diyordum başlarda:) Zamanla okuyucuların da dostların da oluyor bu alemde..senin de olacak inş..
Geçmiş olsun dileklerine teşekkürler:)

@Mrs.Curiosity;
Kaçarken yorum bıraktığın için teşekkür ederim..O kadar şikayet ettim yine aynı şey oldu..500 e yakın kişi sayfama gelmiş ama yine kimseden tık yok :D Sen de yaz çünkü yazma işin de çok iyiisn..


@Yaban Adımlar,
Gözünüzden hiç bir şey kaçmıyor maşaallah :)
Gülümsemek güzel ama gülümseyebilmek çok daha güzel ..her şeye rağmen..Sizler de her daim gülümseyin inş :)
sessizgemi dedi ki…
Temanı sevdim. Mavi en sevdiğim renktir papağanları da severim :) Sanırım ben de o okuyup kaçanlardan oluyorum özür dilerim :/ Ama değer vermediğimden değil yanlış anlama sakın, sadece yorum yapma konusunda pek iyi değilim. Söylediğim her kelimeyi bin kere ölçüp biçtiğim için yorum yapmak benim için zor oluyor.
Ama haklısın bloguna gelindiğini ama yorum bırakılmadığını görmek çok can sıkıcı :/
Pabuç dedi ki…
/sessizgemi,
teşekkürler..böyle postlar sonunda da yorumlarınızı görmek okuduğunuz bilmeye yetiyor sağol :) Temam iç açıcı çok güzel olmasa da ...
hüsne dedi ki…
özür dilerim. hüsne .
Pabuç dedi ki…
/hüsne,
ne özrü bu :)
Gökhan Tunç dedi ki…
Einstein abimiz buyurmuş ki,“Evrenin en anlaşılmaz özelliği anlaşılabillir olmasıdır". Koca evreni anlıyoruz lakin iş kendimize gelince tökezliyoruz.Kalp kalbe karşıdır teorisinden yola çıkıp bir türlü sevemediğim kalabalıkların da beni sevmediği sonucunu çıkarıyorum kendimce.İş yerinde nefes alma aralarıma denk geliyor yazılarına göz atmam.Sorunlu işleyişe sahip algılarımdan bana ulaşan verilere göre, okuma karşıtı bir topluluğa sahibiz,yoksa raslantılarla açıklanamayacak şekilde okumam aralıksız kesilmezdi.Güzel bir yazıyı öldürmenin en iyi yolu kabul edilebilir belki aynı satırları tekrar tekrar okuyup bitirememe...
Her okuduğum yazında bir önceki sen varsın ve ben hep seni bir sonra ki yazından biliyorum.Geriye doğru okumanın anormalikleri işte :))
İlk önceliklerimden oldu yazılarını okumak,bazen yorumsuzluk yapıp saygısızlık etmeme rağmen !
Pabuc dedi ki…
/Gökhan Tunç,
Einstein'ın zeka seviyesi üstün olduğunu için evreni anlaşılır diye tabir etmiş olabilir ama benim zeka seviyem normale yakın( :D) ya da normal olduğu için ben pek akıl sır erdiremiyorum evren konusunda.Aklımın tıkandığı yerde zaten gaybe imanım giriyor araya ve susuyorum...Ama zekamızı sınırsız kullanabileceğimizi düşünüyorum ama öldükten sonra ahirette ;)

Benim de tüm yazılarını bloglarına ara ara uğrayıp okumaya çalıştığım yazarlar var.Evet ben de tüm yazılara yorum bırakamıyorum ama alacağım bilgileri alıyorum ve ön yargılarımı kıracak çekiçleri de sıkıştırıyorum yüreğime ve çıkıyorum blogdan...Kitap okumayı seven ama son zamanlarda çok nadir kitap okuyan biri olarak;blog yazılarını çok içten buluyorum ,insanları tanımak adına çok güzel bir platform diye de düşünüyorum..

Beni tanımak için (gerçi kimseyi tanımak için de) yazılar yeterli değildir ama yazılarımı okuyor olman onurdur :) Hem işin de hem de yazılarımı okumanda kolay gelsin diyorum sana :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…