25 Nisan 2012 Çarşamba

İşte Öyle...

Blogumu kötü emellerime alet ediyorum evet..Ne yapayım kızdığım şeyleri gidip kızdığım kişilere söylesem kırgınlıklar olacak iyisi mi yine ben buraya karalayayım.

-Sizin bir sıkıntınız varken insanlar size destek olacakları yerde destek oluyorum diye daha kötü etkiliyorlar.Sürekli sizi korkutacak telkinlerde bulunuyorlar inanamıyorum buna.Üstelik diyorsunuz ''Senin bu söylemlerin moralimi daha da çok bozuyor ''diye ama sanki siz hiç söylememişsiniz gibi her defasında aynı telkinlere devam ediyorlar (bunu iyi niyetle yapıyorlar bir de)

-Bir de sürekli sitem edenler ;bunu çoğu zaman laf dokundurmalarıyla yapan arkadaşlarınız/dostlarınız oluyor.Üstelik onlarda uzaklıklarınızın sebebini bilen bilmiyorsa da sizden duyan kişiler oluyor.Uzaklaşmalarımın sizinle alakanız yok desenizde ''Başka kimlerle görüşüyorsun?'' gibi sorular sorup canınızı sıkan arkadaşlarınız oluyor evet..Seviyorsunuz hepsini de ama böyle yaptıkça daha çok uzaklaşıyorsunuz onlardan bunu farkedemiyorlar!

-Bir de dost olacağım diye ortamınıza giren ama samimi olacam diye iyice antipatikleşen tipler var.Onlar daha arkadaşınız katagorisinde değillerdir olacaklarını da bir tek Allah bilir ama onların size antipatik gelen samimiyetleri yüzünden toplum içinde iyice sessizleşirsiniz (susmak bazen en iyi seçimdir) bu seferde sen bizimle artık eskisi gibi değilsin diye herkes kendine çeker suskunluğunuzu ve işte bunu da bir türlü anlayamazsınız.

-Bir de hep aynı konular etrafında dönüp dolaşan sohbetler olur sevdiğiniz kişiler için de bile olsa.Her seferinde konu size göre saçma sapan incir çekirdeğini doldurmayan konulara gelince siz yine susar kendinizi dinlemeye (hatta dinlerken başka düşüncelere kaymaya)verirsiniz işte o zaman da suskunsunuz diye suçlanırsınız ...Böyle durumlar  oluyor olmasına da artık insan kendini ifade etmek bile istemiyor.
Share:

4 yorum:

Gelibolu17 dedi ki...

En azından blogun dile gelip cevap vermiyor değil mi?

Ama onun yerine takipçilerin gerekeni yapacaktır emin ol,ben sadece işin zor Allah yardımcın olsun diyorum,selamlar olsun....

kahve telvesi dedi ki...

1- destek olacağı yere köstek olanlar: empati kuramadıklarından, sizin açınızdan ve sizin şartlarınıza göre bakamadıklarından
2-sürekli sitem edenler: sahiplenme duyguları çok fazla. istiyorlar ki dünya onların etrafında dönsün ve hep kendileriyle ilgilenilsin.kendinize ait hareket alanı bırakmak istemezler.
3-dost olacağım diye antipatikleşenler: özgüven eksikliği bence. oldukları gibi görünmek yerine, sizin hoşlanacağınız hale bürünme isteği.bu da can sıkıyor haliyle. yapmacık geliyor. oysa samimi davransalar belki de çok iyi arkadaş olunacak kişiler..
4-incir çekirdeğini doldurmayan sohbetler:bazen insan geyik yapmak ta ister. yani saçma sapan konuşmak ta rahatlatır. ama hep bu minval üzere giden sohbetler, ya da o anki ruh haliniz bunu kaldırmıyorsa bedenen bulunduğunuz ortamdan ruhen ve beynen sizi uzaklaştırır.
sonuç: önemli olan sizsiniz, kimseyi memnun etme yükümlülüğünüz yok :) arkadaşlık tamam güzel ama insana bişeyler katıyorsa var olsunlar. hep eksiltenler uzak dursun lütfen :)

Pabuç dedi ki...

/Gelibolu17,
yok cevap vermiyor sağolsun o sadece dinliyor beni yargılamadan kıskanmadan kınamadan..tıpkı gerçek bir dost gibi anlayacağın...

selamlar ..dua ile..

@kahve telvesi,
bu ne kadar güzel(samimi doğru bilgili )bir yorum böyle çok teşekkür ederim..Konu sevdiklerimiz olunca da fazla uzaklaşamıyoruz işte :/ ama uzaklaşmak bazen iyidir onlar anlamak istemese de..Tekrar tşk ederim bu güzel yorum için sağolasın...

sihirlitorba dedi ki...

off evet evet evet...ne kadar haklısın canım...