Ana içeriğe atla

...bir durum!

-Bir kayalıkta oturmuş mutlu/huzurlu bir şekilde rüzgarın  ıslığı eşliğinde denizi izliyorsunuz..İşte tam o an da Yunus balıklarının geçişi oluyor dans eder şekilde;dondurma üzeri çikolata ve fıstık tadında bir durum...

-Kitapçıdasınız yeni çıkmış bir kitap var en sevdiğiniz yazarın.Ve sizin de cebinizde alacak paranız yok.Hüzün çökmüş yüreciğinizle dönüyorsunuz evinize ya da iş yerinize.Aynı kitabın arkadaşınız tarafından ''Sen bu kitabı okumak istersin'' diyerek size hediye edilmesi;sıcak simit yanında bir bardak çay tadında bir durum...

-Derin derin eski bir dostunuzu düşünürken telefonun çalıp düşündüğünüz arkadaşınızın sizi arıyor olması;İskender kebap üzeri bol tereyağı tadında bir durum...

-Sevdiklerimiz sevenlerimiz tabi ki çok fazla (şükür) ama bir büyüğünüzün gözlerinizin içine bakarak ''İyi ki varsın seni seviyorum'' demesi ;ekmek kadayıfı üstü kaymak tadında bir durum...

-Çantanızı ya da kitaplarınızı ya da cüzdanınızı karıştırırken içinden sevdiğiniz tarafından  küçük bir not kağıdına ''Seni seviyorum hanfendi/beyfendi'' yazılı not bulmak;lahana yanında mısır ekmeği tadında bir durum...

-Gezmeye gittiğiniz bir şehirde kaldıktan sonra başka bir şehre de gitmeye karar verip tatilinizi uzatmanız ;karışık çerez tadında bir durum...

..devam edecek.....

Yorumlar

Yılmaz Barış dedi ki…
güzel bir blog yazısı okumak; tavşan kanı sıcak çay tadında bir durum...
Şirvan dedi ki…
Pancar çorbası yarmalı olsun. Mısır ekmeği de hamsili :))
İKİ MELEK dedi ki…
bu durumlara bende devam etmek istiyorum müsadenizle :)
Pabuç dedi ki…
/Yılmaz Barış;
teşekkür etmek ;limonata içme tadında bir durum :)

/Şirvan,
Hamsili mısır ekmeği mis mis :)

/İKİ MELEK,
müsade sizindir :)
incecikten dedi ki…
ders arasında bunları okumak, hocanın gelmeyip dersin düşmesi tadında bir durum (bu arada hoca benim ama olsun:)
Pabuç dedi ki…
Derste başka şeylerle ilgilenip öğrencilere fırsat veren öğretmenler; fıstıklı baklava tadında bir durum :)
Kalemzâde dedi ki…
Ben yokken pek de bir şeyler yazılmamış, bilgisayarımı kapatayım bari derken Pabuç'un blogunda çok çok hissederek yazılmış süper bir yazıya rastlamak ve onu okurken yazıda geçen olayları aynı sevinç ve heyecanı yaşıyormuş gibi hissetmek; devamı gerçekten gelir mi acaba diye içinden geçirirken cümlenin sonunu bir türlü getirememek :)
Pabuç dedi ki…
/Kalemzâde
hoşgelmişsiniz..

yazının devamı hazır yayımlanmayı bekliyor :)bu sefer ki biraz daha farklı ama..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…