Ana içeriğe atla

...bir durum! (2)

-Bir polisiye film izleyeceksiniz ya da yeni bir polisiye romana başlayacaksınız katilin/katillerin yanınızdaki kişi tarafından söylenmesi;fındık yerken içinde acı çıkması ve onu yutmuş bulunmanız tadında bir durum...


-Bir toplulukta fıkra anlatıyorsunuz  herkesin gülerken birinin çıkıp ''Ben anlamadım bir daha anlatır mısın? ''demesi;karışık turşu yerken ilk önce biberi seçmeniz ve onun da zehir gibi çıkması tadında bir durum...




-Sahilde yürüyor ve külahta dondurma yiyorsunuz sıcağın etkisinden ya da sizin sakarlığınızdan dondurmanın pat diye yere düşmesi;pilav yerken içinden taş çıkması ve sizin bunu dişinizle hissetmeniz durumu ...


-Yokuş yukarı araba kullanıyorsunuz ve önünüzden bir kamyon ya da yolcu minübüsü ağır ağır ilerliyor (üstelik sollama yasağı olan bir yerde)Kestane yerken en iştahlı şekilde elinize aldığınız kestanenin kurtlu çıkması gibi bir durum..(tadında yazmazdım ıyyy)


-Tv de bir film izliyorsunuz ya da dizi ya da belgesel ..v.b abinizin,babanızın, eşinizin ya da sevgilinizin gelip hiç sormadan kanalı değiştirip spor programı açması;yemeğinizden kıl çıkmasına benzer bir durum...


-Ev tlf u çalıyor ve siz açma gafletinde bulunuyorsunuz.Daha siz karşıdakine hal hatır sormaya başlamadan evdekilerden birinin sürekli ''kim o ? kim o?''demesi;sınav sırasında kaleminizin ucunun kırılması kadar sinir bir durum (gerçi artık tahta kalem kullanan kalmadı ama)


-Bayramlarda ziyarete gittiğiniz yerdekiler tarafından tok olduğunuz halde zorla yemeğe davet edilmeniz ya da zorla tatlı/kahve gibi şeylerin -istemediğinizi kibarca belirttiğiniz halde- size yedirilmeye içirilmeye çalışılması;kendinden 20 kat büyük bir yaprağı taşımaya çalışan karıncanın durumu gibi bir şey...


-Yolda biriyle karşılaştınız ve sizi öyle samimi karşıladı ki! Siz de aynı şekilde karşılık verdiniz ama o kişiyi nereden tanıdığınızı hatırlamıyorsunuz ya da adını;parkta otururken bir güvercinin omuzunuza pislemesi gibi bir durum...


..devam edebilir de etmeyebilir de...!

Yorumlar

Amak-ı Hayal dedi ki…
cevaplar çok eğlenceliydi:))

ah bi de kelime doğrulama olmasa yorumlarda:)
Pabuç dedi ki…
Düzelttim doğrulama falan istemiyorum artık peki :)
Amak-ı Hayal dedi ki…
süpersin! :))
Kalemzâde dedi ki…
Ben bu durumları açıkçası çok beğendim, devam etsin, rica ediyorum. :)
Pabuç dedi ki…
/Kalemzâde;
Beğenmeniz onurdur..

Bakalım ilham denen seyyah bir daha uğrarsa bana belki de devamını yazarım :)
kahve telvesi dedi ki…
çok eğlenceli...ama 8 durumun 5 tanesinin yeme içmeyle ilintilendirilmesi tesadüf mü...yoksa (akşamın bu vakti, zaten karnım acıkmış) işkence amaçlı mı :))) canım pilav, yanında turşu çekti...ardından dondurma( tatlı niyetine) e fındık, fıstık, kestane kısmı çayın yanına...tamam akşam programı hazır :))
Pabuç dedi ki…
/kahve telvesi;
teşekkürler...bundan öncekiler de yemeklerle ilgiliydi ya ondan böyle devam etti..

Bu arada afiyet olsun şimdiden sana :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…