Ana içeriğe atla

Acun Ilıcalı'nın Yüzünden!

 Haftasonu sirk geldi diye gidip görelim dedik.Gittik gitmesine de ilk defa gitmenin de etkisiyle birazCIK hayal kırıklığı yaşadık.Gerçi Amerikan filmlerindeki gibi bir sirk  olsa(şöyle aslanlı kaplanlı) pür dikkat izlerdik ama bu gün gittiğimiz sirk Yetenek Sizsiniz'e yakın olduğu için biraz sıktı bizleri.Çok daha iyilerini Yetenek Sizsiniz de gördüğümüz için sıkılmamız da doğaldı tabi :) Acun bunca yeteneği bizim gözlerimizin önüne sermeseydi belki daha mutlu ayrılırdık sirkten bu gün ...Aref gibi bir ilizyonisti izledikten sonra küçük bir kutunun içinde kaybolan bayana şaşıramaz olduk vesselam..

Gerçi çocukları memnun edecek gibiydi sirk!Kule yapıp Türk bayrağı açmaları ve sonunda bayrağı öpüp kuleden inen genç bir hayli alkış aldı çok da hoştu itiraf edeyim..Bir de ilk defa sirk sayesinde canlı canlı piton görmüş oldum  (genelde ölü olarak görüyordum da ) İyice geyiğe sarmadan yazıma son vereyim zira yazacak konu yok diye saçmalamaya da gerek yok yani..

Fotograf çekemedim (çünkü fotograf makinem bozuldu )ama netten sirkin bir kaç fotosunu bulup paylaşıyorum sizlerle..


Yorumlar

Amak-ı Hayal dedi ki…
bence bu acunun suçu değil
sirk çalışmalarını meslek edinmiş kişilerin kendilerini iyi yetiştirememesi ya da çağa göre ağırdan gelmeleri bu durumu açıklayabilir.

İnsanların neyi talep ettiklerini ne kadar biliyorlar acaba?

ben bildim bileli şapkadan hep tavşan çıkıyo senelerdir..

yılanla dans ediliyor vs.

ama neden hiç onlarda yetenekli insanları sirk bünyesine alıp ciddi projeler gerçekleştirmiyorlar?

Bence işlerinin ne kadar para getirebileceğinden haberdar değiller..

Biraz acımasıız oldu ama memur mantığı gütmeseler sanki daha üretken olacaklar ki zaten işleri bu üretmek...

:)
RaziN dedi ki…
acun ılıcalı yüzünden deyince bende ne olmuş ki dedim:D...

bizim ufaklıkta tutturmuştu geçen haftalarda gidelim diye ama havalar kötüydü neyse gitmeden bilgi almak iyi oldu
kahve telvesi dedi ki…
ben hiç sirke gitmedim :(((
kiraze :) dedi ki…
acikcasi bende hic beyenmedim canim tatmin etmedi yani paris sirki bile daha iyiydi (birde duzen kismi ihrencti)
Pabuç dedi ki…
Siz bir tanesiniz :)
Yorumlarınız için tşk ederim..

Ben ne anlarım sirkten falan işte,eğlence anlayışımda sirk yoktur ki ne diye gittiysem işte..Oh oldu bana :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Evet bu adam yüzünden her kutudan bir şey çıkacak sanıyoruz ve hatta insanların muz yiyerek su içmeden ve hatta tuzlu suya maruz kalıp ciltlerinin pürüzsüz olabileceğini bile öğrendik ve hatta enerjisi kalmayan insanların yüz metre yarışına çıkacak kadar zinde olabileceklerini de öğrendik.
Sağolsun arkadaş ne çok şey öğretti bize.. Sanki daha da öğretecek gibi bir havası var. Bakalım bekleyelim görücez..
İyiki Acun gibileri, varda hüznü! sevinci! sevmeyi! sevilmeyi! öğrendik yeniden be...
Gelibolu17 dedi ki…
selamlar canım nasılsın?

hayırlı cumaların olsun,sevgiler:)
Pabuç dedi ki…
/Volkan DENİZ,
en önemlisi de para denen şey doyulmayacağını gösteriyor...


/Gelibolu17,
Çok şükür..İyiyim Rabbim bu günümü aratmasın..Sen de iyisindir umarım..dua ile..
sihirlitorba dedi ki…
ben bu sirk olayını oldum olası sevmem :)) tv de görsem hemen değiştiririm,o kadar yani :))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…