Ana içeriğe atla

Hayat İşte...

İyi biriysem ne kadar iyi olduğumu bilmeyeyim...
Kötü yanlarımın daha çok farkında olayım ki,
Sürekli eksiklik hissedeyim daha insan olabilme adına.
Zerre olarak geldim dünyaya
Hiç olmanın farkına vara vara da gidelim yolculuğumuzda...
Belki güzel olan şeyler var ama
Kötülükler öyle bir çoğalmış ki faniliği her an okunuyor hayatın.
Senin aklının alamadığı fenalıkları insanlar insanlara, yetmiyor hayvanlara yapıyor
da elinden buğz etmekten başka bir şey gelmiyor.
Buğz etmekten öte yapabilecekleri olanlarla sessizce kendi kabuklarına çekilince de,
Dünya çekilmez oluyor...
Tüm merhametsizliğe, yoldan çıkılmışlığa rağmen,
Umut ışığını söndürmeden yola devam etmek için 
duaya sığınıyor,huzuru O kapıda buluyorsun da rahatlıyorsun.
Diyorsun ''iyi ki fani bu dünya'' ki yoksa bunca acının hesabı verilmeseydi haksızlığın âlası olurdu..


Yaşam üzerine yazılar yazılıp da içinden çıkılamayan bir bilinmeyen.
Sonunun olduğunu bildiğin ama sonunun zamanını bilemediğin,
Ne zaman ne ile karşılaşacağın fikrinde kesin bilgin olmayan
Büyük bir süpriz kutusu.
İyi temennilerde bulunduğun ve acizliğini hissettiğin
Bildiklerinle bilmediklerinin tezatını içinde barındıran koca bir supriz paketi...
Supriz paketin elinde yazıyorsun yaşadıklarını hafızana ve
boşalan kutunu bu bilgilerle doldurup çıkıyorsun gerçek yolculuğuna..
Günün birinde...!

Yorumlar

elif dedi ki…
önce kendimizi sorgulamalı ne kadar iyiyiz ve kimler için ne derece iyiyiz.....maneviyatta huzuru bulabilmek kadar iyimiyiz.müleykem eline sağlık. Hepsinden önce senin yazdığın gibi önce kendimziz inammalıyız ... selamlar cnm görüşmek üzere
bozbek dedi ki…
önce hiçliğimizi ve acizliğimizi kabullenmeliyiz sanırım..
Volkan DENİZ dedi ki…
Belki değil pabuç... Güzel olan şeyler var... Ama kötülük korkusu onları bile güzel görmemizi engelliyor. Bunun adı mutluluk oyunu yada Polyannacılık değil. Yapılan kötülüğü yapan kişinin güzel algılıyor olmasındaki çelişki. Tıpkı bir avcının ceylanı vurduğu anki mutluluğu yada hırsızın içi para dolu çantayı çaldığındaki mutluluğu gibi. Eğer hep ceylan yada çantası çalınan kişi olursan hayatın içindeki kötülüklerle yaşarsın. Ama bazen de hırsız olmasan da eline geçenlerin güzel tarafının olduğunu bilemelisin. Ya da bilmeliyiz.
Uzun zaman aç kalıpta yemeği bulanların ettiği duada gizlidir aslında mutluluk. "Allah'ım kimseyi açlıkla terbiye etme" gibi...

Zaten hayat dediğin şeyde hüzün ve mutluluk arasında yeşeren umutlara tutunmakla geçer gider...

Sevgilerimle, her zaman güzel olan şeyleri görmen dileği ile...
Kâzım Mızrak dedi ki…
Bak Pabuç, John Lennon ne demiş :) "Hayat, biz gelecek için planlar yaparken başımızdan geçenlerdir."

Hayat, yapılan hesapların bir türlü çarşıya uy(ma)masıdır. :) Hep, bir yanınız eksik kalır çarşı dönüşü.
FASLI dedi ki…
Hayırlı Cumalar... Benim en çok muzdarip olduğum konu dostlarımın bana hatalarımı söylememesidir. İnsanlar aman boşver havalarında söylemeye değer görmüyorlar. ben ise dostumun hatasını hemen söylerim güzellikle. doğru hangisi???
mit dedi ki…
Ahir zamanda yaşıyoruz ve zorluklarını sonuna kadar görüyor, hissediyor, tecrübe ediyoruz. Evet, zor. Zor ama ödülü de büyük. Ahir zamanda dinine bağlı kalanlar ahirette şehitlerden bile daha çok izzet ve ikram göreceklermiş çünkü. Allah bize onlardan olabilmeyi nasip etsin. Hayırlı cumalar...
Pabuç dedi ki…
/elif,
inan bana gece kafamızı yastığa koyarken içimizdeki ses (eğer çok uykumuz yoksa tabi;) ) bize gün içerisinde yaptıklarımızı yapmadıklarımızı hatalarımızı ve artılarımı öyle net hatırlatıyor ki içine yalan karışamıyor..İnsan olmak için gayret içinde olursak kötü olmak mümkün değil zaten,değil mi:) SEvgilerle canım benim..Yorumunu görmek çok hoş...

/bozbek,
kesinlikle.Zaten ''Ben''lik değilmiydi Şeytanı kovduran..

/Volkan DENİZ,
Tüm karamsarlığıma rağmen seni çok yi anlıyorum ve hak da veriyorum(bir daha hak verir miyim bilmem ;) ) Çünkü haklısın küçük ayrıntılarda gizli mutluluk denen enerji,görebilene tabi.Sanırım zıtlıklarla var hayat ve ben de güzel gördüğüm kadar olumsuzluklarla da görüyorum Dünyayı..İşte o zaman da karamsarlığın dibine vuruyorum ,Allah'ın izniyle de çıkabiliyorum bir süre sonra ...Bazen de size mutluluğu hatırlatan kişileri çıkarıyor Rabbim karşınıza (tevazu abidesi olan kişiler mesela:p)

Güzel bağlamışsın yorumu,çok haklısın...Saygılar bizde de size...

/Kâzım Mızrak,
Yine de biz hesaplarımızı iyilik adına yapalım da hesaplar uymasa da yüreğimiz rahat olur ..inşaallah..Plan yapmak haddimize değil de umut etmek güzeli düşünmek elimizde ...Saygılar...Sağol..

/FASLI;
Hayırlı cumalar..Kesinlikle güzellikle hatalarının hatırlatılmasıdır doğru olan..Dost acı söylemez dost doğru şekilde doğruları söyler bence..Bu arada geçmiş olsun :)

/mit,
Amin amin amin..Bu nasıl bir yorum,yüreğine sağlık..Çok iyi geldi..Allah razı olsun..İnşaallah Rabbimizin huzuruna bize emanet ettiği yüreğimizi tertermizle huzurla çıkmamızı nasip etsin...Günahlarımızın farkında olmak da nimet sayılabilir...Saygılar..
Gökhan Tunç dedi ki…
Şu an yazarken aslında geçmiş bir an dan bahsederiz,çünkü 'o an 'dediğimiz an da zaman geçmiştir.Sanırım okuduğunun etkisinde kalma benimkisi... Her şeyi bilme hevesine kapılan her insan,bir süre sonra bilinmeyenler karşısında hiç bir şey bilmiyorum demeye başlar.Okuduğum yazı da şu ifadeler geçiyordu :
"Her davranışınızı önceden belirleyen arzularınız ruhunuzun o kadar derinlerine işlemiştir ki, onlara dikkat bile etmezsiniz.
Ve bu da sizi mükemmel bir köle yapar.
Bu nedenle, hayatınızı yaşamaya devam edin.
Ne isterseniz yapın.
Sadece 'isteklerinizin' tümüyle sizin kontrolünüzde olmadığı gerçeği üzerine kafanızı çok fazla yormamaya çalışın.
Ne yaparsanız yapın seçim siz değil seçimsizsiniz..
Hepimiz ya özgür köleleriz ya da tutsak efendileriz.."

Biz hayata neleri öğrendiğimizi göstermeye çalıştıkça, o bize neleri bilmediğini gösterip duruyor. Hayat işte,ne yapacağı belli olmuyor !
Pabuc dedi ki…
Oku emirlerini yerine getirmeye çalıştıkça bilmediğinizi görüyorsunuz ,gördükçe daha da çok okuyoyorsunuz okudukça daha çok hayran oluyor seviyorsunuz ...Hayat işte..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…