1 Ocak 2012 Pazar

Düşün Düşün Nereye Kadar !

Aslında yazacak hiç bir konu yok aklımda..Yine de yazmaya başladım işte devamı gelir gelmez, konu çıkar çıkmaz bilmeden...

Gündem çok şükür değişti artık noel adam istilasına uğramış yurdum onlardan arındı ve bu 364 gün rahatız bu konuda demektir ...Çam ağaçlarıyla süslenen dükkan vitrinlerinden de kurtulduk onları gördükçe başka bir ülkede(!) yaşadığımızı hisseder olmuştuk son günlerde.Neyse onlardan da kurtulduk..


Evlerimizin bacalarından gece vakti kırmızı elbisesiyle girmeye çalışan biri olur olmaz endişesi(!) de taşımıyoruz artık.Yılbaşı programlarından da kurtulduk artık tv leri açabiliriz kaldığımız yerden(!) devam etmek için (gerçi bizim tv kanallarına her gün yılın başı ya neyyyse) Başımıza talih kuşları da konmaz artık talih kuşları dağıtıldıktan sonra(!)

Eeee nerede kalmıştık.Depremzedelerin evleri yapılmaya başlandı mı? Terör olayları boyut mu değiştiriyor ? Milletvekilleri maaşlarına zam yapmanın başka yollarını buldu mu ?Memura,vekil olmayan emekliye ne kadar zam yapıldı ? Nelere ne kadar zam geldi? Filistin sorunu çözülecek mi? Afrika'daki insanlar açlıktan kurtulacak mı? Abd, yine canı istediği zaman istediği ülkelere(özellikle orta doğu ya da Müslüman ülkelere) özgürlük(!) götürecek mi? Dost görünen ülkeler yine bizi arkamızdan vurma telaşında olacaklar mı? İşsizlik çözüme kavuşturulabilecek mi?Ekolojik sistem yine düşüncesiz insanların el birliğiyle dengesinden şaşacak mı ? Yine depremler olacak ve depremin öldürmediği insanları binalar öldürecek mi ? Trafik canavarı yine dört bir yanda elini kolunu sallayarak gezecek mi?

Hala kız çocuklarını okutmamakta direnen ve onları para karşılığı satan(!) babalar var olacak mı?Ömrünün en güzel çağlarını okuluna veren gençlik yine okurken bile ''İş bulabilecek miyim?''stresini yaşayacak mı ?Yine  insanlar(kadınlar özellikle) kendi ülkelerinde istedikleri okulda istedikleri şekilde okuyamamaya ve çalışamamaya devam mı edecekler? İrtica hala konuşulacak mı? ..........

Ya da ne diye bunlarla yoralım ki kafamızı..Şöyle yapalım.Hürrem ne yapacak , Kanuni'ye her istediğini yaptırabilecek mi? Öyle bir geçecek mi yıllar ? Fatma Gül'ün suçu var mı yok mu? Polat ülkeyi kurtarabilecek mi? Çocuklar duymadan en güzel nasıl tartışılabilir?Hayat devam ediyor ama neleri götürüp neleri getirip devam ediyor ?İffet mutlu olacak mı?Feriha daha ne kadar acı çekecek ? Arka sokaklarda olaylar bitecek mi?Yahşi Cazibe Türkçe'yi doğru dürüst konuşabilecek mi?Yıldız Masalı'nda gökten üç elma düşecek mi?Behzat Ç. küfürsüz konuşmayı başarabilecek mi? Ve Mecnun Leyla'sına kavuşabilecek mi? Biz bunları düşünelim kafamızı başka şeylere yormayalım...Yoksa ciddi ciddi düşün düşün nereye kadar canım!!

Aslında nelere gerçekten kafa yorduğumuz bizim kim olduğumuz hakkında ip uçlarından biridir de.Düşünelim bakalım hayatta en çok nelere kafa yoruyoruz, neleri düşünüyoruz ,nelere çare olabiliyoruz ya da çare olabilmek için gayret ediyoruz...!

Benden bu kadar...Yaz yaz nereye kadar caaanııımmm ;)

Not:Dizi isimlerini şuradan buldum...

3 yorum:

Profösör dedi ki...

Yazılacak çok şey var. Bir paradiğma değişikliği gerek hemen.

iç ses... dedi ki...

s.a papuç sana yorum yazmayalı çok uzun zaman oldu niye dersen sebebini bende bilmiyorum :) genel olarak bloglardan bir uzaklaşma oldu belki ondan olabilir.yazını okudum ama zaten karanlık olan içim hepten karardı valla.tamamen gerçekleri yazmışsın biraz klasik olacak ama bende çok merak ediyorum ne olacak bu memleketin ve bizlerin hali...

Pabuç dedi ki...

/Profösör,
Hocam bundan sonraki yazım da bununla biraz alakalı olacak inş :) yorumunuz için tşkler..

/iç ses..,
seni anlıyorum çünkü blog okumalara hepimiz biraz ara verdik.Yazmaktan değil de okumaktan yoruluyoruz sanırım :) Ne memleketin hali ne de dünyanın hali ne olur en ufak fikrim yok inan :) Sevgiler..

Ya Rabbim Şükür, 28 Kasım !

Nasıl başlasam da kendimi ifade edebilsem diye geçirdim içimden ...Sonra hatırladım ben sadece içimdeki sese göre davranan biriyim niye ne...