Ana içeriğe atla

Dost-1-

Dost,
bir toplulukta sinirlendiğinizi gözlerinizden anlayıp siz daha kaş göz hareketi yapmadan ''Biz artık kalkalım.''deyip sizi oradan uzaklaştıran kişidir.

Not:Tostu da çok severim de ondan bu resim.Hep yazıyla alakalı resim yayımlayacağız diye bir kural yok değil mi blog aleminde;)

Yorumlar

bir kase lezzet dedi ki…
Hımmmm harika gece gece:))))))))))
Pabuç dedi ki…
Açım :))) tamamen bundan seçildi bu resim
Volkan DENİZ dedi ki…
Yok be o dost olmaz. Ya eştir yada anne falan. Dostlar kalkalım demez seni sakinleştirir.. Hemde bakışlarıyla :)
Pabuç dedi ki…
Nasıl sinirlendiğine bağlı bu :) Bakışlarla sakinleşemeyeceğimiz anlarda olursa mekanı terketmek en iyi çözüm olabilir:)
Volkan DENİZ dedi ki…
Eğer o mekanı terk edersen o sinirle. Dışarı çıktığın anda sakinleştirmen gereken çok sinirli biri olacak. Ve belki de dostum dediğin kişi o an yok olacak. Dost eli diye bir deyiş vardır. İşte o anlarda bir dost eli değer insana ve o mekandan çıkmadan sakinleşip güç kazanırsın. Dostluk, dost olduğunu yönetmek değil, tamamlamaktır...
Pabuç dedi ki…
İyi de, dışarı çıktığında sakinleştirilmesi gereken kişiden korkmayan ve sabırla sakinleşmesine yardımcı olan kişiye de bizim buralarda dost deniliyor ,siz ne diyorsunuz ki ? :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Korkar demedim ki zaten. Sen anlaşılan hiç sinirlenen birinin gözüne bakıp yanan ateşi görmemişsin.
Pabuç dedi ki…
evet görmemiş olabilirim çünkü ben masal aleminde yaşıyorum bizim buralarda sinirlenmiş kişiye rastlamak mümkün değil;)
Volkan DENİZ dedi ki…
:) işte o anlarda uzanan dost elinden bahsediyorum. kaş göz işareti yaparak mekanı terk ettirenlerden değil :)

Ne desem anlaşamıycaz biliyorum. Bu sebepten seni kızdırmadan bir dostça seslenişle sonlandırayım konuyu en iyisi.

Dost dediğin en yakınında hissedebildiğin, sana güç veren ve senden güç alan kişi demektir. Dosttan bir şey beklemek yerine vermektir esas olan. Dostluğun anahtarı anlaşmak değil, anlaşılabilecek ortam yaratabilmektir...
chyrkyn dedi ki…
tost da tost yani hee.:)
Gelibolu17 dedi ki…
"Dost sanma şanlı vaktinde yanında olanı,dost bil gamlı vaktinde elinden tutanı" demiş Yunus Emre...
Tostumu yidim bekliyorum şeker :)
Önceki gün tel çaldırdım ama ulaşılamıyodun,bir geçmiş olsun demek istemiştim...
hadi bakalım tostunuz ve dostunuz bol olsun :
selamlar
Pabuç dedi ki…
/Volkan DENİZ,
biz seninle hiç anlaşabilecek miyiz acaba ;)

Son cümlene hayran oldum nasıl oldu da böyle güzel ve gerçek bir cümleyi ben kurmadım diye de ufaktan kıskandım yani :)

Ne diyelim..Umarım güzel dostlar bulan ve dost olabilenlerden olalım..Gerçi ben bu konuda şanslıyımdır ama neyse iyi dilek iyi dilektir ;)

/chyrkyn,
sevilmeyecek gibi değil di mi :) Dostta tostta herkes tarafından sevilen kelimeler :)

/GElibolu17,
benim cep tlf yüzünden kaç kişi bana sitem ediyor ..tlf konusunda öyle gamsızım ki anlatamam..Şarjı bitince onu şarja takmak 1 gün sonra aklıma geliyor :/ Şarj olduktan sonra açmak ise Allah kerim..Tlf u hiç sevemedim ..yolculukta değilsem pek açmıyorum nedense...Üzüldüm seninle konuşamadığıma..Yine de çok çok teşekkür ederim ince düşüncenden dolayı ...

Bu arada Yunus Emre'den gelen cümleleri başım gözüm üstüne :)
Adsız dedi ki…
Şu dostluk işi çok karışık bir şey,nasılanlatsam bak zorlanıyorum :)her elinden tutan dosd olmazki etraflıca dusunmek lazım Bir insana dosd demek için.uzun süre arkadaslık yapmak lazım

şöyle bir şeyde vardı kim demiş hatırlamadım dosduna öyle davrankı bir gün düsmanın olabılır
düsmanınada öyle davrankı bir gün dosdun olabılır

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…