Ana içeriğe atla

İnsan Desen İnsan Değiller,Hayvan Desen Hayvan Değiller!

Yazıya nasıl giriş yapabileceğimi bilemediğim için ''Giriş''bölümünü geçiyorum....

Ruanda 'da yaşayan Tutsi'ler ve Hutu'lar ile ilgilibir kaç film izledim.Yıllar önce de  bir  belgesel izlemiştim onlarla ilgili.O zaman da ekran karşısında dona kalmıştım ,filmleri izlerken de...O zaman da ''Bu kadar da olamaz..!'' demiştim ,filmleri izlerken de...İnsan olarak yaratılmış canlıların insanlıktan çıkmış halleri! Bu kadarı da olamaz diyorsunuz ama olmuş işte..Beş yüz bin insan resmen katledilmiş.Zalimin sayısı azalmıyor zulmün de sınırı olmuyor.Bir çok örnek verebiliriz insanlıktan çıkılıp insanların vahşice öldürüldüğü gerçeklere..! Bunun temelinde cehalet var başka bir şey olamaz..Cehalet kelimesinin içerisini sizler doldurum..Öyle boş ki çünkü! Nasıl korkunç bir şey bu ! Çaresiz bırakılmış insanlar..Dünya izliyor, konuşuyor, yorumluyor sonrada kendi insanlarını bir kaç uçakla kurtarıyor..! Sonrası mı ? Beş yüz bin ölü...Sonradan belgeseli çekilip bir de üzerinden para kazanılan olaylar....

Bu katliamlara,zulümlere öyle çok örnek verilebilir ki Dünya'dan..! Sizin aklınızın alamadığı kötülükleri insanımsı yaratıklar saniyeler içinde yapıyorlar ve yollarına devam ediyorlar.Biliyorlar ki Dünya olanları izlemekten öte gitmiyor ta ki kendi vatandaşlarına dokunulana kadar!!!

Çok fazla yazamayacam inanın..Önce sömürüyorlar işleri bitince de ya terk ediyorlar ya da bir birlerine düşürüp birbirlerini yokettiriyorlar !Kimler mi? bunun cevabını artık hepimiz biliyoruz..Dün Afrikaydı ,bu gün Orta Doğu, yarın başka yerler..! Ta ki kanı emilecek insan kalmayıncaya kadar..Tarihinde zulüm olanın yarını da zulümlerle devam ediyor...

Bu duruma birileri dur der mi yoksa kıyamete kadar böyle devam eder mi bilemiyorum..Üstelik umudum var mı buna da cevabım yok...!Bildiğim tek şey,şeytan ve yardımcıları işlerini eksiksiz fazlasıyla yapıyor ama karşısında olduğunu söyleyenler ise ya uyuyorlar ya da nefis denen şeytanlarına tabi olmuş usul usul yaşıyor,rahat yataklarında uyuyorlar! İnsanın izlerken canı yanıyor! Çaresizlik içinde insanlar,yardım edeniniz yok ve bekliyorsunuz...Rabbim çaresiz bırakmasın kimseyi,inanın diyecek söz bulamıyorum.

İnsan olan insanlara böyle zulmetmez, hayvanlar da zaten diğer hayvanlara böyle bir şey yapmaz...Bunlar hangi gruba ait..?

Ben bir kaç resim alıntı yaparak sizlerle paylaştım siz daha fazla resim bulabilirsiniz Google'dan...İnanın çok daha kötü(!) resimler var :/ Söz bitmeden vicdanların sesine kulak verilse keşke!Nasıl oluyor da zulümler bu kadar soğuk kanlılıkla izleniyor ve durdurulması için hiç bir şey yapılmıyor!

Dünya'da gerçekten güzel şeyler de oluyor değil mi? Bana biri hatırlatsın güzel şeyleri lütfen, karamsar olmamam adına çok ihtiyacım var buna....

Yorumlar

FASLI dedi ki…
dünyada güzel şeyler dedikleri zaten olması gerekenler kötü şeylere kafa yormalı bence de...
Volkan DENİZ dedi ki…
Bana şimdi kızacaksın sevgili pabuç ama dünya böyle bir düzenin üstünde dönüyor zaten. Önce sömür işin bitince de terk et git. Önce kandır, olmak istediğin yere ulaşınca da seni oralara taşıyanları tanıma.
Ruanda'da ki tek fark bunu yapanlar düşüncelerde değil direk eyleme geçirerek yapıyorlar. Onlar öldürüyorlar, biz süründürüyoruz. Onların cezası ölüm bizde ceza yok gibi görünüyor ama gidilen istikamet bazen ölümden de beter olabiliyor.

Sen iyi şeyler duymak istedin ben bizim ne farkımız varki dedim.
İyi şeyler görmek istiyorsan yaşanılan her şeyi doğru değerlendirebilmeyi becerebilmelisin. Ya da daha açık söylemek gerekirse Hayal kırıklığı yaşamamak için kimsenin peşinden gitmemelisin. Doğruyu kendin bulup o doğru için mücadele etmelisin. Biraz nasihat oldu gene ama sen istedin. Güzellikleri görmek istiyorum dedin. Sana şimdi kuşlardan, derelerden, masmavi bir gökyüzünün altında o akan derenin kenarındaki küçük kulübede yaşan çocukların gözüyle dünyayı nasıl anlatabilirim ki...
Pabuç dedi ki…
/ FASLI ,
insanların çoğu ''Dünya boş eğlen coş'' yolunda malesef..Gerçi olanlara kafa yormakla bir şeyleri düzeltebiliyor muyuz o da düşünelisi bir durum ...Yine de en azında saf belli etmek adına bir adımdır..

/Volkan DENİZ,
Sürünmekten kastınız ne ? Mesela ben açlık çeken afrikayla ya da zulüm altındaki başka ülkelerle kıyaslama yapıyorum da sürünmeyi onlarda görüyorum...Bence kıyaslamalarınızı yanlış yerlerde yanlış ülkelerle yapıyorsunuz...

Ben iyi şeyler duymak istediğim için yazmadım yazıyı son paragrafta iyiye giden bir şeyler olmadığını vurgulamak için öyle yazdım, gerçi siz de anlamışsınızdır bunu da farklı cevaplamışsınız..

Ve küçük bir çocuk gözüyle bakmamız gerekseydi hep çocuk olarak da kalabilirdik! En zor anlarımızda can simidi olarak verilmiş bir nimet sadece ''çocuk gözüyle''bakabilmek hayata...

Saygılar..
Volkan DENİZ dedi ki…
Bir önceki yazınızda nasıl süründürüldüğümüzü değerleri ile vermişsiniz zaten. :)
Pabuç dedi ki…
O yazıyı açgözlülük için yazdım ülkem insanının sürünmesiyle ilgili değil..Sömürüldüğünü düşünen bir daha ki seçimlere oyunu farklı kullanır ben öyle yapacam..

Yine de ülkemin yaşadıklarını asla Ruwanda ya da Afrika'nın başka bir ülkesiyle kıyaslayamam...
Volkan DENİZ dedi ki…
Ama ben kıyaslamadım..
Anlaşılamamış olmanın acısı içindeyim şu sıralar.. :)
Pabuç dedi ki…
O zaman farklı bir dil kullan ben google dan çeviri yaparım merak etme ;)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…