Ana içeriğe atla

Biri...!

gülmeyi seviyorum ve bu yazıya da güldüm
-Allah'ı sevdiği gibi O'ndan korkan ve bu şekilde yaşamaya gayret eden,
-Aczini her zaman hatırlayan ve önemli olanları öğrenmeye ve uygulamaya çalışan,
-Konuşmaya dalıp çayı/kahveyi içmeyi unutan,
-Çok sevdiği bir kitabı gayet yavaş yavaş okuyan ve elinden bıraktığında da devamını çok merak eden okumak için sabırsızlanan,
-Hala çizgi film izleyen ve ''Rintintin'' ile ''Değerli'' en sevdiği köpekler olan,
-Türk Filmlerini sev(e)meyen (eski filmler buna dahil değil),
-En büyük fobisi ölüm ve tırtıl olan,
-Erik ve taze fındık vazgeçilmezlerinden olan,
-Sinirlendiğinde, sırf gıcıklık olunsun diye davranan,
-Birazcık muhalefet olan,
-Şiveyle konuşanları hayranlıkla dinleyen,
-Süt içmeyi sevmeyen,
-Topuklu ayakkabıyla yürüyemeyen
-Bunalım takıldığı anlardan kendini bile çekemeyen,
-Gülmeyi ve gülmeyi  bilenleri seven,
-Eğlenmek istediği zaman sudan sebepler bulan,
-İstediği zaman antipatik olabilen;
-Trafik ışıklarında beklerken yeşil yanar yanmaz korno çalan şoförlere küfreden,
-Korkak, tembel,naromantik,az biraz resim çizebilme dışında kabiliyeti olmayan,
-Enerjisini iyi olmaktan ,mutlu edebilmekten alan,
-Bazılarının tanıdığını sandığı, bazılarının yanlış tanıdığı, bazılarının da hiç tanımadığı, bazılarının da sadece sevdiği...
-Türk Halk müziği ve Türk rock müziği seven ama popüler muzik de dinleyen,
-Bir yığın hatalar yapıp, ani tepkiler veren ve saman alevi gibi sinirlenen sonra yaptıklarının yapmadıklarının hesabını yine kendine soran,
-Sohbet etmek için bile kriterleri olan,
-İletişimde zorluk çekmemiş olan,
-Gece huzurunu ve müzik dinlemeyi seven,
-Kötüyle çekilmez olan, iyiyle olabildiğince sevimli kalan,
-Olduğu gibi görünen (o derece düz ) biri,
-Sevgiye ve saygıya saygısı olan ve verdiği değere ve verilen değere sahip çıkmaya çalışan...
-İstediği gibi davranmayı seven ama bazı zamanlar başaramayan ama istediği şekilde konuşan fikirlerini söylemekte sıkıntı çekmeyen...
-Hiç bir zaman hanım hanımcık ve  süsü bol biri olamamış olan,
-Öldüğü ana kadar düşünmeye devam edecek olan...





Yorumlar

30lu yaşlara kadar kendi kendine söylenen hatta kendisiyle yarışan insanları hep yadırgadım sonraki ilerleyen yaşlarımda kendim söylenmeye başladım AHMET HAŞİM DERKİ TÜRK MİLLETİ SÖYLEMEZ SÖYLENİRMİŞ ama bunun okadarda kötü bişey olmadığını insanı rahatlattığını öğrendim
Pabuç dedi ki…
Kendi kendine söylenmenin sakıncası yok da başkalarının yanında sürekli söyleniyorsanız bayağı bir sakıncalı olabiliyor...

Teşekkürler yorum için...

Saygılar...
Volkan DENİZ dedi ki…
Hepsi tamam da istediğin zaman nasıl antipatik oluyorsun ve böyle bir şeyi neden istiyorsun anlayamadım. Bir nevi savunma içinse o zamanda enerji kaynaklarından mahrum kalmış olmuyormusun..
Ama olsun çelişki olmadan kişilik oturmazmış.. derler :)
Çok güzel bir tanımlama olmuş. CV olarak bile gönderebilirsin. Bundan daha güzel bir iş başvurusu olabilir mi? :)
Bir kişi kendini bu kadar güzel anlatıp sonra da sessizliğe gömülürmü..
Sevgilerle...
Pabuç dedi ki…
Karşımdakine bağlı bu tutumum yoksa canım istedi diye antipatik olmuyorum baktın karşıdaki taarruza geçmiş nedensin,ben de pati pati davranırım ne yapalım kötü davranmaktan iyidir;)

Keşke çelişkilerim olsa o zaman daha siyasi biri olur pek de bir sevilirdim :)

kendini ifade edebilmek ne kazandırıyor ki..Belki bir kaç aklı başında zeki dost o kadar işte :) (nankörülüğün de bu kadarına pes yani)

Saygılar...Yine bekleriz :)
KabaKulak dedi ki…
***Şiveyle konuşanları hayranlıkla dinleyen,

neyse en çoh bunu sevdim :)):)
Pabuç dedi ki…
/KabaKulak,
hangi bölgenin şivesini kullanıyorsun peki :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…