Ana içeriğe atla

Ağlıyorum ama Neye ve Neden ?

Ağlamak/ağlayabilmek büyük nimetlerden.Ne sıklıkla ağladığımız değil de nelere ağladığımızdır önemli olan ..Kimi ulaşamadığı hayalleri için ağlar, kimi kızdığı için..Kimi kimsesizliğine ağlar, kimi pişmanlıklarına...
Tövbe ederken ağlayanlar,birini mutlu gördüğünde ağlayanlar...Küçük bir çocuğun üzüntüsüne   ağlayanlar ,tv izlerken maziye dönüp ağlayanlar...
Sahip olamadıklarına ağlayanlar,kaybettiklerine ağlayanlar..
Aşk için ağlayanlar ,hırs için ağlayanlar...Duygu sömürmek için ağlayanlar,yalanlarına yalandan ağlayanlar...
Yalnız başlarına olduğunda hesaplaşmalarda ağlayanlar,gülmekten ağlayanlar...
Dışarıdan bakılınca ağlamaların hepsi bir gibi görünse de içerikleri bin parçaya ayrılmıştır..Nelere ağladığımız kendimizi tanımamız adına da  güzel bir yoldur...Kim olduğumuzu merak ediyorsak nelere güldüğümüz kadar nelere ağladığımıza bakmalıyız;tıpkı neleri okuduğumuz,kimlerle dost olduğumuz,olaylara nasıl tepkiler verdiğimiz gibi...
Bizi biz yapan davranışlarımızdan göz yaşı akıtmalarımız...
Biraz düşünelim bakalım nelere,niçin ağlıyoruz...!

Yorumlar

Ağlayın, su yükselsin; belki kurtulur gemi
“Ağlamayan aldanmıştır, ağlarken riyâ yapıyorsa o da aldanmıştır.” (İmam Gazâli)


“Hûn-ı ciğer ve gözyaşı olmadıkça, bütün resimler nâtamamdır;

Kan ve gözyaşı katılmazsa, mûsikî bile çılgınlıktan başka bir şey değildir.” (Muhammed İkbal)


“Ağlayın, su yükselsin; belki kurtulur gemi,

Anne seccâden gelsin, bize duâ et e mi?” (Necip Fâzıl)


“Ağlarım, ağlatamam, dili yok kalbimin, ondan ne kadar bîzârım.” (Mehmed Âkif)


“Fuzûlî, dehrden kâm almak olmaz, olmadan giryân,

Sadef sû almayınca ebr-i nisândan güher vermez.” (Fuzûlî)


“Sular gibi çağlasan, Eyyüb gibi ağlasan,

Ciğergâhı dağlasan, ahvâlini sormaz mı?” (Yûnus Emre)


“Bu fenâda bir garibsin, Gülme gülme ağla gönül,

Derdin dahi çoktur senin, Gülme gülme ağla gönül.” (Yûnus Emre)


“Gözlerimden yaş ile kan akıtır, İlâhî, yaşım dilemezem siline.

Zira aktıkça gözümden kanlı yaş, Hoş teselliler gelir ben kuluna.

Hoş yaraşır âşığa gözü yaşı, Kim ki âşıksa gözünden biline.” (Eşrefzâde)


“Ağlayanlar, bir gün güler; gamlanma gönül gamlanma.” (Karacaoğlan)

“Ağlamak, rûhun işemesidir.” (Peyami Safa)

“Gözyaşları olanlara ne mutlu!” (Goethe)

“Dur yolcu, gel beraber ağlaşalım; Bu dert bir kişinin kârı değil, paylaşalım!”

“Akarsu neredeyse orası yeşerir. Nerede gözyaşı dökülürse, rahmet oraya iner.”

“Günah işleyen insandır, buna ağlayabilen velî olabilir; günahına sevinen ve bununla övünen ise şeytandır.”

“Hepimiz, kahkahalarımızı gözyaşlarımızla ödüyoruz.”

“Gözyaşları ile yıkanan yüzden daha temiz yüz olamaz.”

“Âşık Yûnus eder âhı; Gözyaşı, döker günâhı.”

“Gözyaşları ile demiri bile eritebilirsiniz.”

“Gözyaşları çilenin sessiz sözleridir.”

“Ağlamak, teessür ve kederin devâsıdır.”

“Beraber ağlamaktaki tatlılık kadar hiçbir şey kalpleri birbirine bağlamaz.”

“Dil benim, dîde benim, eşk benim; Neden ağır geliyor ağlayışım ağyâre.”

“Dünyaya geleni ölmez belleme; Her dem ağlayanı gülmez belleme.”

“Siz söyleyin ey dumanlı dağlar! Gönlüm neye gizli gizli ağlar.”

“Öz ağlarsa göz de ağlar demişler.”

“Gözlerden akabilen yaşlar, acıları giderir; insan rûhunda hapis kalan yaşlar ise zehirdir.”


“Âşık için gözyaşı, gülümsemeden daha tatlıdır.”


“Ağlamayan çocuğa meme vermezler.”


“Ne hikmettir, şu dünyâya; Gelen ağlar, giden ağlar.”


“Babaya ve kocaya karşı ağlamak, çocukla kadının silâh ve tuzağıdır.”


“Ağlatırsa Mevlâm, bir gün güldürür.”


“Ağlayanın bir derdi var; gülenin beş.”


“Çok gülenin heybeti azalır.” (Hz. Ömer)


“İki şey zannolunduğu kadar kolay değildir; Sırasında gülmek ve sırasında ağlamak. Gülünç olmaksızın gülen ve ağlayan büyük bir zekâ eseri göstermiş olur.”


“Gülmek, fırtınalı gökte doğan bir gökkuşağına benzer.”


“Her şeye gülmek deliliktir; hiçbir şeye gülmemek de kuşkusuz budalalıktır.”


“Gülümsemek, çok zaman gözyaşlarımızın maskesidir.”


“Yûnus Emrem bu dünyada; Kim güldü ki sen gülesin.”
Pabuç dedi ki…
/GÖNÜLÜNİVERSİTESİ,
Allah razı olsun yazıyı bu güzel damlalarla tamamladığınız için...Var olunuz...
Volkan DENİZ dedi ki…
Ağlamak güzeldir. Gerektiği zaman gerektiği şekilde. Bazen sessizce kendinden içeri bazen haykırarak sevdiğinden içeri..
Ağlamak güzeldir eğer bir anlamı olacaksa..
Ağlamak güzeldir gerçekten hissediliyorsa yaşanan her şey...
Ağlamak güzeldir gerçekten ağlanıyorsa...
Pabuç dedi ki…
Ağlamak güzeldir o gözlerden akanlar gerçekten samimi duyguysa...

Teşekkürler bu güzel yorum için :)Varolunuz Volkan bey..
Volkan DENİZ dedi ki…
Samimi değilse hiç konuşmayalım zaten :)
Pabuç dedi ki…
anlayamadım ama samimiyetten yoksun insanlar gibi göz yaşları da var..bu gerçeği de yok sayamayız :)
Volkan DENİZ dedi ki…
var tabii ancak konumuzun içinde değiller, hayatın içindeler ama burada değiller. olmamalılar :)
samimiyet yoksa yazılan anlatılan her şey anlamsız kalır...
Pabuç dedi ki…
Blog bir insanın arka bahçesiyse (bu da bana kötü siyasi şeyleri hatırlattı ama neyse) ve burada dinlenip hzur buluyorsa en samimi olduğu yerde burası olmalı..Burada samimi değilse başka yerde hiç olamaz gibime geliyor..Gerçi samimiyet kelimesine ne yüklemiş kişi o da önemli ya neyse..

Ben samimiyim sen korkma rahat rahat yorum yazabilirsin :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Senin samimiyetinden şüphe etmedim kendi samimiyetimi anlatmak tüm derdim. Korksaydım ağlamak güzeldir demezdim zaten..
Ağlamak güzeldir ama ardından gelen anlamlı mutluluk olacaksa...
Nasıl olacak deme hissetmeye çalış...
Pabuç dedi ki…
ommmmmm ommmmmmm
hissedebiliyorum
ommmmm

ağlamak güzeldir anlamlı bir şeyler için ağlanıyorsa..

Nasılsın :)

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…