Ana içeriğe atla

An'ı Kıymetli Kılanlar...

Bazen,
  Birini tanırsınız... Seversiniz ya da sevmezsiniz,güvenirsiniz ya da güvenmezsiniz hiç fark etmez.Bir şeyler sizi bir araya getirmiştir ve anı paylaşırsınız.Yakın hissedersiniz ruhunuza o kişiyi.Öncesi yoktur sonrası da her şey gibi meçhuldür.Ama an sizin için kıymetlidir,paylaşımlarda öyle..Devamı gelsin ister misiniz onunda cevabı yoktur aklınızda ama memnunsunuzdur bu denk gelmeden/gelmelerden.Tarifi olmayan huzur oluşmuştur anın etrafında ve bitsin de istemezsiniz..Garip bir şey..

  Dinlemek istersiniz, ortak olmak istersiniz yaşanmışlıklarına...Nedeni  yine anlayamazsınız bu çekimin..Nedir bu garip merak/çekim,bilinmezlik ve huzur..Dününü bilmediğiniz, yarınından emin olamadığınız ama anınızı kıymetli kılan bir ŞEY! O an için dost olmak istediğiniz ve size de dost olmasını istediğiniz birileri çıkar karşınıza..Tesadüflere de inanmazsınız onun için huzur getiren tevafuklar için Allah'a şükredersiniz.. 

  Bazen yaşamamış olduğunuz şeyleri yaşamış tanımadığınız kişilerden öğrenebilirsiniz..Aklınızın bir ucunda sessiz sedasız bekleyen düşüncelerinizi hiç ummadığınız zaman hiç ummadığınız kişilerle uzun uzadıya konuşabilirsiniz..Ve bundan çekinmezsiniz ,sıkılmazsınız...

  Böyleleri bazen hayatınızda sessizce var olan arkadaşlarınızdan olur bazen hiç anlaşamadığınızı düşündüğünüz birilerinden..Bazen de yüzünü bile görmediğiniz sadece yazışarak iletişim kurduğunuz birilerinden...Kişiler de önemlidir o anlar için ,sizin iletişime açık olmanız da.Belki de hiç olmadığınız kadar SİZ olursunuz o kişilerin yanında o anlarda...


  Hayatınıza güzel renkler katarlar vesselam!

Yorumlar

Gelibolu17 dedi ki…
O zaman An'ımızı An'larımızı Kıymetli Kılanlara selam olsun diyelimmi?

:) :) :)
tutsak dedi ki…
Hayatımız boyunca karşımıza çıkan hiçbir şey hiçbir kimse nedensiz değildir. Mutlaka bir nedenle vardırlar. Kötü diye düşündüklerimiz bile bize hizmet ederler.(hani derler ya bir musibet bin nasihatten iyidir diye) Ancak Allah iyiliklerle güzelliklerle öğrenmeyi nasip etsin hepimize musibetler, hastalıklar, kazalarla değil...
Sevgiler
Faruk Özcan dedi ki…
Bu durumlardır aslında insanı mutlu eden. Sorgulamadan ve şüpheye mahal vermeden, samimiyet ve sevgi içerisinden muhabbet etmek. Güzel bir yazı kaleme almışsın Ablacım. Gönlüne sağlık. Selam ile
Yusufsan21 dedi ki…
Ne yazık ki bu güzel düşüncelere katılamıyorum. Hayatta çok az iyi insan var. Hep yanınızda olan arkadaşınız bile küçük bir sorunda size sırtınızı dönebiliyor. Kaldı ki netten tanıştığınız insanla nasıl yakınlık kurabilirsiniz ki? En fazla vakit geçirirsiniz.
mit dedi ki…
Güzel bir yazıydı arkadaşım, kalemine sağlık. Hepsine selam olsun ve hayatımızdan eksik olmasın böyle değerli kişiler.
Pabuç dedi ki…
/Gelibolu17,
Tabiki diyelim ..sonra da teşekkür edelim hatta anımızı değerli kıldıkları için...

/tutsak,
Hocam kesinlikle haklısınız ben de katılıyorum düşüncenize..Kötü sandıklarımız da eğer görmeyi bilirsek kendimize dersler çıkarabiliriz...Hayatta hiç bir şey sebepsiz değildir muhakkak...
Güzel duanıza AMİN...Saygılar efendim..

/Faruk,
Teşekkürler güzel insan...Samimiyet çerçevesinde sohbet bazen çok büyük nimettir kişiye özellikle sinirliyken :)

/Yusuf,
Hayat bir denge üzerine yaratılmışsa kötü insanlar kadar iyi insanlarda vardır diye düşünüyorum...Ayrıca ben burada dostlarımızdan bahsetmedim zaten, bazı anlar da kendinizi bile çekemezsen sizinle sohbet eden anınızı olumsuzdan olumluya çeviren kişilerden bahsettim...Ve nasıl ki ben kusursuz değilsem dostlarımdan da kusursuzluğu bekleyemem tabiki bana karşı hataları olacak sevdiklerimin de..Çünkü benim de oluyordur..Küçük bir sorunda arkasını dönüp giden kişi arkadaşınız değildir zaten..Saygılar..

/mit,
Teşekkürler..amin eksik olmasınlar inşaAllah..Ve Rabbim ummadık zamanlarda karşımıza çıkan yüreklerin sayısını arttırsın inş Çoğu zaman göremediklerimizi görmemizde yardımcı oluyorlar çünkü..

Sevgiler...
SİHİRLİTORBA dedi ki…
bazen bir parkta bile otururken hemencecik yanındaki ile arkadaş olup koyu sohbetlere dalabiliyor insan...işte an budur ;)
Pabuç dedi ki…
/SİHİRLİTORBA,
park dedin de aklıma geldi..Yine önyargım bana seslenirken Ankarada parkta otururken Rabbim beni 2 insanla kaşrılaştırdı ve tüm önyargıları yıktırdı..Biri Avukat bir ablaydı diğeri de siyahlara bürünmüş bir univ.öğrencisiydi..İkisinizi hayranlıkla ve hayretle dinlemiştim...anı kıymetli kılanları gönderene binlerce ŞÜKÜR..

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…