Ana içeriğe atla

İşte Bütün Mesele Bu Yeğen...!


Görmek ya da gör(e)memek,düşünmek ya da düşü(ne)memek,hissetmek ya da hissed(e)memek, sevmek ya da sev(e)memek,gönül kazanmak ya da kazan(a)mamak...İşte asıl mesele bunlar Yeğen...! ;)

Yorumlar

sihirlitorba dedi ki…
katılıyorum yeğen ;)
mit dedi ki…
Al benden de o kadar yeğen! İmza güzelmiş bu arada :)
Yusufsan21 dedi ki…
Bu kadar basit değil Ramiz Dayı. Bir de sevmek ama sevilmemek var. Sevdiğini sanıp gönül eğlendirmek var. Kahrolurken başkalarının eğlendiklerini görmek var.

Sevmediğini sanıp eriyip bitmekten bahsetmiyorum bile Ramiz Dayı. Sen biraz daha yaşlan bence.
Pabuç dedi ki…
/sihirlitorba,
sağol yeğeenn :)

/mit,
teşekkürler ,önceden kullanıyordum bu imzayı unutmuştum son zamanlarda yine yeniden kullanmaya başladık hoş da oldu beğenmenize sevindim ;)

/Yusuf,
Sevmek ve sevemememk demişim zaten..bu sevgi aşk anlamındaysa sevildiğiniz zaman sevmeniz mümkün olmaya da biliyor bu da doğal bence..Sevdiğini sanıp gönül eğlendirmek kısmını pek anlamadım özr...Eriyip bitmek ve sevmediğini sanıp kısmına da çıklık getirsen ne iyi olurdu..

Bir de hayat imtihandan ibaret biri sevgisiyle biri evladıyla biri bilgisiyle biri de yoksulluğuyla...v.b sınanıyor unutmamak lazım...
Yusufsan21 dedi ki…
Açıklık getireyim de uzamasından korkuyorum.

Sevgi değerli bir şey, araya menfaat girmemeli. Fakat kimi zaman insan kendisi için, sırf vakit geçirmek için ya da ne bileyim hoş duygular için başkalarının sevgisini kullanabiliyor. Buna gönül eğlendirmek diyorum.

Birine bağlanmak, çok sevmek ama bundan habersiz olmak. Bir nevi sevmiyorum diye kendini kandırmak.
Pabuç dedi ki…
/Yusuf,
Sevgi nin yanında menfaat varsa o sevgi değildir..İnsan kalbini menfaatleri için kullananları da Rabbim ıslah etsin ne diyeyim..Hoş vakit geçirmek için sevgi neden kullanılır ki demiyorum konu uzamasın diye...

Sevmiyorum diye kendini kandırmaya başlamışsa birisi işte sevginin/aşkın acısını tatmaya başlamıştır ...Derin konular...Allah hepimizi korusun bu durumlardan diyeyim...

Selam ve dua ile...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…