Ana içeriğe atla

Düşüncem Budur...!

Biliyorum, hepiniz ve herkes benden daha çok biliyor. (Bilmiyorsa da bildiğini düşünüyor.) Biliyorum ben ne desem beni onaylayanlar kadar, bana karşı çıkanlar da olacak. Biliyorum herkesin doğruları var; herkes okuyor, herkes biliyor. Derinlemesine hiç girmeden bir şey söylemek istiyorum: Dini konularda konuşmaktan kaçıyorum genel ortamlarda. Daha çok okuyup öğrenmeyi seçiyorum tartışmalar yerine.


Tüm alimlere sevgim saygım her zaman oldu, olacak da. Dinin anlaşılması için gayret gösteren herkese sevgim saygım sonsuzdur. Allah için adım atan insanlar için de öyle.

Ama ben, bana din anlatılırken(!) ayet ve hadislerden örnek verilsin isteyenlerdenim. Ayet ve hadisler tüm sorularıma cevap verebilir diyenlerdenim. Beni yaratan, bana anlaşılmaz kitap göndermez diyenlerdenim. Kitabın açıklamasını da Peygamber, yaşantısıyla yapmıştır diyenlerdenim. Ben, bana örnek verilecek tek kişinin, O (s.a.v.) olması gerektiğini ve bunun da bana yeteceğini düşünenlerdenim. Gerçi çok şükür okuma yazmam olduğu için; elimden geldiğince okuduğumu öğrenmeye ve (Rabbim nasip ederse) hayatıma uygulamaya talibim.


Şimdi bana katılır ya da katılmaz, tüm dostlara soruyorum: Söylediklerimde haksız mıyım; yanlış mıyım? Dedim ya ilme ömür adamış tüm alimlere sevgim saygım sonsuzdur fakat bana din anlatılacaksa, ayet ve hadis ışığında anlatılması kâfidir.


Birilerinin hayatından örnekler verilecekse bunlar sahabeler olmalı. Benim örnek alacağım kişi, O (s.a.v.) ve sahabeleri olmalı. Zira en doğru şekilde yaşayanların hayatını öğrendikçe eksikliklerimi çok daha net görüp çok daha fazla utanıyorum. Gerçi sadece utanmak yeterli mi; hiç sanmıyorum.


Bir de bizler gerçekten dini yaşamaktansa kendimize uydurduğumuz dini yaşamaya başlamışız gibi geliyor bana. Bilemiyorum, belki de bu, sadece bir geçiş dönemidir. Rabbim umarım bu dönemden sonra Kur'an'ın/dinin, gerçekten anlaşılarak, samimi olarak yaşanmasını nasip eder bizlere. (İnsanlığa)


Sizleri bilmiyorum ama ben çok üzülüyorum ve korkuyorum. Allah yardımcımız olsun ve doğru yolda sabit kılsın ayaklarımızı. Bilmeden yanlış konuşmaktan ve yanlışa düşmekten korusun hepimizi. 

Yorumlar

Yusufsan21 dedi ki…
Herkesin sizden iyi bilmesi de sizden iyi bildiklerini iddia etmelerinin de önemi yok. Ali Şeriati şöyle diyor: "Bize lazım olan ilim değil bilinçtir"

Tamam ilim çok önemli, bilmeden düşünmek çok zor ama eğer bilgimiz düşünmeye sevketmiyorsa yükten başka bir şey değildir.

Siz gayet bilinçli bir şekilde her insanın düşünemeyeceği, cesaret edemeyeceği bir konuya değinmişsiniz. Allah'ın emrettiği gibi aklınızı kullanmışsınız ve bazı şeylerin yanlış olduğunun farkına varmışsınız.

Çok güzel bir yazı ve çok önemli bir konu. Elinize ve aklınıza sağlık.
İKİ MELEK dedi ki…
Allah hepimizi yanlışa sürüklenmekten korusun. dini kendi yaşayışlarına uydurup orasından burasından kırpıp bu benim yaşadığım dindir diyenlerde var.bence yanlış onlar...
NeSLiNaMe dedi ki…
Amin insallah insallah. Cok güzel bir paylasim sagol...
sihirlitorba dedi ki…
amin canım.gerçekten ben de çok çekinirim bu konularda yanlış birşey söylemekten...herkes kendince bir yol tutturmuş gidiyor...Allah sonumuzu hayır etsin...
muko dedi ki…
merhaba
aminnnn aminn inşşşşşş

çok haklısınız

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…