Ana içeriğe atla

Artı-Eksi,Evet-Hayır,İyi-Kötü,Güzel-Çirkin...v.b.

Zıt kutuplar birbirini çeker/miş.Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi kesin bir kararım yok...zıtlıklardan ateşli sohbetler çıkıyor burası kesin.Saygı yoğunsa da sohbetler hem renkli hem de kazançlı oluyor bu iyi bir şey...

Mıknatıs konusunda ve sohbet konusunda iyi güzel de acaba ikili ilişkilerde durum nasıl ! Pek ala ilk başta çekim gücü kuvvetli bir birliktelik oluyor da ya sonrası.İki zıt kutup nasıl bir denge sağlayacak da çekim güçlerini ortak paydalarda birleştirilecek.Benim siyah dediğime karşı taraf beyaz demeye başlamaz mı bir süre sonra.Adı üstünde zıt kutuplar...

Sanırım ''hayat'' dengeyi bulma ve öyle devam etme sanatı.Dengeyi sağlamak gerçekten zor olabiliyor bazı durumlarda...İki tarafında dengeyi sağlama konusunda hemfikir olması ve bu düşüncelerinde bir an bile taviz vermemesi lazım ki denge sağlanmış olsun..Bu da çok zor gibi..Siz ne dersiniz ? 

Benim çoğunlukla rastladıklarımda denge sağlansın diye hep bir taraf taviz vermek zorunda kalıyor inandıklarından! Ve karşı tarafta bunu fırsat bilip yüklendikçe yükleniyor alttan alışlara...Yanlış bunlar çok yanlış..Bir açıdan da (olumlu düşünmek istediğim zamanlarda) düşününce insanlar bir birilerinin eksikliklerini tamamlamalı...Zıttınız biriyse sizde olmayanlara sahiptir karşınızdaki (yanlış mı bu düşüncem bilemedim şimdi)Ben ona örnek olayım o da bana örnek olsun kardeş kardeş geçinelim değil mi...!

Farkındayım karmaşık düşüncelerden çıkmış karmaşık bir yazı oldu benimkisi ama bir de şu geldi aklıma..Aynı benim gibi biriyle de arkadaş olmak istemezdim heralde ..Hani benden bir şeyler barındırsın ama çok ben gibi de olmasın ya..Ne bileyim ben gamsızın biriyim ama karşımda gamsız birini istemem mesela ..Muhalefet biri olabilirim (bu da arada kaynasın bir itiraftı çünkü) karşımda bire bir benim gibi muhalefet birini de istemem sanki...Fikirler çatışsın ama saygı hep olsun hayat bayram olsun...

Ne bileyim işte aynı fikirleri savunduğum kişilerle de çok iyi anlaşıyorum zıt fikirlere sahip olduklarımla da anlaştığım oluyor..Sanırım ortak nokta bulduktan sonra anlaşmamak diye bir sorun olmuyor..Anlaşmak kimin umrunda hoşsohbet olsun bu da yeter...Zıtlıklardan şikayet ediliyor ama sıkılınmıyor ne garip..Hep tartışılacak şeyler çıkıyor ve bıkana kadar konuşuluyor...

Karşımdaki insan,beni anlayabilsin, sıkıntılarımı paylaştığımda akıl verebilsin
benimle gülsün (aynı şeylere gülebilelim yani) bir de kıvrak zekalı olsun yeter ya...Zıt ya da aynı farketmez..Unutmuşum;Bir de samimi olsun,kıskanç olmasın bir de
alıngan olmasın bir de sürekli bunalım olmasın aman ha!

Ve evet dağıtmaya başladım konuyu ..
zıtlık da renktir ya hu ,olmalıdır da.Nokta!
Ne alaka demeyin, onlarda Kutuptalar her ne kadar konumuzla alakalı olmayan kutup olsada..onları da anmadan geçemedim:)

Yorumlar

Faruk Özcan dedi ki…
Ablam keşke demek iyi değildir ama keşke her insan böyle olabilse. Fikirlerin çarpışmasından doğruluğun ışığı doğar demişler. Ama günümüz dünyasında fikirler değil, fikirlerin ele geçirdiği cesetler çarpışıyor. Allah ıslah etsin. İnsan anlayışlı olduğu müddetçe huysuz inatçıyla bile geçinebilir. Nitekim tasavvufi bir deyim olarak ''ne kimseye incin ne de kimseyi incit'' denilmiş. Rabbim bu düstura mahzar eylesin. Eline gönlüne sağlık. Selam ile
SİHİRLİTORBA dedi ki…
zıtlıkları her zaman dozunda severim...aşırısı hele heleki saygısızlığa varan durumları hiç çekemem...ayy çok soğuk geldim birden bire kendime :)
Volkan DENİZ dedi ki…
Çok güzel bir konuyu çok güzel yazmışsın. gerçekten.
Zıt kutup olmasa da etrafımda hep uyumlu kuzu zihniyetli insanlar olsun istemem. O tip insanlar yönetilmek içindir çünkü. Ben etrafımda yöneteceğim değil tartışıp sonuca beraber ulaşacağım insanlar olsun isterim. Sırf Muhalif olmak için muhalefet yapmamak lazım ama biliyorum ki muhalefetsiz gelişme imkansızdır. Ama doğru yapılanı tabii.

Zıt kutuplar birbirini itmez sevgili Pabuç. Birbirini tamamlar... Hayatın gizli formülü de budur zaten. Hemde her şey için.. :)
Sevgiler...
Pabuç dedi ki…
/Faruk,
Amin..Aslında fikirlerin çatışması ya da medeniyetler çatışması felan da değil şu an dünyada olup bitenler..Ya da ben Şeytan ve hizmetkarları ve İman ehlinin mücadelesi olarak görüyorum...Rabbim hakkımızda hayırlısını versin ve Hakkı yukarılara kaldırma da yardımcısı olsun tüm çabalayanalrın...

Selam ve dua ile..

/SİHİRLİTORBA,
Saygısızlık hiç bir durumda hiç bir yerde onanamaz zaten...saygısızlığın oldu yerden sessizce kaçarım ben de :)

Ve Kendine bu kadar acıması sözler söyleme :)

Sevgiler canım ..

/Volkan DENİZ,
güzel yazmışım kısmını pozitif Pabuç kısmına ekledim...Zırlıklar ilgi çekicidir sürükleyicidir ama yanında saygı olduğu sürece...Amaç aşağılamaksa devam etmeden uzaklaşmada fayda var diye düşünüyorum...

Sırf muhalif olmak için muhalefet etmeyi ben bazen dostlarıma yaparım şımarıklık olsun konu dağılsın diye..

Zıt kutuplar çeker ama bir birini tamamlaması için iki tarafında iletişime açık yüreklere sahip olması lazım diye de ekliyorum...

Saygılar..
Yusufsan21 dedi ki…
İlginç. Halbuki birkaç gün önce bu fikirlerinizin tam tersini savunuyordunuz.
Pabuç dedi ki…
Nerede ne zaman ve nasıl?
Yusufsan21 dedi ki…
Tam hatırlamıyorum da yazıya tencerenin yuvarlanıp tencereyi bulmamasının, bunun yerine kapağını bulmasının bir hikmetinin olduğunu yazmıştım yorum olarak.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir Öğretmenimizle Eğitim-Öğretim Üzerine Röportaj

Röportaj: Pabuç - Aslı Öğretmen
Sevgili blogger dostlarım; Bundan böyle bloğumuzda röportajlara da yer vereceğim.İlk konumuz toplum olarak geleceğimizin oluşmasında temel taşlarımızdan olan eğitim-öğretim kurumlarımız  ve sorunları. Ne yazık ki; eğitim sisteminin çarpıklığından doğan sorunlara temel çözümler getirilmez ise, geleceğimizin risk altında olduğunu söyleyebiliriz. Çocuklarımızın, kimlik, kişilik, kariyer sahibi olmalarını bunun yanında insanlık idealinde hizmet etmelerini esas alan müfredatların öğretim ve eğitim alanında reformların yapılması gerektiğine inanmaktayız. Bu reformlar  ancak zihniyet değişiminin yapılmasıyla gerçekleşebilecektir. Yaşadığımız şehirde, bir ilköğretim okulunda  öğretmenlik yapan bir öğretmenimizle, eğitime dair kısa bir söyleşi gerçekleştirme fırsatı yakaladık.  Fen Bilgisi öğretmenliği yapan "Aslı Öğretmen" bizim ricamızı kırmayarak söyleşi sonrularımızı blog okuyucularımız için bize içtenlikle cevaplandırdı. Bundan ötürü kendisine teşe…

Gözlerim Dalıyor

Gözlerim dalıyor içimde var olan uzaklara.... Noktasını koyamadığım cümlelerime ve ünlemi eksik olmayan düşüncelerime...
Gözlerim dalıyor, Yaşantım içinde bir tarafa ötelediğim Hayallerime..
Gözler dalınca bir tanıdığın gelir derler büyükler, Benim gözlerim dalıyor; beni ben yapan düşüncelerime,sevinçlerime,tebessümlerime..
Gelin ve hiç gitmeyin! Yaşadıklarımın yanında siz de hep yer alın; ötelediklerim,düşüncelerim,tebessümlerim,hayallerim... Beni ben yapan hislerim...


Teşekkürler Rabbim !..

En eski günlerden başlamayacağım bu sefer zira yaş artık tamamen kemale erdi sayılır eskilerden de iyice bi uzaklaştım...
Öyle :" Bir Kasım akşamı doğmuşum..." gibi tamamen klişe şeylere de başvurmayacağım söz!.

Eskiyi yad ettikçe içimi acıtan gerçekleri hatırlıyorum onun için herkesin sürekli dile getirdiği şeyi yapıp anın içinde yaşamaya çalışıyorum, zaten hayal kurmayı yıllar önce bırakmıştım: hayatın gerçekleriyle hayallerimin uyuşmadığını fark ettiğimde..

Çok güzel bir ailem oldu büyürken ve dünyada arayıp bulamayacağım denklikte de bir sevdiceğim ve canlarım...çok şükür ,hep şükür ,sonsuza kadar şükür...

Hayat işte öyle ya da böyle geçiyor herkese ayrı mekanlar ayrı ortamlar ayrı yardımcılar ayrı düşmanlar ayrı imtihan soruları verilmiş herkes bir telaşın içinde yaşayıp gidiyor..Felsefik şeyler yazmak istemiyorum tüm roman olmaya aday hayatlara saygımı sunuyorum buradan ....Yaşayın la yaşayın son nefesinize kadar doyasıya...Gülümseyin, kızın bağırın çağırın sonra pişma…